Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Zara'nın patronu Amancio Ortega, Bill Gates'i nasıl geçti?
10 Aralık 2015 Perşembe 22:10

Zara'nın patronu Amancio Ortega, Bill Gates'i nasıl geçti?

Yoksul bir ailenin çocuğu dünyanın en zengin kişilerinden birine dönüştüren Zara’nın arkasında nasıl bir başarı yatıyor?

Ünlü giyim markası Zara’nın da içinde yer aldığı Inditex’in sahibi Amancio Ortega, Bill Gates’i koltuğundan ederek dünyanın en zengin insanı oldu. Zara’nın sırrı şu: Moda devi olmak için yeni bir ürün değil, yeni bir süreç yaratmak gerekiyor.

Zara, 1975 yılında kuruldu ve bu tarihten 10 yıl sonra Inditex doğru. Zara, şirket bünyesindeki diğer markaları da kısa sürede genişletebilecek kadar hızla büyüyen bir marka geline geldi. Satışları bugün Inditex’in yıllık gelirinin yüzde 66’sını oluşturuyor. Şu anda Inditex’in içinde Zara dışında Zara Home, Massimo Dutti, Oysho, Pull&Bear, Stradivarius, Bershka ve Uterqüe yer alıyor.

Dünyanın en büyük perakende zinciri olarak kabul edilen Inditex’in 88 farklı ülkede 6 bin 500 mağazası bulunuyor. Yıllık satışları yaklaşık 18 milyar dolar ve bu ciro hiç hız kesmeden artmaya devam ediyor. İspanyol ekonomisinin darboğazdan geçtiği dönemlerde dahi Ortaga’nın şirketi büyümeye devam ediyor. 

Peki yoksul bir ailenin çocuğu dünyanın en zengin kişilerinden birine dönüştüren Zara’nın arkasında nasıl bir başarı yatıyor?

Ortega’nın dolayısıyla Zara’nın çalışma felsefesi kısa ve net: Müşteriye herkesten daha kısa sürede tam olarak ne istiyorsa onu ver. Bu strateji, hız ve kalitede birçok fedakarlık gerektiyor. Ancak görünen o ki, buna değiyor. Çünkü Zara moda devi olmanın yolunu yeni bir ürün yaratmak değil, yeni bir süreç yaratmak olduğunu gösteriyor.

HIZ, ZARA’NIN ATARDAMARI

Zara stoklarını haftada iki defa değiştiriyor ve siparişleri 48 saat içerisinde teslim ediyor. Ayrıca yeni tasarımlar hazırlandıktan sadece iki hafta sonra mağazalara geliyor. Bu, diğer perakende devlerinin aynı işlem için harcadığı sürenin yarısı. Ürünler sürekli sirküle olduğundan müşteri istediği ürünü almak için acele etmek zorunda kalıyor. Aksi taktirde aynı ürünü mağazaya daha sonra tekrar gittiğinde bulması zorlaşıyor. Örneğin Gucci’nin de ürünü beğendiğinizde aynı ürünü iki ay sonra bulabileceğinizi biliyorsunuz, fakat Zara müşteriyi ürünü beğendiği anda hemen satın alması için zorlamış oluyor.

Ancak hız da bir sistem meselesi… Satışın olduğu yerde üretimi gerçekleştiren Zara, böylece ürünlerin çok kısa bir sürede mağazaya ulaşmasını sağlıyor. Bu sebeple ürünlerin çok kısa sürede mağazaya ulaşmasını sağlıyor. Bu sebeple de hazırgiyim ürünlerinin yarısından fazlasını, fabrikalarını Çin’e taşıyan rakiplerinin aksine Avrupa’da üretiyor. Bu durum ayrıca müşterinin istediğinin tam olarak hayat bulmasına fırsat veriyor, çünkü üretim aşamalarını kontrol etmek mümkün oluyor. Ortega ve büyük ekip Zara’nın fabrikasında üretimle iç içe çalışıyor. Bunun yanı sıra, diğer şirketlerden farklı olarak ürünler fabrikada hali hazırda mevcut olan malzemeler dikkate alınarak tasarlanıyor.

GUCCI VE PRADA KAÇIYOR, ZARA KOVALIYOR

Üretimin İspanya’da yapılması maliyetleri yükselttiğinden Zara reklama çok az bütçe ayırıyor. Toplam cirosunun sadece yüzde 0,3’ünü reklam için harcıyor. Daha çok mağazalarını daha iyi bir konumda olması ve iç dizaynlarına para harcanıyor. Gucci ve Prada gibi markalar yan  yana mağazalar seçmeye özen gösteriyor. Bunun öncelikli sebebi ise Zara’yı kendilerinden olabildiğince uzağa atmak. Zara’nın stratejisi ise bu markalara olabildiğince yakın lokasyonlarda yer almak.

Zara’yı öne çıkaran bir diğer etken ise fiyat politikaları. Ortega kıyafetlerin pahalı hissi uyandırmasını istiyor ama asla pahalı olmasını değil. Ortega, “İşinizin başarısı modayı ne kadar ucuza sunabileceğinize bağlıdır” diyor. Ayrıca müşterinin isteklerini anlamak istiyorsanız satış pazarlama departmanıyla değil, mağazada müşteriyle ilgilenen saha çalışanlarıyla konuşmanız gerektiğini söylüyor. Zara, mağaza yetkilileri aracılığıyla müşterilerinden gelen veri bildirimleri topluyor. Ve bu bilgiler ışığında tasarımcılar ürünü yeniden şekillendiriyor. Örneğin mağaza çalışanları gelen müşterilere en çok neleri sevip sevmediğini soruyor. Müşteri de kendi zevki ışığında geri bildirimler veriyor. Dolayısıyla pazar araştırması belki de en verimli şekilde mağazada gerçekleştirilmiş oluyor.

Zara’nın öncelikli odak noktasını tasarımcı takımı ve ürün yöneticileri oluşturuyor. Ancak bu tasarımcı takımı dünyaca ünlü designer’lardan oluşmuyor. Çünkü Zara’nın ekibinin asıl amacı, tasarlamak değil zaten tasarlanmış olan ürünleri yeniden yapılandırıp rahat giyilebilir hale getirmek. Örneğin defilelerde sergilenen bir kıyafetin fotoğrafı çekiliyor ve anında bu ürünün benzerini üretilip mağazalarda yer almaya başlaması sağlanıyor. Bu da Zara’yı bütün lüks markaların birkaç adım önüne taşıyor, çünkü lüks markaların defilede sergiledikleri ürünleri mağazalara getirmeleri aylar sürüyor.

Talebi doğru tahmin ediyor, borsada yükseliyor

Zara modadaki başarısını borsada da devam ettiriyor. Uzmanlar, verimli bir tedarik zinciri yaratmanın bu başarıda temel olduğunu belirtiyor. Bu da bir perakende şirketinin talebi doğru tahmin etmesinin artılarını gösteriyor. Böylece stoklar çok daha sağlıklı biçimde yönetiliyor, fiyatlar düşüyor, kâr artıyor. Sonuçta hisse senedi sahiplerinin hem uzun hem de kısa vadede kazanmasını sağlıyor.

Zara’nın başarısını Amancio Ortega’dan bağımsız olarak değerlendirmek yanlış olur. Zara’nın yaratıcısından ve şirketin bugüne gelmesinden sorumlu olan Ortega2nın kişiliğini ve dünya görüşünü anlamak gerekiyor. Öncelikle Ortega Avrupa’nın diğer milyarderleri gibi zengin bir ailede doğmadı. Üstelik hayata gözlerini oldukça zor koşullarda açtı. 1963 yılında İspanya İç Savaş’ının ekonomik etkileri devam ederken doğdu. Ailesi temel ihtiyaçlarını bile zor karşılıyordu. Bu yüzden Ortega, 14 yaşında okulu bıraktı. İlk işi kuryelikti ardından kız kardeşiyle beraber kadın bornozu dikerek ailesine yardım etmeye başladı.

Basit yaşamakta ısrar ediyor

Ortega öğle yemeklerini bile çalışanlarıyla beraber kafeteryada yiyor. Kendine ait bir ofisi de yok, masasını çalışanlarıyla paylaşıyor. İşine karşı sadakatini ise hiçbir şeyin boy ölçüşemeyeceği kadar güçlü. Ortega, “İşim benim malım değil. Ben işimin malıyım” diyor. Amancio Ortega’nın serveti 80 milyar dolara ulaştı ama duruşundan hiç taviz vermedi. Moda devi Zara’nın sahibi Ortega modayla da neredeyse hiç ilgilenmiyor. Her gün aynı mavi blazer ceketi ve grip pantolonu giyiyor. Bugüne dek sadece üç kez röportaj verdi. 1999 yılına kadar bir fotoğrafı dahi yoktu. Bu yüzden neredeyse kimse Ortega’yı tanımıyor. Milyarder işadamı sokağa çıktığında ailesinden ve iş arkadaşlarından başka kimsenin onu fark etmesini istemediğini söylüyor. Böylece yakın zamana kadar hiç dikkat çekmeden hayatına devam etti. Ta ki Forbes tarafından dünyanın en zengin insanı seçilene kadar. Bu durum bütün gözleri ilgiden hiç hoşlanmaya Ortega’ya çevirdi.

Merve Macit / Turkistime

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA