Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Zaman Yazarı'ndan Erdoğan Analizi
28 Mart 2015 Cumartesi 21:18

Zaman Yazarı'ndan Erdoğan Analizi

Zaman Yazarı Mehmet Kamış'tan Erdoğan'la ilgili çarpıcı bir analiz geldi.

Zaman Yazarı Mehmet Kamış'tan Erdoğan'la ilgili çarpıcı bir analiz geldi. Kamış, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendisi atamasına rağmen devlette hiç kimseye artık güvenmediğini iddia etti. "Sır Küpüne" bile...

Milletvekili bile olmayan, hükümete atanmış bir İçişleri Bakanı tarafından sondakika önergesi ile Cumhurbaşkanlığına istihbarat toplama yetkisi ve tıpkı Başbakan gibi örtülü ödenek kullanma hakkı getirilmesi büyük tartışma yarattı.

Peki Erdoğan neden böyle birşeye ihtiyaç duydu? MİT AKP'nin ve Saray'ın emrine amade. Hatta başında Erdoğan'ın "sır küpüm" dediği, AKP'den aday adayı olarak partililiği kanıtlanmış birisi varken. Emniyet istihbarat emrinde.

Bütün bu bürokratları kendi atamasına, devletin bütün kurumları emrinde olmasına rağmen neden istihbarat toplama yetkisi aldı?

Zaman Yazarı Mehmet Kamış, mevcut anayasaya göre sorumsuz bir Cumhurbaşkanı'nın yürütmenin yetkilerini eline almasını "Erdoğan devletin hiçbir kurumuna güvenmedini ve Saray'da kendi paralel devletini kurduğunu" iddia etti.

İşte Zaman Yazarı Mehmet Kamış'tan çarpıcı analiz;

İnsan duyunca “Nasıl yani?” demekten kendini alamıyor. Sır küpü tarafından yönetilen ve her şeyiyle kontrolü altında olduğunu düşündüğümüz MİT bir anda çizildi.

Çıkarılan yasayla Cumhurbaşkanı’na Saray’da istihbarat toplama yetkisi ve örtülü ödenek kullanma yetkisi verildi.

KİMSEYE GÜVENMİYOR

Devletin en tepesinde bulunup da hükümet dahil devletin hiçbir kurumuna güvenmeyen ve her şeyi Saray’da yeniden kuran bir Cumhurbaşkanı ile karşı karşıyayız.

Hükümet adeta Cumhurbaşkanı’nın yorulduğu yere han yaptırıyor. Günlük, anlık, dönemsel her türlü isteğe göre yasa hazırlayan hükümet, ülkeyi nasıl bir çıkmaza soktuğunun farkında değil.

SARAY'IN NEYE İHTİYACI VARSA HÜKÜMET HEMEN YASA ÇIKARTIYOR

Recep T.Erdoğan birilerini hapse attırmak istiyor, bakıyorlar ki mevcut yasalara göre herhangi bir suçu yok. Hemen yeni bir yasa çıkartıyorlar ve onun üzerinden kumpas kurup o kişileri içeri attırıyorlar.

YASA ÇIKARTIP SUÇ OLMAKTAN ÇIKARTIYORLAR

Mevcut yasalara göre bankalar aleyhine yayın yapmak suç iken, onun emriyle Bank Asya aleyhine haber yaptırıldığı için bunu suç kapsamının dışına alıyorlar.

Dönemin İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın Tayfun Acarer’e “Gerekirse yasa yapar, yaptığınızı suç olmaktan çıkarırız, savcıdan korkmayın siz.” dediği gibi hiçbir etik ve ahlaki kaygı taşımadan iki dudak arasından çıkan her şeyi yasalaştıran bir hükümetimiz var.

Hiçbir yetkiyi yeterli görmeyen, sürekli gergin ve hiçbir şeyden mutlu olmayan Cumhurbaşkanı’nın bugün çıkarttığı yasa, içinde bulunduğu güvensizliği adeta tescilliyor.

KENDİ ATADIĞI İSİMLERE BİLE GÜVENMİYOR

Cumhurbaşkanı Milli İstihbarat Teşkilatı’na, Emniyet İstihbarat’a ve devletin diğer istihbarat birimlerine güvenmediği için bizzat kendisi ‘istihbarat toplama yapılanması’ kuruyor. Oysa bu mevcut teşkilatların bütün alt ve üst atamaları bizzat kendisi tarafından yapılmıştı.

SARAY TAK İSTİYOR, HÜKÜMET ŞAK YAPIYOR

Bugün hükümet ve AKP, Cumhurbaşkanı’nın isteği üzerine Anayasa’ya aykırı kanunlar yoluyla yeni bir devlet yapılanması içinde. Şüphesiz demokrasilerde toplumun talebi üzerine bunlar yapılabilir. Yani devleti toplumun isteğine göre yeniden düzenlemek, değiştirmek mümkün. Ancak bunu yapabilmenin şartları var. Kanun değiştirir gibi anayasal değişiklikler yapamazsınız. Devletin temel yapısını kanun maddeleriyle, torba yasalarla değiştiremezsiniz. Bu konuda daha kaliteli çoğunluğa sahip olmanız gerekiyor. Sadece o çoğunluk ile devleti yeniden şekillendirebilir, yeniden örgütleyebilirsiniz. Ancak o zamana kadar anayasaya uymak durumundasınız. Eğer uymuyorsanız anayasal bir suç işliyorsunuz demektir.

HÜKÜMET KENDİ KENDİ SIFIRLADI

Bugünkü Anayasa’ya göre sorumsuz olan bir Cumhurbaşkanı’na yürütmeyle ilgili yetkiler vermek, siyasi ve kanuni denetime tabi tutulamayan bir makamı icraatın merkezine koymak, hükümeti ve Meclis’i direkt devre dışı bırakmak anlamına gelir.

Meclis’ten korsan bir şekilde çıkartılan bu tür yasaların, anayasal darbe tartışmalarını gündeme getirmesi de gayet normaldir. Son yasa teklifinin milletvekili bile olmayan, dışarıdan hükümete atanmış bir kişi tarafından verilmesi ise ayrı bir tartışma konusudur.

Bülent Arınç’ın deyimiyle mevcut Anayasa’ya göre seçilen, Anayasa’da var olan yetkileri bir başkan gibi kullanmaya çalışan, ben farklı bir cumhurbaşkanı olacağım diyen birisi, hükümet eliyle ve korsan yasalarla icra yetkileri kazanıyor. Oysa bunun için anayasal değişiklikler gerekir.

Bugün bir kişinin anlık, günlük, konjonktürel istekleri doğrultusunda sürekli yasa yapan AKP’li milletvekilleri, bunun ülke ve devlet içinde meydana getireceği bütün komplikasyonlardan da sorumludur. Önünü berisini hesap etmeden her getirilen yasaya el kaldıran vekiller, hem hakikat, hem adalet hem de tarih önünde mahkum olacaktır.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA