Browsing Category

Kimdir

nathaniel rothschild kimdir
Kimdir,

Nathaniel Philip Rothschild kimdir?

Dünyanın en zengin ailesi olan Rothschild Ailesi’nin üyesi olan Nathaniel Philip Victor James (Nat) Rothschild kimdir?

Nathaniel Philip Victor James Rothschild kimdir?

Nathaniel Philip Victor James “Nat” Rothschild Alman kökenli yahudi bir aile olan Rothschild Ailesi’nin önemli bir üyesidir. (Rothschild Ailesi’nin serveti) 12 Temmuz 1971  Londra doğumlu olan Nathaniel Philip Rothschild metal, maden ve doğal kaynaklar üzerine yatırım danışmanlığı yapan JNR Limited’in başkanıdır ve doğal kaynaklar ile ilgili faaliyet gösteren Bumi PLC’nin eş başkanıdır. Bu şirketin kurulmasına ve London Stock Exchange’de yer almasına yardım etmiştir.

Nathaniel Rothschild uluslararası iş dünyasında çok geniş bir faaliyet alanına sahiptir ve dünyanın en zengin ailelerinden Rothschild Ailesi’ni bir üyesidir. Nathaniel Philip Rothschild Jacob Rothschild, 4. Baron Rothschild’in ve Serena Mary Dunn’in 4 çocuğundan en küçük olanıdır ve tek erkek çocuklarıdır.

Nathaniel Rothschild kariyerine 1994 yılında Londra’da Lazard Brothers portföy yönetiminde başladı. Daha sonra Morgan Stanley ve Lehman Brothers’ın eski birleşme ve satın alma başkanı Eric Gleacher’in New York’da kurduğu birleşme ve satın alma danışmanlığı firması Gleacher Partners’de çalışmaya başladı.

Birçok fonun kurucusu ve yatırımlarında söz sahibi Nat Rothschild, İngiltere’nin en iyi fon yöneticileri listesinde üst sıralarda.

nathaniel rothschild

Nathaniel Rothschild, Avrupa perakendecisi ve giyim markası Kookai’nin sahibi Vivarte’nin eski başkanıdır.

Mezun olduğu okullar
King’s College London Bağımlılık Psikolojisi Yüksek Lisansı(2013-2014)
Oxford Üniversitesi Tarih bölümü(1989-1993)
Eton College(1984-1989)
Court College(1977-1984)

Resmi vatandaşı olduğu ülkeler
Birleşik Krallık, Kanada, İsviçre, Karadağ

Nathaniel Rothschild 2010’dan beri, Barrick Gold Corporation’da icracı olmayan yönetici olarak görev yapmaktadır.

Nathaniel Philip Rothschild ayrıca 2007 yılındaki kuruluşundan 2011 yılının Aralık ayındaki dağılışına kadar dünyanın en büyük alüminyum üreticisi olan United Company Rusal PLC’nin Ulsuslararası Danışmanlık Kurulu’nda başkan olarak görev yapmıştır.

The Observer gazetesinin haberine göre, Nathaniel Rothschild 200 yılında Rothschild’in miras yoluyla elde ettiğini açıkladığı 500 milyon İngiliz sterlini’ne ilaveten, gerçek miktarın İsviçre’de birtakım ortaklıklarda gizlenmiş 40 milyar İngiliz sterlini olduğu ifade edilmektedir. 2011 yılında, The Sunday Times, Nathaniel Rothschild servetini $1.6 milyar olarak tahmin etmiştir.

NAT RORHSCHOLD INGİLTERE’NİN EN ZENGİN 67’NCİ KİŞİSİ
Sunday Times tarafından hazırlanan listede 1 milyar pound’luk servetiyle Nat Rothschild İngiltere’nin en zengin 100 kişisi arasında 67’nci sırada gösterilmişti. Ama bu servetin buz dağının görünen yüzü olduğunu söyleyenlerin sayısı çok. Ünlü milyarder, Forbes dergisinin en zenginler listesinde ise yer almıyor.

Rothschild ailesi Alman Yahudi kökenlere sahip. Başta İngiltere, ABD olmak üzere dünyanın her yerinde yatırımları var. Yönettikleri paranın 15 trilyon dolar civarında olduğu söyleniyor.

Nat Rothschild ailenin son kuşak temsilcilerinden.
İngiltere’nin elit okullarından Eton ve Oxford mezunu.
Dünyanın en büyük alüminyum üreticisi Rusal’m, altın üreticisi Barrick’in ve Endonezyalı kömür devi Bumi’nin yönetiminde. Ayrıca Brookings Enstitüsü gibi önemli düşünce kuruluşlarında da söz sahibi.

