enflasyon
Ekonomi,

Enflasyon düşecek mi, ekonomistler ne diyor?

Son 1 yılın en önemli ekonomik gündem maddelerinden biri olarak çıkan enflasyon konusunda ciddi ayrılıklar yaşanıyor. Bazı ekonomistler enflasyonun önümüzdeki dönemde daha da yükseleceğini ve bunun da tüketimi daha da zorlaştıracağını savunurken bazıları da önümüzdeki ilerleyen dönemde enflasyonik etkilerin azalacağını düşünüyor. İki tarafın da genel yorumları şöyle.

Enflasyonda Ciddi Düşüşler Görülecek

Geçtiğimiz yıl yaşanan kur krizi akabinde enflasyon Ekim 2018 itibariyle yüzde 25’in üzerini gördükten sonra enflasyonun sonraki 2 ayda yüzde 20 civarına çekildiğini gördük. Son 3 ayda ise enflasyonun yüzde 20’nin hemen altında dalgalandığı görülüyor. Yaşanan bu durumun beklentilerle uyumlu olduğu belirtiliyor.  Enflasyonda bundan sonraki süreçte ise baz etkisinden dolayı aşağı yönlü bir trendin başlayacağı görülüyor.

Bu çerçevede, özellikle Haziran ve Eylül aylarında düşüşlerin görülmesi bekleniyor. Herhangi bir şok yaşanamamsı durumunda enflasyonda eylül ayı itibariyle tek haneli rakamlar oluşacaktır. TCMB’nin brüt ve net rezerv stoku çok yüksek düzeylerde olmasa da çok endişe uyandıracak düzeylerde de değil. Batılı basın ne yazık ki Türkiye ekonomisi ve finansı aleyhine tarafgir bir durum benimsemiş durumda. TCMB‘ye düşen görev rezervlerini bir an önce arttırması.

Enflasyonla Mücadele Sabırlı Bir Süreci Gerektiriyor

Nisan ayı enflasyonunun piyasa beklentilerinden düşük gelmesi ve  senelik enflasyonu hafif de olsa geriye çekmesi talep faktörlerinin maliyet faktörlerine baskın çıktığını gösteriyor. Alt kalemlere baktığımızda gıda enflasyonundaki aylık yüzde 1.4’lük artışın beklentilerin hayli altında gelerek analistleri şaşırttığını gözlemliyoruz. Bu senenin başında yapılan enflasyon tahminlerinde mayıs-haziran döneminde enflasyonda bir düşüş yaşanacağı bekleniyordu.

Senenin geri kalanında fiyatlama davranışları 2 senenin ortalaması paralelinde gerçekleşirse sene sonu enflasyonun enflasyon raporundaki beklentiye paralel yüzde 15 seviyelerinde gerçekleşmesi söz konusu olur. Enflasyonun daha düşmesi uzun süreli ve sabırlı bir süreç gerektiriyor.

adalet
Ekonomi, Haber,

Davalarda Arabuluculuk Faaliyetleri ve Arabulucu Olabilme Şartları

Zorunlu olarak arabulucuya gitmek adelet sisteminde yaygınlaşmaya başladı. Geçen yıl işçi-işveren arasında yaşanan uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk bundan böyle ticari davalara da getirildi. Yaygınlaşan arabuluculuk şartı yeni bir meslek grubunun da ortaya çıkmasını sağladı.

Arabuluculuk Zorunlu Olarak Yaygınlaşıyor

Türkiye’de arabuluculuğun yıldızı ‘zorunlu’, yani dava şartı arabuluculukla parladı ama son 30 yıldır gönüllü yani isteğe bağlı arabuluculuk olarak bilinen ‘ihtiyari’ arabuluculuk da kullanılıyor. Kira konusunda anlaşmazlığa giden taraflar da miras konusunda anlaşmazlığa gidenler de bu sistemi kullanabiliyor. 2012’de yasal altyapısı oluşturulan arabuluculuğun fiilen uygulanmaya başladığı 2013’ten 2017 sonuna kadar 21 bin 517 arabuluculuk faaliyeti gerçekleştirildi.

Tümü ihtiyari arabuluculuk kapsamında olan bu faaliyetlerin 19 bin 292’sinde anlaşma sağlandı. Konularına göre incelendiğinde arabuluculuk başvurularının 19 bin 411’inin işçi ve işveren uyuşmazlıklarında olduğu görülüyor. Maddi manevi tazminat davalarında 404 arabuluculuk girişiminde bulunulurken, fikri sınai ve mülkiyet haklarında 275, kira ve tahliyelerde 130 başvuru olmuş.

İş dünyasında da yargı yolunda yeni bir dönem başlamış durumda. Bir uyuşmazlık durumunda arabuluculuğu kullanan iş insanları daha az maliyetle daha hızlı sonuç alabilecekler.

