Browsing Tag

para birimi

e-ticaret-e-ihracat
İthalat & İhracat,

Uluslararası e-Ticaret ve e-İhracatta Yapılan Önemli Hatalar

Başladığı günlerden itibaren gerek yerel gerekse uluslararası e-ticaret büyümesine hızla devam ederken her gün yeni oyuncular e-ticaret için harekete geçiyor. Ancak e-ticaret ve yurtdışı satışları kapsayan e-ihracat sanıldığı kadar kolay değil. Özellikle e-ticaret ve e-ihracat konusunda düşülen hatalar hedeflerin yakalanamamasına sebep olurken, işi doğru yapanlar hedeflerine ulaşabiliyorlar. Peki düşülmemesi ve yapılmaması gereken büyük önem taşıyan hatalar neler.

E-İhracatta Yapılan En Büyük Hatalar

E-ihracat her ölçekten firma için önemini korumaya devam ediyor. Yapılan hatalar işleri yavaşlatıp hayal kırıklığına neden olabiliyor. İşte e-ihracatta en sık karşılaşılan 5 hata…

Yanlış Dilde Reklam Vermek

E-ihracatta en önemli basamaklardan biri, hedef ülkeye yönelik sosyal medya ve Google reklamları. İngilizce uluslararası bir dil olabilir ama potansiyel müşteri kitlenizin hepsinin İngilizce bildiğini varsaymak doğru bir yaklaşım değil. Rusya, Balkanlar, Ortadoğu ve Türki coğrafyada yerel dillere uygun reklam içerikleri hazırlatmalısınız. Web sitesinde dil seçeneklerinin kullanıcı tarafından değiştirilebilmesini tercihe bırakmalısınız. Ürünülerinizin yurtdışında reklamını yaparken mutlaka itina gösterilmesi gereken bir konu.

Yanlış Para Birimi İle Ödeme Seçeneği

Yaygın hatalardan biri de yerel para birimlerine göre entegre edilmemiş fiyatlandırmalardır. Web sitenizde tüm dünya için olmasa da, en azından potansiyel 1 milyar müşterinin bulunduğu Rusya, Türki Cumhuriyetler, Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Avrupa ülkeleri için kendi para birimleriyle ödeme yapma seçeneği sunuyor olmalısınız. Uluslararası e-ticaret ortamında satış yapmak istediğiniz ülkenin para biriminin kullanılması oldukça önemli faktör olarak öne çıkıyor.

Gümrük Vergisini Yanlış Hesaplamak

Fiyatlandırma yaparken ülkelerin ekonomik durumlarını göz önünde bulundurmalısınız. Aksi halde bazı ülkeler için fiyatlarınız aşırı ucuz, bazı ülkeler için ise aşırı pahalı kaçabilir. Fiyatlandırmalara ülkelere göre gümrük vergi oranlarını da iyi hesaplayarak yansıtmalısınız ki yaptığınız satışın astarı yüzünden pahalıya denk gelmesin.

Yanlış Ülke İçin Yanlış Kampanya Yapmak

Uluslararası e-ticarette dikkat edilmesi gereken en önemlilerinden bir tanesi de reklamlar. Satış yapmak istediğiniz ülkenin özelliklerini ve toplum davranışlarını göz önünde bulundurarak reklamlarınızı şekillendirmeniz ve ürünlerinizi söz konusu ülke doğrultusunda tanıtmanız oldukça önemli. Nabza göre şerbet vermek hayatta olduğu gibi e-ihracatta da mühimdir. Her ülkenin kendine göre adetleri, kültürleri, alışkanlıkları vardır. Bir ülkede işe yarayan pazarlama yöntemi diğerinde ters tepebilir.

Her Ürünü Her Ülkeye Satmaya Çalışmak

E-ihracata başlamadan önce hazırlık aşaması büyük önem taşıyor. Bu aşamada alanında uzman danışmanlarıyla iyi bir fizibilite çalışması yapmanız gerekiyor. Her ürünü her ülkeye satamazsınız. Mesela Rusya’ya deri ceket satabilirsiniz ama Ortadoğu’da bu ürün çok rağbet görmeyebilir. Sultan kayığı tarzında fantezi kahve fincanlarını Ortadoğu’ya satabilirsiniz ama belki Avrupalı müşteriye satamazsınız

para birimleri
Ekonomi,

Bir Ülkenin Para Birimi Ne Zaman Değer Kazanır?

Ülkenin para birimi hangi durumda değer kazanır? Para birimlerinin değerlerini etkileyen faktörler nelerdir? Parasının diğer ülkelerin paraları karşısında değer kazanmasına ne denir?

Bir ülkenin para birimi hangi durumda değer kazanır?

Bir ülke parasının diğer ülke paralarına göre değer kazanması 2 şekilde mümkündür. 

Döviz (dolar fiyatı) ucuzlar:

1. Ülkede üretim artar, ihracat patlar. Ülkenin döviz geliri, giderini fazlası ile karşılar. Ülkenin kasaları döviz (dolar) ile dolar. Örnek: Çin ve Japonya. (Almanya da aynı durumda ama ortak para birimi euro’yu AB’nin diğer ortakları rezil ediyor.)

2. Ülkenin ihracatı, ithalatı karşılayamadığı için döviz (dolar) açığı büyüdüğü halde, ülkeye şu veya bu nedenle (ülke yüksek faiz verdiği için veya borsası çok kazandırdığı için) geçici olarak (buna sıcak para diyorlar) döviz girer. Sıcak para sadece döviz açığını kapatmaz, piyasayı da dövize boğar. Bu durumda dövizin fiyatı ucuzlar, ülke parası değer kazanır.

Merkez Bankası hangi durumlarda döviz piyasasına müdahale edebilir?

Merkez bankaları döviz kurlarının aşırı oynak olduğu durumlarda, spekülasyonların çok yoğun olduğu durumlarda ve bu spekülasyonların sonucunda kurların aşırı yükselmesi ve aşırı düşmesinin makro dengeleri bozacağı kanaati yükseldiğinde daha çok müdahale yöntemini seçiyor. Ülkeden ülkeye dönemden döneme değişebilir. Ama Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın net tavrı biraz önce tanımladığım tabirdedir. Bu da doğru bir adımdır. Aşırı spekülasyonlar ve döviz kurlarının aşırı oynak olması enflasyonu arttırır. Büyümeyi ve istihdamı olumsuz etkiler. Buna izin vermemek gerekiyor. Ama bu çok temel nedenlerden kaynaklanıyorsa, spekülasyon değil de ekonomiden kaynaklanıyorsa müdahale etmez. Temel nedenlerden kaynaklanan değer kayıpları biraz daha yavaş, sindire sindire olur.

Böyle bir iki gün içerisindeki çok sert iniş ve çıkışlar spekülatif unsurları da çok daha fazla içerebildiği için merkez bankası bu gibi durumlarda müdahale etmeyi tercih ediyor. Merkez bankası temelde iki üç türlü müdahalede bulunabilir. Bir tanesi ihale yöntemiyle mesela dövizin aşırı azaldığını seziyorsa talep olmalı ki döviz fiyatları daha fazla düşmesin ve artsın. Mesela her gün belli bir oranda döviz alabilir. Bu düzenli bir şey. Her gün 40 milyon dolar 50 milyon dolar alarak sürekli bir talep yaratır ve her gün böyle bir talep olacağını göstererek kurun daha fazla aşağı düşmesini engellemeye çalışabilir. Fakat güçlü sermaye akımı ve spekülasyonlar olduğu zaman bu çok yeterli olmuyor. O zaman doğrudan müdahale dediğimiz yönteme geçiyor. Her gün 40–50 milyon dolar değil de bir kere piyasaya giriyor 1-2 milyar dolar döviz talep ediyor. Bir şey alınırsa ne olur fiyatı yükselir. Kuru yükseltmek istiyorsa doğrudan yüksek tutarda alımlar yapar.

Fiyat çok yukarı çıkıyorsa da bu sefer satar. Rezervlerinden döviz satarak yüksek tutarda döviz fiyatlarını düşürmeye çalışır. Çünkü döviz bolluğu yaratılıyor. Bir diğer müdahale yöntemine de anons diyoruz. Yani merkez bankası başkanı bir toplantı veya panelde konuşurken, kurun seviyesinden geldiği noktalardan rahatsızlığını belli eder. Bu çok doğrudan cümlelerle değil de, kapalı ve nazik bir şekilde verilen bir mesajdır. Bu müdahale geliyor ya da geldi gelecek mesajıdır. Piyasa zaten müdahalede zarar edebilir. Çünkü siz yüksek fiyattan alırsınız o düşer. Piyasa genelde başkanların konuşmalarını yakından izler, bu tür bir etkiyi gördüğünde de bu de etkisini gösterebilir.