Karamehmet’in yeni ortağı Nat Rothschild (2011)
Dünyanın en zengin ailelerinin birine mensup Nat Rothschild in Karamehmet ile ortaklığını değerlendiren Wall Street Journal “Rothschild dünyanın son büyük petrol rezervleri için Kuzey Irak’a girdi” dedi. Nathaniel Philip Victor James Rothschild, bilinen ismiyle Nat Rothschild şirketin yüzde 50″sini 2.1 milyar dolara satın aldı.

Nathaniel Rothschild ve Annabelle Neilson
Annabelle NeilsonNathaniel Rothschild, 1989 yılında Hindistan’da bir plajda ünlü bir model olan Annabelle Neilson ile tanıştı. 6 yıl boyunca çıktıktan sonra Kasım 1995’de evlenmeye karar verdiler. Ailelerinden habersiz Las Vegas’a kaçarak gizlice evlendiler. Aralarında çıkan sorunlar sebebiyle 1997 yılında boşanmaya karar verdiler ve 1998 yılında boşandılar. Neilson, Rothschild ile yaşadığı ilişki hakkında konuşmayacağına dair gizlilik anlaşması imzalamıştır.

2000 yılında İsviçre’ye yerleşmeden önce belli bir süre New York’da yaşayan Nathaniel Rothschild’in Paris, Moskova, New York ve Yunanistan’ın Korfu adasında evleri vardır. Bu evlerde en fazla birkaç gün kalmaktadır. Kışın vaktinin büyük çoğunluğunu İsviçre Klosters’daki evinde geçirmektedir. Düşük vergi oranları sebebiyle 2000 yılında İsviçre’ye yerleşmiş ve 2006 yılında İsviçre vatandaşlığına geçmiştir.

Nathaniel Rothschild 5 milyon İngiliz sterlini değerindeki özel Gulfstream G550 jetiyle her sene 750 saatlik uçuş gerçekleştirmektedir.

Futbolu sevdiğini söyleyen Nathaniel Rothschild yakın arkadaşı olan Roman Abramoviç‘i Chelsea FC takımını satın alması için ikna etmiştir. Rothschild, geçmişte Abromovic’in servetini onun adına yönettiğini ifade etmiştir.

Nat Rothschild, 40’ıncı yaşgününü Karadağ’da partiyle kutladı

Nat Rothschild doğum günü partisiRothschild ailesinin varisi bankacı, 400 ünlü ve zengin konuğu davet ettiği parti için tam 1 milyon sterlin (2.6 milyon TL) harcadı. Milyarder, davetlileri parti için kapattırdığı, geceliği 700 sterlin olan Aman Sveti Stefan Oteli’nde ağırladı.

3 gün süren partide 5 ton içki ve yiyecek tüketildi. Kutlamada en çok dikkat çeken 165 metrelik ve içinde dev disko toplarının yüzdüğü havuz oldu. Parti için Uruguay’dan 100 palmiye getirtildi. 100 bin sterlinlik şampanya tüketildi. Partiye Roman Abramoviç, Rus oligark Oleg Deripaska ve BP’nin eski patronu Tony Hayward da katıldı.

Montenegro hosts billionaire Nat Rothschild’s birthday bash

erman ılıcak
Kimdir,

Rönesans şirketinin sahibi Erman Ilıcak kimdir?

Dünya çapında ödül kazanmış projelerle alışveriş merkezinin müteahhit sıfatıyla yapımını gerçekleştirmiş olan Rönesans İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Erman Ilıcak kimdir?

ERMAN ILICAK KİMDİR?

erman ılıcakErman Ilkcak, 3 Ekim 1967 yılında Malatya 1967 yılında Darende’nin Hacıdevriş Mahallesi’nde doğmuştur. Avukat Bekir Ilıcak’ın oğludur. 1969 yılında Ankara’ya yerleşmişlerdir. İlköğretim ve liseyi TED Ankara Koleji’nde okudu. 1990 yılında ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Erman Ilıcak, Viyana Ekonomi Üniversitesi’nde işletme yüksek lisansını tamamladı. Fransa’da bulunan Fransa’da bulunan International School of Management’ta işletme doktorası yaptı.

Erman Ilıcak, İngilizce ve Rusça bilmektedir. Ayrıca TÜSİAD’a da üyedir.

Erman Ilıcak evli ve 3 çocuk sahibidir.

İş hayatına 24 yaşında atılan Erman Ilıcak, ENKA şirketinin Rusya operasyonlarında mühendis olarak başladı. Daha sonra arkadaşlarıyla 1993 yılında St.Petersburg’da Rönesans Holding’i kurdu. Rusya, Türkmenistan, Ukrayna, Azerbaycan, Irak, Libya, Suudi Arabistan ve Katar’da işler yapan Rönesans Holding’in Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütürmektedir.

Türkiye’nin en zengin 100 Türkü sıralamasında 2,5 milyar dolarlık servetiyle 10. surada yer alan Erman Ilıcak, 2015 yılında Europalia Uluslararası Sanat Festivali’ne konuk ülke olarak katılacak Türkiye’nin Genel Komiseri seçilmiştir. Ayrıca Ekovitrin 2014 yılında “Yılın İşadamı” olarak seçilen Erman Ilıcak, TED Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyesi ve TED Ankara Kolejliler Spor Kulübü’nin başkanıdır.

Kimi insanlar bir ömre birkaç hayat sığdırıyor. Rönesans Holding’in patronu Dr. Erman Ilıcak onlardan birisi… ODTÜ mezunu… Çalışmaya 24 yaşında, Enka’da, şirketin Rusya operasyonlarında genç bir mühendis olarak başlıyor. Zor koşullarda gece gündüz çalışıyor.

Sonra bu hayatı biçimlendirip servete giden yolu açıyor kendisine… 1993’te çalışanlarından biri kendisi, birisi muhasebeci, birisi tercüman olmak üzere St. Petersburg’da evleri boyamak için kurduğu, 5 kişinin çalıştığı şirketi bugün Rusya’nın en büyük ikinci yabancı müteahhitlik şirketi haline geldi. Kendisi de 45 yaşında, 18 yıllık iş hayatında yapıp ettiklerinden kazandığı 2 milyar dolarlık kişisel servetiyle Türkiye’nin en zengin 20 işadamı arasına girdi.

Ankara’da kral gibi

Sıfırdan gelip zirveye tırmanan Hüsnü Özyeğin, Hamdi Akın gibi kendini yaratanlardan. Ama onlar kadar tanınmıyor; kısmen çok göz önünde olmaktan hoşlanmamasından kısmen de işlerinin yurtdışında olmasından. Bilmiyorum belki şirketinin merkezinin Ankara’da olması ve Ankara’da yaşamakla da ilgidir kamuoyunda çok tanınmaması.

Çünkü Erman Ilıcak Ankara’da kral gibi, İstanbul ise pek tanımıyor kendisini. Malum, İstanbul’dakiler için dünya çoğu zaman İstanbul’un, kimi zaman da güneşin etrafında döner ya! Ekşisözlük’te Erman Ilıcak hakkında yazılanların hemen tamamında mütevazı ve mesafeli olduğuna vurgu yapılıyor.

18 yılda 2 milyar $’lık servetin formülü

* 18 yılda 2 milyar dolarlık servet yapmışsınız. Forbes’ın “En zengin 100 Türk” listesinde geçen yıl 11’inci sıradaydınız. Sizi bu sonuca ulaştıran formül nedir?

ERMAN ILICAK: Her zaman 7 – 8 farklı işverenle çalışırım. Bir-iki işverene bağımlı çalışmak her zaman risktir. Rusya’yı ele alın, sadece Gazprom’a bağlı çalışırsanız yarın orada yönetim değişirse işinizi koruyamayabilirsiniz. Bir de karşı tarafın da en az benim kadar kazanmasını isterim. Bu sayede yıllardır süren iş ilişkilerim oluştu ve bugün hala işlerimin yüzde 70’i eski müşterilerimden gelir. Basketboldan öğrendiğim bir şey var: Son saniyeye kadar mücadele etmek, takımla hep paslaşmak zorundasın. Tek başına istediğin kadar yıldız ol, hiçbir şey yapamıyorsun. Basketin ilkelerini işte hep kullandım.

Hayatınızdaki en büyük lüks nedir?

ERMAN ILICAK: Kendi arabamı (Bentley) kendim kullanırken yarım saat boyunca arabada müzik dinlemek, bir saat kendi başıma kalıp da bir şey yapabiliyorsam bu benim için bir lükstür… Okul hayatımda hep basketbol oynadım. Sitede arkadaşlarla basket oynamaya vakit bulduğum zamanlarda hayatımın en lüks, en pahalı anları.

en zenginler erman ılıcak

Erman Ilıcak nasıl Türkiye’nin en zengin 2. ismi oldu?

Erman Ilıcak geçen yıl Forbes zenginler listesinde 2,3 milyar dolarlık serveti ile 5. sırada yer almıştı. Bu yıl 4 milyar dolarlık serveti ile Erman Ilıcak 2. sırada bulunuyor.

Rönesans Holding Başkanı Erman Ilıcak, Forbes 2018 en zenginler listesinin ikinci sırasında yer aldı. Peki Erman Ilıcak kimdir? Kaç yaşında ve nereli? Erman Ilıcak hangi üniversiteden, hangi bölümden mezun oldu?

Rönesans Holding’in patronu Erman Ilıcak son yıllarda eşine az rastlanır bir başarıya imza attı. Ilıcak, ekonominin çarklarının çok da istendiği gibi dönmediği son iki yılda servetini yüzde 100 artırdı. 2016 yılında 2 milyar doları olan Ilıcak’ın serveti 2018 yılında 4 milyar dolara çıktı.

ÜNİVERSİTEYE GİRİŞTE KARARSIZDI

Peki ya Erman Ilıcak kim? Çok göz önünde bir iş adamı değil. Ilıcak 1967 Malatya doğumlu. Hayatının ilk yılları babasının mesleği gereği Malatya-Ankara arasında geçti. İki kız kardeşi ve evin en büyük çocuğu olan Ilıcak liseyi TED kolejinde okudu. Üniversitede ise ne istediğine tam karar veremediği için gelişigüzel tercihlerinin sonucunda ODTÜ İnşaat Mühendisliği’ ne yerleşti. Okul bitmeden, henüz 3. sınıftayken ENKA’ nın patronu Şarık Tara ile tanıştı ve Enka’ da staj yaptı.

ŞARIK TARA HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

ODTÜ’deki üniversite yıllarında tanıştığı ENKA şirketinin sahibi Şarık Tara, Ilıcak’ın hayatının değişmesine önayak olmuş ve kendi şirketinin merkezinde iş imkanı tanımıştır.

90′ lı yılların başında Ilıcak, Irak’taki şantiyelere gitmeyi düşünürken, savaş çıkması sebebiyle şirket onu Libya’ ya yolladı. Orada 1.5 yıl çalıştı. Daha sonra şirketi Ilıcak’ ı 1992 yılında Belarus’a yolladı. Burada Rusya pazarını iyice öğrenen Ilıcak, biriktirdiği 30 bin dolar sermayeyle 1994 yılı Ocak ayında “Rönesans” adlı şirketini kurdu. Kendi başına kurduğu için çıtayı düşük tutup 5-10 bin dolarlık ofis tamirat işlerine bile talip oldu. Şirket 1996 yılına kadar ufak tefek tamirat işleriyle yavaş yavaş büyüdü.

BELARUS’TA RUS PAZARINI ÖĞRENDİ

Okulu bitirdikten sonra da Enka’nın şirket merkezi olan İstanbul’da çalışmaya başladı. 90′ lı yılların başında Erman Ilıcak, Irak’taki şantiyelere gitmeyi düşünürken, savaş çıkması sebebiyle şirket onu Libya’ ya yolladı. 1.5 yıl çalıştı orada. Daha sonra şirket Ilıcak’ı Belarus’a yolladılar. Yıl 1992 idi. Rusya pazarını iyice öğrendi burada. Fakat ofis işi onu iyice sıktı ve biriktirdiği 30 bin dolar sermayeyle 1994 yılı Ocak ayında “Rönesans” adlı şirketini kurdu. Kendi başına kurduğu için çıtayı düşük tutup 5-10 bin dolarlık ofis tamirat işlerine bile talip oldu. Şirket 1996 yılına kadar ufak tefek tamirat işleriyle yavaş yavaş büyüdü.

İlk büyük iş 1996′ da geldi. 10 milyon dolarlık devlet ihalesine girdi ve aldı. Daha sonra işler çorap söküğü gibi gelmeye başladı. Uluslararası şirketlerin fabrikalarından Mega alışveriş merkezlerine kadar bütün işleri Rönesans aldı. Ilıcak Suat Günsel ve Mehmet Nazif Günal ile birlikte ODTÜ mezunu 3 milyarderden biri.

PROJELERİ

Ilıcak’ın patronu oluğu Rönesans Holding son yıllarda büyük projelerle adından söz ettiriyor. Önce Başbakanlık Çalışma Ofisi olarak projesi yapılan ardından Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanı seçilmesiyle Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na dönüştürülen yapıyı Rönesans İnşaat yaptı. Projenin maliyeti o dönem için 1 milyar 370 milyon TL olarak gösterildi.

Ilıcak o dönem yaptığı açıklamada sarayın büyüklüğü ve masrafına ilişkin yaptığı açıklamada, “Kremlin’den büyük mü bilmem ama biz Rusya’da buradan büyük alışveriş merkezi açtık. Neden Türkiye’ye büyük görüldüğünü bilmiyorum. Bu saray Anıtkabir gibi Meclis gibi çocuklarımıza bir mirastır” demişti.

Rönesans Holding’in Türkiye ve dünyada yaptığı en yüksek yapılar.

rönesans inşaat projeleri

kosifler oto sahibi kim
Kimdir,

Kim bu Kosifler?

Kosifler deyince akla önce otomobil daha doğrusu BMW, sonra da Mini ve Land Rover geliyor. Kim bu Kosifler? Ne iş yaparlar?

1945 yılında kurulan Kosifler bir aile şirketi olup otomotiv, turizm, inşaat, gayrimenkul geliştirme ve sigortacılık alanlarında faaliyet göstermektedir. BMW-Mini ve LR markalarını Türkiye’de satan en büyük bayilerden biri. 

Kosifler deyince akla önce otomobil daha doğrusu BMW, sonra da Mini ve Land Rover geliyor. Ancak “Kim bu Kosifler” sorusuna sadece cemiyet hayatını yakından takip edenler yanıt verebiliyor. Çünkü Kosifler, çok fazla konuşmayı sevmiyor.

hilal kosif hasan kosif hakan kosif meral kosif

Hilal Kosif, Hasan Kosif, Hakan Kosif, Meral kosif

Para dergisi okurları için suskunluğunu bozan, kızı Hilal Kosif ve torunu Cihan Kosif‘i de yanına alarak sorularımızı yanıtlayan Hasan Kosif, grubunu “kurumsal bir aile şirketi” olarak tarif ediyor.

Türkiye’nin ilk sanayicilerinden olan babasının ya Kosifler Group 1940’larda kendi deyimiyle “yap-satçı” olarak iş hayatına atılan Hasan Kosif, “konjonktür gereği” 1970’lerden bu yana otomotive çok ağırlık verdiklerini söylüyor. Ancak hemen ardından ilk meslekleri inşaatçılığı da artık ciddi şekilde gündeme aldıklarını açıklıyor.

Hasan Kosif, Hilton Garden Inn ile birlikte girdiği turizm sektöründe “uzman otel inşaatçısı” olmayı hedefliyor. Kosif in bir planı da inşaattaki tecrübesini özel bir projeyle konutta da kullanmak…

Sizi otomotivci olarak tanıyoruz. İnşaat işine nasıl girdiniz?

Babam eski sanayicilerden, Türkiye’nin ilk motor şirketinin (Necmettin Erbakan’ın diye bilinen Pancar Motor) kurucularından… Benim ilk tecrübemse o zamanki deyişle “yap-sat” denilen inşaat işlerinde oldu. Babamın yanında başladım. İstanbul’da Bağdat Caddesi, Bostancı, Selamiçeşme gibi yerlerde yaptım bu işi. Sonra konjonktürdeki gelişimi görüp, otomotiv sektörünün gelişeceği öngörüsüyle 1984 yılında Kosifler Oto’yu kurarak BMW ailesine katıldık. O yıllarda BMW Türkiye’de bu kadar popüler değildi.

Az sayıda modeli vardı. Yılda ancak 5-6 tane satıyordu. Genç arabası gibi algılanıyordu. Biz Kosifler olarak BMW’yi sevdirdik. Şimdi yılda 15 bin araç satıyoruz. Markalarımız çok güçlü. Çok efor harcayıp bugünlere geldik. İnanıyorum ki, Türkiye’de kişi başına gelir 25 bin dolarları bulduğunda 35 bin hatta 50 bin adetlik satışlar yapacağız. Planlarımızı bu doğrultuda yapıyoruz.

Bu süreçte inşaattan uzaklaştınız ama sonra yatırımcı olarak döndünüz. Bu yolla turizm sektörüne de girdiniz. Bu alanda yeni yatırımlar olacak mı?

Eski inşaatçı olmamıza rağmen BMW’ye harcadığımız efor inşaat işlerimizi aksattı. Onu yüceltip aynı seviyeye getiremedik. Ama 3-4 yıl önce oturup “Bizim ana işkolumuz inşaat. Neden onu da bir marka haline getirmeyelim, neden inşaata da ağırlık vermeyelim” diyerek yeni bir yapılanmaya gittik. Türkiye’de önemli bir ihtiyacı görerek, Anadolu otellerinde uzmanlaşmaya karar verdik.

Hilton Garden Inn gibi güçlü bir markayla beraber otel yatırımcısı olduk. Kütahya, Konya, Şanlıurfa ve Mardin’de otel açtık. Anadolu’da Avrupa standartlarında oteller yaptık, 5 yıldız konforunda 4 yıldızlı oteller inşa ettik. 5’inci otelimizi İstanbul’da, Bostancı-Maltepe yolu üzerinde yapacağız. Birkaç aya kadar inşaatına başlamış oluruz. Hilton Garden Inn’le edindiğimiz tecrübeyi diğer turizm yatırımcılarıyla da paylaşacağız.

Kosifler Oto

Bu 5 otelin toplam yatırım bütçesi nedir? Otel işine girmek isteyenlere tecrübe aktarımını nasıl yapacaksınız?

100 milyon dolarlık yatırımla 900 yatağa ulaştık. Otelcilik çok meşakkatli bir iş. Yatırımın geri dönüşü çok uzun zaman alıyor. Biz bu Anadolu otelleriyle bir anlamda sosyal bir iş yaptık. Kimsenin gidip otel yatırımı yapmadığı şehirlerde otel açtık. Bu işin öncülüğünü üstlendik.

Bu anlamda heykelimizin dikilmesi lazım. Anadolu’da otel açarken Hilton’la çalışmak bize büyük bir uzmanlık kazandırdı, önemli bir know-how edindik. Bu aşamadan sonra anahtar teslim oteller yapmayı planlıyoruz. Hilton da kendisine giden yatırımcıyı bize yönlendiriyor. Biz de bu sektöre girmek isteyenlere teklif sunuyoruz. Artık otel yatırımcılığının inşaatından halısına, kasasından perdesine her şeyini biliyoruz.

Toplu alım yapabildiğimiz için, yatırımcıya hem maliyet hem de neyin nasıl olması gerektiğini bildiğimiz için kalite ve zaman avantajı sağlayabiliriz. Bu alanda gerek Hilton gerekse turizm yatırımcılarına faydalı işler yapacağız.

İlgilendiğiniz projeler hangileri?

Şu anda Samsun, Diyarbakır ve İstanbul’daki yatırımcılarla görüşme halindeyiz.

Mevcut otellerin durumu nasıl?

Bu işe 2009 yılında Kütahya’da açtığımız Hilton Garden Inn ile başladık. Ardından Konya, Şanlıurfa ve Mardin’de otel yaptık. Performanslarından memnunuz. Ama bu şehirlerimizin önemli eksiklikleri var. Yerel yönetimlerin, turizm il müdürlüklerinin çok çalışması gerekiyor.

Mesela Şanlıurfa’da küçücük çocuklar isteyene İngilizce, isteyene Fransızca rehberlik yapıyor. Muhteşem bir kent. Açılış yaptığımız gün “Urfa halkı size minnettardır” diye bir afiş asmışlar, çok etkilendim.

Buna karşılık Kütahya’da mesela rehber bulmak çok zor. Oysa Kütahya şu anda Yunanların en çok ziyaret ettiği kentlerden biri. Çünkü muazzam bir tarihi ve kültürü var. Ama bunu anlatacak rehberi yok. Bize “Siz yetiştirin” diyorlar. Ama bu bizim uzmanlık alanımız değil ki…

Hizmet sektöründe yeterli eleman yok. Meslek okullarına öncelik vermek gerekiyor. Bugüne kadar boyacımızdan kaportacımıza elemanlarımızı hep kendimiz yetiştirdik. Meslek okulları yaygınlaşsa inanıyorum ki Türkiye’de işsiz insan kalmayacak.

Konut sektörünü de yeniden gündeminize alacak mısınız?

Aslında gündemimizde. Müşteri portföyümüze uygun konut projeleri geliştirmek üzere çalışıyoruz. Halen 50 bin müşterilik bir portföyümüz var. Onlara hitap eden, Kosifler kalitesine layık bir proje geliştireceğiz.

Bu proje için yer seçimi yaptınız mı?

Doğma büyüme Anadolu insanıyız. Bu yakada büyüdük, bu yakada yaşıyoruz. Çalışmak için de yaşamak için de Anadolu Yakası’nın çok uygun olduğunu düşünüyoruz. Onun için konut projemiz de Anadolu Yakası’nda olacak.

Para Dergisi/Nilgün Karataş

Abraham Lincoln kimdir
Kimdir,

Abraham Lincoln nasıl başardı?

no comment

Sefalet içindeki bir evde doğdu. Günleri kuru ekmek yemekle geçti. Abraham Lincoln nasıl başardı? İşte inanılmaz bir başarı öyküsü.

Sefalet içindeki bir evde doğdu. Günleri kuru ekmek yemekle geçti. Şu an sizin hissettiğiniz acı ve ızdırapları,hüzünleri o da hissetti.10 yaşındayken çok sevdiği annesi ve kız kardeşini kaybetti. Bu acıya dayanamayarak günlerce ağladı.

Fakirlikten ev kirasını veremediği için bir avukatın iş yerindeki yazıhane masasında uyudu.

Abraham Lincoln kimdir?

Abraham Lincoln, ABD’li siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu. Amerika Birleşik Devletleri’nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti`nin ilk başkanıdır.

Abraham LincolnAmerikan İç Savaşı‘nda Amerika Konfedere Devletleri‘ne karşı büyük bir galibiyet elde etti. Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi. 1860 Başkanlık Seçimleri’nden önce savcılık, Illinois Temsilciler Meclisi üyeliği ve bir dönemde ABD Temsilciler Meclisi üyeliği yapmıştır. İki kez de ABD Senatosu‘na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur. Abraham Lincoln ABD’de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi. 1860 yılında Başkanlık için resmen adaylığını koydu. Ertesi yıl oyların büyük çoğunluğunu alarak Cumhuriyetçi Parti‘nin ilk başkanı oldu. 1863 yılında köleliğin kaldırılması için gerekenleri ve tedbirler konusunda önlemleri belirtti. Ardından Serbest Bırakma Beyannamesi ve On Üçüncü Yasa değişikliği bildirilince Haziran 1863 tarihinde ABD’den kölelik resmen kalkmış oldu.

Abraham Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu. Tarihsel değerlendirmelerde en iyi ABD Başkanları’ndan biri olarak kabul edilir.

Abraham Lincoln​ kendini şöyle anlatıyor;

“Yoksul bir ailenin çocuğu olarak mahrumiyetle oldu bir evde doğup büyüdüm. Midemin açlığını kuru mısır ekmeğiyle bastırırken,ruhumun açlığını ödünç aldığım kitaplarla giderdim. Okumaya aşıktım;bir çiftlikte tarlada işçi olarak çalışırken de okudum,bir bakkalda çıraklık yaparken de..”

Abraham Lincoln’un kitaplara karşı müthiş bir tutkusu vardı. Babasının işsizliği yüzünden sık sık ev değiştiriyorlardı. Bu yüzden ödünç aldığı kitaplar oluyordu. Ödünç aldığı kitaplara gözü gibi bakıyordu. Bir defasında arkadaşından aldığı kitap ıslanıp yazıları silinince üzülüp paniklemiştir. Ama bir hafta çalışıp kazandığı parayla yenisini alıp arkadaşına teslim edince rahatlamıştır. Geceleri mum ışığında kitap okuyordu kitapları için ’Benim biricik dostlarım’ diyordu. Geçmişteki iyi ve başarılı insanların hayatlarını okumaya bayılıyordu. Sayısız sıkıntı,aile ve ızdırap,sınavından geçen bu adam,işte bu insanların hayatlarından beslenmişti. Hatta, George Washington’un hayatını anlatan kitap onda bambaşka bir coşku uyandırmıştı. Okuduğumuz her kitap ayrı bir dünya, ayrı bir yaşam, apayrı bir güzellikti.

Bu bir zamanların zavallı, eli nasırlı,avuçları çökük adımı nihayet başkan seçilmişti. Ama nasıl?

  • Yoksul bir ailede dünyaya geldi.
  • Anne babası okuma yazma bilmezdi.
  • 10 yaşında annesini kaybetti.
  • Tarlada ırgatlık yaptı.
  • Bakkalda çıraklık yaptı.
  • 21 yaşında işini kaybetti. Bocalama dönemi başladı.
  • 24 yaşında tekrar işinden oldu.
  • 25 yaşında dört çocuğundan üçü vefat etti.
  • 27 yaşında ruhsal bunalıma girdi.
  • 34 yaşında kongre seçimlerini kaybetti.
  • 36 yaşında kongre seçimlerini yine kaybetti.
  • 38 yaşında eyalet seçimini kaybetti.
  • 45 yaşında senato seçimlerini kaybetti.
  • 47 yaşında başkanlık seçimlerini kaybetti.
  • 49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti.
  • 52 yaşında ABD’ye başkan seçildi.

Eğer sıkıntılar kaçınılmazsa oturup ağlamanın hiçbir faydası yoktur. Evet,acı ve ızdıraplar karşısında Abraham Lincoln’ün de ağladığı anlar olmuştur. Hatta,hayatın çekilemeyecek hale geldiği durumlarda,akşam yağmur altında, ağaçlar ve çalılar arasındaki tozlu patika yollarda gezinmeyi çok severmiş,gözü yaşlı olduğu anlarda içini böyle atarmış ama sonra bıkmaz,inat edermiş,ısrarlı olurmuş. Bir keresinde yoksulluk ve mahrumiyetine rağmen, dürüst ve kültürlü olduğu için çevresindekilerin tavsiyesiyle sırf kölelik ve adaletsizlik kalksın diye kongre üyeliğine adaylığına koyar,fakat kazanamaz. Bu haber karşısında üzülür. Haberi telgraf hanede alır. Dışarı karanlık ve yağmurludur. Usulca ‘İyi akşamlar!’ dedikten sonra orayı terk eder.

Kaldırımsız ,tozlu topraklı sokaklarda bir başına düşünceli düşünceli yürür. Tam bu sırada ayağı kayar,çamurun içine yuvarlanacakken,son anda kurtulur. Kendi kendine ‘Tökezledim, fakat düşmedim!‘ der. Evet ‘Tökezledim fakat düşmedim‘ Bu cümle beyninde şimşek gibi çakar. Onun ayağı kaymıştı ama düşmemişti. ‘Mücadeleye devam!‘ dedi.

abraham lincoln suikasti

Abraham Lincoln Suikastı

Abraham Lincoln suikastı, 14 Nisan 1865’te, Kutsal Cuma’da gerçekleşen, Amerikan İç Savaşının son önemli olaylarından biridir. ABD Başkanı Abraham Lincoln, Ford’s Theatre’da eşi ve iki konukla birlikte Our American Cousin oyununu seyrederken silahla vuruldu.

Aktör ve Konfederasyon sempatizanı olan suikastçı John Wilkes Booth, diğer suikastçılar Lewis Powell ve George Atzerodt ile birlikte sırasıyla (o zamanın Dışişleri Bakanı) William H. Seward ile Başkan Yardımcısı Andrew Johnson’ı da öldürmeyi planladı. Booth Lincoln, Seward ve Johnson’ı öldürerek kaos yaratmayı ve Federal Hükümeti yıkmayı umdu. Booth Lincoln’ü öldürmeyi başardıysa da, plan genel olarak amacına ulaşamadı. Seward da saldırıya uğradı, ancak iyileşti. Johnson’ı vuracak olan kişi ise paniğe kapılarak Washington’a kaçtı.

Abraham Lincoln ait ünlü sözleri

Aynaya baktığında başka birini görmek istemiyorsan kendin gibi ol.

Ya hür bir millet olarak yaşayalım ya da ölelim.

Hatadan korkan bir insan hiçbir şey yapamaz.

Tecrübeme göre eğitimsiz kimselerin erdemleri de azdır.

Siz içkiyi savunabilirsiniz ama içki sizi asla savunmaz.

Kimse kimseyi rızası olmadan yönetemez.

Ne kadar mutlu olmaya karar vermişseniz o kadar mutlu olursunuz.

Bir ülke, yarı köle yarı özgür insanlardan oluşursa yaşayamaz.

Hiçbir şeyden asla vazgeçme çünkü vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.

Geleceğin en iyi yanı, her günün teker teker gelmesidir.

Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar, hürriyete layık değildir.

Güç süreklidir; ama gücün kazandığı zaferlerin ömrü pek kısa olur.

Geçmişini sadece özlemek istemiyorsan ayak izlerini kaybetmemelisin.

Gelecek senin notlarındır, geçmişse sınavın.

Diplomasi, insanları kendilerini gördükleri gibi tarif edebilmektir.

Başka ulusları özgürlüklerinden edenler er geç kendileri de özgürlüklerinden olurlar.

Politikacılar halkın çıkarlarından farklı çıkarlara sahip olan insanlar topluluğudur.

Konuşup da aptallığınızı ortaya koyacağınıza, konuşmayın da hiç olmazsa herkesin şüphesi kalsın.

Muhafazakarlık nedir? Eski ve denenmişe hayran olmamak, yeni ve denenmemişe muhalif olmak değil midir?

Eğer bir ağacı kesmek için bir saatim olsaydı, ilk kırkbeş dakikada sadece baltamı bilerdim.

Evsiz biri başkasının evini yıkmaya çalışmamalı, çalışıp kendine bir ev yapmalıdır.

Hemen herkes sıkıntıya göğüs gerebilir ama insanın asıl karakteri eline kuvvet geçtiğinde ortaya çıkar.

Neredeyse bütün erkekler güçlüklere dayanabilir ama bir adamın karakterini test etmek istiyorsan, ona güç ver.

Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız.

Dünyanın büyük adamları okullarının en büyük öğrencileri değildi; çoğu zaman en büyük okulları bitirenler de hayatın büyük adamları olmamışlardır.

Eğer karşınızdaki kişiye, bütün kalbin ve yeteneklerinle yardım etmeyi kabul edebiliyorsan, işte o zaman onu eleştirebilirsin. Bu olumlu eleştiridir.

Genç bir adamın ilerlemesi; başkalarının onun ilerlemesinden, ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar onun muktedir olduğu her yolda kendisinini islah etmesiyle kabildir… kuşku ve kıskançlık hiçbir insana, hiçbir durumda faydalı olmamıştır. Gerçi bir adamın yükselmesine mani olmak için bazı kötü yürekli girişimler olabilir, hatta bunların başarılı olmaları bile mümkündür, eğer onlar zihninin asıl gerçek yoldan sapmasına ve haksızlık üzerinde zamanını israf etmesine sebep olursa.

Karakter ağaç ise, şan ve şeref o ağacın gölgesi gibidir; biz hep gölgeyi düşünürüz oysa gerçek olan ağacın kendisidir.

Ormanda kıvılcım çıkarmaya teşebüs edenler, yalnızca bir tutam aydınlık için övülebilirler. Aslında onlardan geriye kalan, kalın bir toz bulutu ve kendilerinin de karıştığı etten ve kemikten siyah kül yığınıdır.

Alkışlara inanmayın; çoğunluk alkışlıyorsa iyi, güzel ama alkışlayanlar ya dalkavukların elleriyse.