Arabulucu Olma ve Arabuluculuk Yapabilme Şartları

Adalet sisteminde yaygınlaşmasıyla birlikte yeni bir meslek grubunu ortaya çıkaran arabuluculuk faaliyetleri bu alanda çalışmak isteyen ve bu meslek gurubuna katılmak isteyen birçok kişiyi de cezbediyor.

Peki arabulucu olma ve arabuluculuk yapabilme şartları neler? Kimler arabulucu olabilir ve arabuluculuk yapabilir?

Arabuluculuk faaliyet gerçekleştirmek isteyen kişilerin şu şartları taşıması gerekiyor:

Türk vatandaşı olmak.

Hukuk fakültesinden mezun olmak veya yabancı bir hukuk fakültesinin programlarına göre eksik kalan derslerden sınava girerek başarı belgesi almış olmak.

Herhangi bir suçtan dolayı bir yıldan fazla süreyle hapis cezası almamak, veya affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, zimmet, irtikap, dolandırıcılık gibi suçlardan mahkum olmamak.

Mesleğinde en az 5 yıllık kıdeme sahip olmak.

Terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak.

Arabuluculuk eğitimini tamamlamak ve bakanlıkça yapılan sınavda başarılı olmak.

parabolik sar
Borsa,

Parabolic SAR nedir ve ayarları nasıl yapılır?

Parabolic SAR nedir? Parabolic SAR ayarlarını nasıl yaparım?

Parabolic SAR nedir?

Parabolik SAR trendi takip eden ve fiyat kanalındaki geri dönüşe karar veren bir göstergedir. SAR İngilizcede dur ve geri dön (stop and reverse) demektir.  Görsel olarak fiyat grafiğinin ya üstünde ya da altındaki bir dizi nokta şeklinde oluşur.

Parabolic SAR ayarlarını nasıl yaparım?

Öncelikle Japon mum çubuk grafiğine geçiş yapın. Dönemi ve gösterge noktalarının rengini seçebilirsiniz. Dönem için standart değer olan 0.02’yi bırakmanızı tavsiye ederiz. Bunu arttırırsanız gösterge daha çok sinyal üretir ancak doğrulukları azalır. Azaltırsanız sinyaller daha az sayıda çıkar ancak doğrulukları artar. Göstergenin süresi ne kadar uzarsa sona erme süresi o kadar fazla olmalıdır.

Parabolik SAR noktaları grafikten ne kadar uzaksa trend o kadar istikrarlıdır. Noktalar ne kadar yakınsa trendin geri dönüş olasılığı o kadar fazladır. Parabolik SAR sadece trend güçlüyse doğru sinyaller üretir.

en çok kazanan avukatlar
Şirketler,

Türkiye’nin en çok para kazanan avukatları

Avukatlar yılda ortalama 4.6 milyon TL gelirle, en çok kazanan meslek grupları sıralamasında üçüncü sırada yer alıyor. Tanınmış Avukat Ahmed Pekin’in günlük kazancı 83 bin TL’yi buluyor.

Avukatlar yılda ortalama 4.6 milyon TL gelirle, en çok kazanan meslek grupları sıralamasında üçüncü sırada yer alıyor. Tanınmış Avukat Ahmed Pekin’in günlük kazancı 83 bin TL’yi buluyor.

Halk arasında “İyi avukat adamı ipten alır” diye bir söz vardır. Başarılı davalara imza atan avukatlar ödedikleri vergi rakamları ile bunu kanıtlıyorlar. Her yıl açıklanan vergi rekortmenleri listelerinde ünlü iş insanları arasında onların da adı geçiyor. Listede ilk sırada yer alan Pekin&Pekin’in Kurucusu Ahmed Pekin bu duruma en iyi örnek. Pekin 20 yıldır vergi rekortmenleri arasında. Suna Kıraç’ın, Öner Koç’un yer aldığı ilk 10 vergi rekortmenleri listesinde Aydın Doğan’dan sonra geliyor.

“En çok kazanan 50 avukat”araştırmasından çıkan sonuçlara göre, listede yer alan avukatların yıllık ortalama kazancı 4,6 milyon TL, aylık kazançları ise ortalama 385 bin TL. 

En çok kazanan uzmanlık alanlarına baktığımızda ticari davalar ve özellikle şirket satın alma e birleşme sözleşmeleri ilk sırada yer alıyor.

Şehirler bazında baktığımızda ise ilk dokuzda İstanbul varken, 10’uncu sırada İzmir’in oluyor. Bursa ve Ankara’da öne çıkan şehirler arasında.

Günlük kazancı 83 bin TL

2013 rakamlarına göre Ahmed Pekin’in ödediği vergi yaklaşık 9 milyon TL. Gelirlerin yüzde 25’inin vergi olarak alındığı düşünülürse Pekin yılda 25 milyon TL kazanıyor. Aylık olarak bakıldığında Pekin’in geliri 2 milyon TL’yi geçiyor. Günlük geliri 83 bin TL’ye denk geliyor. 

İkinci sırada ise Esin Avukatlık Ortaklığı Kurucusu İsmail Esin yer alıyor. Esin, 20 milyon dolar ciro ile yerli ve yabancı girişimcilerin nabzını tutuyor. Esin, en son Abraaj – Hepsiburada.com, Ideal Standart Ece Banyı, Carlyle – Medical Park, Zomato – Mekanist birleşmesi gibi çok önemli şirket evliliğinin hukuki danışmanlığı üstlendi. 

Üçüncü sırada yıllık 13 milyon TL kazancı ile Ahmet Kurutluoğlu yer alıyor. 1981 yılında Doğuş Grubu’na katılan Kurutoğlu, halen Doğuş Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve grubun Baş Hukuk Müşaviri olarak görevlerini sürdürüyor.

Ticari davalar kazandırıyor

Boşanma, ceza, adli davalar… Listede yer alan avukatların büyük çoğunluğunun bu üç hukuk alanı dışında; ticari hukuk ile ilgileniyor olması bir tesadüf değil, zira avukatlıkta en çok para kazandıran alan şirketlerle ilgili. Listenin altıncı sırasında yer alan Avukat Hakan Yazıcı da bu sonucu doğruluyor: “Avukatlıkta en çok kazanç büyük tutarlı uyuşmazlıklardan geliyor. Bu uyuşmazlıklarda yüzde üzerinden vekalet ücreti alındığı için tek bir dava belki onlarca şirket birleşme ve satın alma işleminde alabileceğiniz ücreti alabiliyorsunuz. Ancak bu tür davalat çok az sayıda ve neticelenmeleri çok uzun sürüyor. Oysa iyi bir şirket birleşme ve sayın alma avukatı iseniz, bu işlemlerden pek çoğunu yaparak çok iyi para kazabiliyorsunuz. Hem şirket birleşme ve sayın almaları hem de yapılandırılmış finans ve proje finansmanı işlemlerinde avukatın katma değeri çok yüksek oluyor e bu tür işlemleri iyi yapabilen avukatların sayısı gerçekten az. Tabii o zaman bu işler için alınan ücret de anlamlı oluyor ve bu işlemlerden pek çoğunu yapabildiğiniz zaman iyi para kazanabiliyorsunuz”

TÜRKİYE’NİN EN ÇOK KAZANAN 50 AVUKATI

Türkiye’nin en çok kazanan avukatları sırasıyla Ahmed Pekin, İsmail Esin, Ahmet Kurutluoğlu, Cüneyt Yüksel, Murat Karkın, Hakan Yazıcı, Ali Can Verdi, Serdar Paksoy, Fatoş Kılıç Bıçakcıoğlu, Hasan Bumin Anal, Murat Yaşar Doğan, Salih Tunç Lokmenhekim, Gönenç Gürkaynak, Erim Bener, Ufuk Karhan, Mehmet Ali Çığa, Münci İnci, Hasan Çıkrıkçıoğlu, Erol Kılıkçıer, Cenk Murat Ersözlü, Mehmet Gün, Mustafa Kemal Turan, Mustafa Cerrahoğlu, Nur Musa Ergin, Muhammet Aksan, Nizamettin Bulut, Baran Umut Baycan, Ümit Akın, Serdar Tolga Aras, Fadime Eda Baysal, Murat Yazıcı, Mesut Yıldız, Hasan Uşen, Cavit Öztürk, Mustafa Karaman, Atilla Kağan Duraklıoğlu, İbrahim Hilmi Barlas, Bora Terzioğlu, Mehmet Ali Akgül, Halil İbrahim Koç, Tahir Kasaroğlu, Mustafa Semiz, Mehmet Gedikbaş, Nurcan Çaygür, Osman Orhan, Ali Fuat Ceyhun, Mehmet Ermiş, Bahadır Kalaycı ve Adem Güney.

türkiye'nin en çok para kazanan avukatları listesi

En çok kazanan avukatın sırları

Ahmet Pekin yılda 25 milyon TL kazanıyor. Ticari hukuk alanında uzman bir isim. Özellikle şirket birleşme ve satın almalarında onsuz bir masa düşünülemiyor. “Avukatlığın maddi ve manevi tatmini yüksek” diyen Pekin’e göre avukatlık aynı zamanda çok tehlikeli bir meslek. Asla hata yapma lüksünüz yok.

avukat ahmet pekin

“Ben para kazanmak için avukat olmadım. Para kazanmak benim için amaç değil araç oldu. Para kazanmak için avukat olursanız başarılı olamazsınız. Ben bu işe başladığımda paralar paçamdan akmıyordu. Ay sonunu zor getiriyordum”. Bu sözler ünlü Avukat Ahmed Pekin’e ait. Pekin 2013’te ödediği 9 milyon TL vergi ile “Türkiye’nin en çok kazanan 50 avukatı” içinde ilk sırada yer alıyor. Üstelik bu rakam ona en zengin iş insanları arasında da yer kazandırıyor. Yıllık kazancı 25 milyon TL. Ticari hukuk alanında uzman bir isim. Özellikle şirket birleşme ve satın alma sözleşmelerinde onsuz bir masa düşünülemiyor. 1984 yılında İstanbul’da hukuk macerası başlayan Pekin 30 yıldır kurumsal bir şirket oluşturmak için çalışıyor. Pekin&Pekin Hukuk Bürosu’nda 50’den fazla avukat çalışıyor. Önemli sözleşmelerde ve hayati davalarda onun imzası var. Pekin’e göre, avukatlığın maddi ve manevi tatmini yüksek olsa da çok tehlikeli bir meslek. Asla hata yapma lüksünüz yok.

Vergi listesinde isminiz ilk sıralarda geçiyor. Bunun nedeni olarak neler söylersiniz? Avukatlar çok mu kazanıyor?

Türkiye’de 85 bin avukat var. Hepsinin çok para kazanması mümkün değil. Ama bunların içinde tabiki çok başarılı olanlar var ve onlar da verdikleri hukiki hizmetin karşılığını alıyorlar.

85 bin avukat var diyorsunuz ama adı ilk sırada yazan sizsiniz. Neden diğerleri değil de siz? Bu başarının altında hangi etkenler var?

Ben para kazanmak için avukat olmadım. Para kazanmak benim için amaç değil araç oldu her zaman. Benim için öncelik, mesleğimi en iyi şekilde yapmak. Para kazanmak için avukat olursanız başarılı olamazsınız. Ben bu işe başladığımda paralar paçamdan akmıyordu. Ay sonunu zor getiriyordum. Buna rağmen kendi uzmanlık alanım olarak gördüğüm ticaret hukuku, iş hukuku dışında herhangi bir dava kabul etmedim. Boşanma davası kabul etmedim. Bu işin ilk kuralı uzmanlaşmadır.

Avukatlığın bıçak sırtı noktaları nelerdir?

Bizim mesleğimiz aynı zamanda tehlikelidir. Doktor hastaya doğru müdahaleyi yapmazsa hasta ölür ve iş orada biter. Ama bizde öyle değil. Hata yaparsanız, temsil ettiğiniz insan her gün ölür. Çünkü o kararı düzeltmeniz artık mümkün değildir. Kendi kendinize bunun muhasebesini yaptığınızda huzurunuz kalmaz. Bu meslek insanı vezir de eder rezil de.

Başarınızda payı olan davalardan birkaç örnek verebilir misiniz?

1987-88 yılında başlayan Kemal Horzum davası benim dönüm noktalarımdan biridir. Ben davayı 1991 yılında devraldım. Dönemin Cumhurbaşkanı Turgut Özal davanın takipçisiydi. Karmaşık ve zorlu bir davaydı. Bir sebeple dava bana geldi. Ben asla bir davanın ortasından girmem, bu benim prensibimdir. İsterlerse bana dünyayı versinler ama yine de kabul etmem. Çünkü temelinden itibaren inşaatı siz kurmazsanız o binanın çökme ihtimali yüksektir. Ama dava o kadar zorluyduki, açıkçası kendimi denemek istedim. Kendimle yarışmak istedim. Nihayetinde davayı biz kazandık. Kemal Horzum zimmet davasında en üst ceza ile yargılandı. O zaman bu dava TRT’de canlı yayınlanıyordu. Herkes beni orada izledi. Benim de ünlenmem bu dava ile oldu.

Neden ticaret hukukunu seçtiniz?

Çünkü hukukta en grift, en karmaşık alanlardan biri. Boşanmada ya da diğer alanlarda böyle değil. Ticaret hukukunda alan çok geniş. Eğer alan genişse öğrenilecek çok şey var demektir.

Şirket satın alma ve birleşmelerinde şu sıralar bir hareketlilik var mı?

Şu anda bir hareketlilik yok. Bunun sebebi seçim dönemi. Yabancı yatırımcı seçim sonuçlarını bekliyor. Yabancıları Türkiye’de yatırım yapmaya teşvik eden iki unsur vardır: Ekonomik ve siyasi istikrar. Koalisyon hükümeti kurulunca yatırımcılar bu iki istikrarın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakacaklar. Eğer gerçekleşti ise yatırımlar yeniden başlayacak. Yabancıların gözünden koalisyon hükümeti çok daha olumlu karşılanıyor. Çünkü büyük çoğunluğu kapsayacak. Uzlaşma ortamı oluşacak. Şu anda durgun olan piyasa da böylelikle canlanacak.

Şirket birleşme/devralma sözleşmelerinde hangi hususlara dikkat etmek gerekir? Riskleri nelerdir?

Bu sözleşmeler avukatlara çok fazla sorumluluk getirir. Hata yapma şansınız yoktur. Eğer bir hata yaparsanız bunun bedelini iki şekilde ödersiniz. İlki, yaptığınız hatanın karşılığında müvekkilinizin bir zararı doğduysa onu ödersiniz. İkincisi ise bütün kariyeriniz biter. Bu paradan çok daha değerlidir. Bin tane başarılı iş yapın ama bir tanesinde hata yapın bir daha kendinizi asla toplayamazsınız. Benim meşhur bir söylemim vardır: “Ben Kuzey Kutbu’nda bir hata yapayım, bana orada avukatlık yaptırmazlar”.

Bir avukat olarak sizi buraya getiren elbette mesleki üstünlüklerinizdir. Ancak ticari yetenekler de gerekmez mi? İkisi arasında nasıl bir yönetim var?

Ben mesleğe İzmir’de başladım. 1984 yılında İstanbul’a taşındım. Çünkü İzmir’de ufkumu geliştireceğime inanmadım. Ve o tarihten itibaren tek başına avukatlığın da yapılamayacağını anladım. Çünkü bir insanın 24 saati bu kadar işi bitirmesi için yetmez. Ben de o tarihten itibaren hem insana hem teknolojiye yatırım yapmaya başladım. Ve bunun sonunda kurumsallaşmaya başladık. 2008 sonunda 23 yılda bu avukatlık bürosunu bir kurum haline getirdim. Burası şimdi bir makine gibi çalışıyor. 24 saat 365 gün açıktır. Aşağıdaki kapı hiçbir zaman kilitlenmez. Biz yurtdışı ile çalışıyoruz. Dünyanın her yerinden müvekkilimiz var. Onların ihtiyaçlarına her an cevap verebilmeliyiz. Aksi düşünülemez.

BAŞARININ İKİ SIRRI

UZMANLAŞMA: Bu işin ilk kuralı uzmanlaşmadır. Hukuk çok derin bir bilim, hepsini bir anda bilemezsiniz. Bir yerde boşanma, bir yerde arazi ihtilafına bakamazsınız. Her şeyi bilemezsiniz. Ama alanı daraltırsanız bilginiz uzmanlığa doğru gider.

İLKELİ OLMA: Bu işte ilkeli olmak önemli. Ben asla bir davanın ortasından girmem, bu benim prensibimdir. İsterlerse bana dünyayı versinler ama yine de kabul etmem. Çünkü temelinden itibaren inşaatı siz kurmazsanız, o binanın çökme ihtimali yüksektir.

Esra Kızıltan / Turkishtime

bulgaristan tarım ürünleri ithalatı ve ihracatı
İthalat & İhracat, Sektörler,

Türkiye İle Bulgaristan arasındaki tarım ürünleri ticareti

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Bulgar mevkidaşı Tzvetan Dimitrov ve iki ülke bakanlık yetkilileriyle bir araya geldi.

Daniş, AA muhabirine yaptığı açıklamada, birkaç ay önce Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile Bulgaristan’a bir ziyaret gerçekleştirdiklerini söyledi. Ziyarette, iki bakanın da bazı konularda mutabık kaldığını aktaran Daniş, “Şimdi onun bir uzantısı olan toplantıyı burada yapacağız. Tarımsal ve hayvansal anlamdaki ticareti nasıl geliştirebiliriz, nasıl kolaylaştırabiliriz onları konuşacağız. Bazı yaşadığımız teknik problemler varsa bunları nasıl aşabiliriz ve iki komşu olarak ticaret hacmimizi nasıl artırabiliriz toplantısı yapıyoruz.” diye konuştu.

Bulgaristan Tarım, Gıda ve Ormancılık Bakan Yardımcısı Dimitrov da bir yıldır görüştüklerini ve konuları kendi aralarında değerlendirdiklerini dile getirerek, sağlanan diyalog ve görüşme için Bakanlık çalışanlarına teşekkür etti. Açıklamaların ardından Daniş, Dimitrov ve bakanlık yetkilileri, Edirne Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’nde basına kapalı toplantı gerçekleştirdi.

bulgaristan süt ürünleri üreticileri
Sektörler,

Bulgaristan’da faaliyet gösteren süt ve süt ürünleri üreticileri

Bulgaristan Tarım, Gıda ve Ormanlar Bakanlığı’nın verilerine göre, Bulgaristan’nın ilk 25 süt ve süt üreticisi şirketler piyasanın yüzde 67,6’sına hakim.

Bulgaristan Tarım, Gıda ve Ormanlar Bakanlığı’nın verilerine göre, 2016 yılında ülkede faaliyet gösteren süt ve süt ürünleri üreticisi 213 şirket 544 milyon litre süt işlemiş bulunuyor. Ülkedeki süt ürünleri üretiminde kullanılan süt:

  • İnek sütü: % 93,6;
  • Koyun sütü: % 4;
  • Keçi sütü: % 1,9;
  • Manda sütü: 0,5.

Bulgaristan’daki ilk 10 süt ve süt ürünleri üretici şirketler:

Üretici         

Satış gelirleri (bin leva)

Değişim

2016/2015

2016

2015

Obedinena Mleçna Kompaniya

73 885

71 789

% 2,92

Tirbul

56 390

60 740

– % 7,16
Dimitar Majarov – 2

42 071

36 726

% 14,55

Schreiber Foods Bulgaria

35 439

37 942

– %6,6
Meggle Bulgaria

31 734

41 228

– % 23,03
Em Jey Deriz

22 419

20 063

11,74

Elvi

20 318

17 423

16,62

BCC Handel

19 283

19 396

– 0,58
Makler – Commerce

19 067

18 458

3,30

Mandıra – Riltsi

17 482

19 159

– 8,75

Not: Dondurma üretimi hariç

Bulgaristan Tarım, Gıda ve Ormanlar Bakanlığı’nın Bulgaristan süt ve süt ürünleri raporu

bedelsiz hisse dağıtımı
Borsa,

Bedelsiz hisse dağıtımı nedir nasıl hesaplanır?

Bedelsiz hisse dağıtımı nedir neden yapılır? Bedelsiz hisse dağıtımı nasıl hesaplanır?

Bedelsiz hisse dağıtımı nedir neden yapılır?

Bedelsiz hisse dağıtımı, şirketin ana ortakları öz sermayesinden bulunan kalemlerden özellikle net karını ya da geçmiş dönem karını ödenmiş sermayeye eklemek için yapılır.

Bedelsiz Sermaye Artırımının şirketlere sağladığı avantajlar nelerdir ?

Bedelsiz Sermaye Artırımı şirketlere ek bir finansman kaynağı sağlamamaktadır. Ancak, Bedelsiz Sermaye Artırımının en önemli avantajlarından biri emisyon primi ile iştirak ve duran varlık satış karı kalemlerinden yapılan sermaye artırımlarının şirketlere sağladığı vergi avantajıdır. Diğer bir avantaj ise şirketlerin enflasyon karşısında erimiş olan sermayelerini güncelleyebilmeleridir.

Bedelsiz Sermaye Artırımı şirketlerin toplam piyasa değerlerini etkiler mi ?

Bedelsiz Sermaye Artırımı şirketlerin toplam piyasa değerini etkilemez.

Bedelsiz hisse dağıtımı nasıl hesaplanır?

Şirket ödenmiş sermayesine eklemek istediği sermaye kadar nominal değeri (1 TL üzerinde) diğer hisse sahiplerine hisse senedi olarak dağıtır.

Örneğin, net dönem kârından 20 milyon TL ödenmiş sermayeye eklemek isterse bu durumda 20 milyon adet hisse senedi dağıtır. Mesela şirketin yüzde 100 oranında bedelsiz dağıtacağını duyurması, hisse sahiplerine hisse başına 1 hisse; yüzde 200 bedelsiz hisse dağıtması hisse sahiplerine hisse başına 2 hisse vereceği anlamına gelir.

Şirketin net karından ya da geçmiş yıl karından ne kadarı ödenmiş sermayeye ekleyeceği ise şirket politikasıyla ilgilidir. Ayrıca bir formülü bulunmaz.

Bir hisse senedinin bedelli ya da bedelsiz potansiyeli olması yatırımcıları neden ilgilendiriyor?

Öncelikle “bedelsiz potansiyelinin” kısaca şirketin ana ortaklığına ait öz sermayenin ödenmiş sermayeye bölünmesiyle elde edildiğini belirtelim. Ancak ortaya çıkan rakamın bedelsiz hisse vereceği anlamına gelmediğini “verebilme potansiyelini” gösterdiğini de söylemekte fayda var. Çünkü şirketler elde ettikleri karı farklı alanlarda da değerlendirebilir. Şirketler ortaya çıkan bu rakamı, bedelli hisse senedi, temettü ödemesi veya yeni yatırımlar için kaynak olarak kullanabilir.

Bir şirketin bedelsiz hisse senedi verme potansiyelinin olması, bu yatırımcılara verilmesi bile (verilebileceği beklentisi nedeniyle) o hisse senedinin cazibesini artırır. Bu da yatırımcılar açısından psikolojik olarak olumlu bir etkisi olduğunu söyleyen analistler, bunun yatırımcıların hiçbir bedel ödemeden hisse sayısını artırma imkanına kavuşmalarına bağlıyor.

Kısacası bedelsiz hisse dağıtımında elinde o hisse olan yatırımcılar hiçbir bedel ödemeden hisse sayılarını artırabiliyor.

Daha açık bir anlatımla bedelsiz hisse dağıtımı, şirketin sermayesini iç kaynaklardan karşılayarak çıkardığı hisse senetlerinin bir “bedel” karşılığı olmaksızın ortaklarına dağıtması olarak tanımlanıyor.

Analistler, bir şirket tarafından bedelsiz hisse dağıtılacağına yönelik açıklamanın akabinde, elinde o hisse senedi bulunan yatırımcıların, açıklanan oran üzerinden belirlenen tarihte bedelsiz hisse almaya  hak kazandığını da hatırlatıyor.

Öte yandan ‘bedelli sermaye artırımı‘nın ise şirkete ek bir finansman kaynağı sağlaması amaçlandığı belirtiliyor. Bedelli sermaye artırımı, sermaye artırımına giden bir anonim şirketin hissedarlarına nominal değeri üzerinden satışını teklif ettiği hisse senetleri olarak tarif ediliyor.

Yatırımcılar bu hisse senetleri için bir bedel ödemek zorunda oldukları için bedelsiz kadar cazip bir sermaye artırımı olmuyor.

ŞİRKETLER BEDELSİZ HİSSE DAĞITMAK ZORUNDA MI?

Şirketlerin ödenmiş sermaya hariç diğer bilanço kalemlerinden özellikle net kâr ya da geçmiş  yıllardan dağıtılmamış kârlar üzerinden hisse dağıtabileceğini gibi şirketlerin dağıtabileceği “bedelsiz hisse” potansiyelini dağıtma zorunluluğu bulunmuyor.

ons altın fiyatı
Altın Fiyatları,

1 ons altın kaç gram fiyatı nasıl hesaplanır?

1 ons altın kaç gramdır? Ons altının fiyatı nasıl hesaplanır?

1 ons altın kaç gramdır? Ons altının fiyatı nasıl hesaplanır?

Altın dünyanın her yerinde aynı ağırlık birimi ile alınıp satıldığını söylemek pek mümkün olmamakla birlikte genelde en fazla kullanılan ağırlık birimi ons ve gramdır. Altının dünya borsalarındaki geleneksel ağırlık birimi troy ons olup, bir ons; 31.10 gram saf altına karşılık gelmektedir.

1 kilogram ağırlığındaki has altın külçesi 32.15 ons’a karşılık gelmektedir.

1 kg = 32,15 ons
1 ons = 31,10 gr.
1 lot Altın = 100 ons

Ons/dolar fiyatından gram/TL fiyatı aşağıdaki şekilde elde edilir:

Altın(gram/TL) = XAUUSD / 31.1 x USDTRY

Örnek: XAUUSD = 1797 ve USDTRY = 1.7600 iken bir gram altın;
1797 / 31.1 x 1.76 = 101.6 TL olacaktır.

Not: 1 ons altın; tam olarak 31,1034768 gram‘a eşittir, ancak bu saf altında olup normal olarak 1 ons altın = 28,3495231 gram altına eşittir.

ithalat nasıl yapılır
İthalat & İhracat,

İthalat nasıl yapılır? Kimler ithalat yapabilir?

İthalat nasıl yapılır? Nasıl ithalat yapılır? Nasıl ithalatçı olunur? Kimler ithalat yapabilir?

İthalat yapabilmek için özel bir ithalat belgesi gerekmemektedir. Vergi numarasına sahip, her gerçek kişi ve tüzel kişi ile tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat hükümlerine istinaden hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan kişiler ortaklıkları ithalat işlemlerini yürütebilir.

İthalata başlamadan önce ithalini düşündüğünüz ürünler için ülkemiz gümrüğünde gerekli prosedür, belgeler, ithalini düşündüğünüz malın tam ve doğru gtip numarasının belirlenmesi ve gümrük vergisi gibi konularda tecrübeli gümrük müşavirlerine; ithalat yapmak üzere şahıs veya limited şirketi kurmanın avantajları ve dezavantajları ile gerekli prosedürler ve mevzuat konularında mali müşavirlere danışmanızı tavsiye ederim.

Kimler İthalat Yapabilir? Nasıl İthalatçı Olunur?

Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca vergi numarası verilen her gerçek ve tüzel kişi ile tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat hükümlerine istinaden hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan kişiler ortaklıkları ithalat yapabilirler.

Hangi tür ithalatlarda vergi numarasına sahip olma şartı aranmaz?
Aşağıda belirtilen türdeki ithalatlarda vergi numarasına sahip olma şartı aranmaz:

  • Özel anlaşmalara dayanan ithalatta,
  • Kitap ve diğer yayınların ithalatında,
  • Ülkemizde açılan uluslararası fuar ve sergilerde T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığınca perakende satışına izin verilen malların ithalatında ve
  • Gümrük Müsteşarlığı’nın “Vergi Kimlik Numarası Aranmayacak Haller’’ hakkındaki 2001/45 sayılı genelgesi uyarınca, 13.01.2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar”da belirtildiği üzere özetle;
  • Yurt dışından Türkiye Gümrük Bölgesindeki bir kişiye mektupla veya posta paketi ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gönderilen ve gerçek kıymeti gönderim başına toplam 100 AVRO’yu geçmeyen, ticari miktar ve mahiyette olmayan alkol ve alkollü ürünler ile tütün ve tütün ürünleri hariç her türlü eşya,
  • Yolcuların beraberlerinde ya da yolcudan iki ay önce veya altı ay sonraki süreler içerisinde gelen, kendi kullanımlarına mahsus gayri ticari nitelikteki kullanılmış veya kullanılmamış zati eşya,
  • Kanuni ikametgahını Türkiye Gümrük Bölgesine kesin olarak nakleden gerçek kişilere ait alındığı tarihte üç yaşından büyük olmayan kullanılmış motorlu veya motorsuz özel kara nakil vasıtaları,
  • Kanuni ikametgahını Türkiye gümrük bölgesine nakleden gerçek kişilere ait kullanılmış ev eşyası,
  • Evlilik ( ikametgahı Türkiye’de olan bir Türk ile evlenerek gelmiş olan veya evlenmek üzere yabancı ülkedeki asli ikametgahını terk ile Türkiye’ye gelmiş ve burada evlenmiş olan ya da herhangi bir sebeple (turizm, ziyaret, tahsil, memuriyet gibi) Türkiye’ye gelip en çok bir yıl içinde yine ikametgahı Türkiye’de olan bir Türk ile evlenmiş bulunan) nedeni ile ithal edilen eşya,
  • Kanuni ikametgahı Türkiye Gümrük Bölgesinde bulunan gerçek kişilerin, bir iş veya mesleği icra etmek amacı ile geçici olarak ve en az 6 ay süre ile Türkiye Gümrük Bölgesi dışında kaldıktan sonra getireceği kullanılmış ev eşyası, ithalinde “vergi kimlik numarası” aranmaması gerekmektedir.

İthalat yapabilmek için gerekli şartlar

Kimler ithalat yapabilir? Hangi tür ithalatlarda vergi numarasına sahip olma şartı aranmaz? Tacir olmayan gerçek kişiler hangi malları ithal edebilirler?

Vergi numarasına sahip, her gerçek kişi ve tüzel kişi ile tüzel kişilik statüsüne sahip olmamakla birlikte yürürlükteki mevzuat hükümlerine istinaden hukuki tasarruf yapma yetkisi tanınan kişiler ortaklıkları ithalat işlemlerini yürütebilir. İthalat yapmak isteyen kişiler, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde almaları gereken belgelerle birlikte doğrudan gümrük idarelerine başvururlar.

Hangi tür ithalatlarda vergi numarasına sahip olma şartı aranmaz?

Özel anlaşmalara dayanan ithalatta,

Kitap ve diğer yayınların ithalatında,

Ülkemizde açılan uluslararası fuar ve sergilerde T.C. Başbakanlık, T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca perakende satışına izin verilen malların ithalatında ve Gümrük Müsteşarlığı’nın “Vergi Kimlik Numarası Aranmayacak Haller” hakkındaki 2001/45 sayılı genelgesi uyarınca da, 13.01.2000 tarihli 2000/53 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki “Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar”da belirtildiği üzere;

Yurt dışından Türkiye Gümrük Bölgesi’ndeki bir kişiye mektupla veya posta paketi ya da hızlı kargo taşımacılığı yoluyla gönderilen ve gerçek kıymeti gönderim başına toplam 100 EURO’yu geçmeyen ve ticari miktar ve mahiyette olmayan her türlü eşya,

Yolcuların beraberlerinde ya da yolcudan iki ay önce veya altı ay sonraki süreler içerisinde gelen, kendi kullanımlarına mahsus, gayri ticari nitelikteki kullanılmış veya kullanılmamış zati eşya,

Kanuni ikametgâhını Türkiye Gümrük Bölgesi’ne kesin olarak nakleden gerçek kişilere ait alındığı tarihte üç yaşından büyük olmayan kullanılmış motorlu veya motorsuz özel kara nakil vasıtaları,

Kanuni ikametgâhını Türkiye gümrük bölgesine nakleden gerçek kişilere ait kullanılmış ev eşyası,

Evlilik (ikametgâhı Türkiye’de olan bir Türk ile evlenerek gelmiş olan veya evlenmek üzere yabancı ülkedeki asli ikametgahını terk ile Türkiye’ye gelmiş ve burada evlenmiş olan ya da herhangi bir sebeple (turizm, ziyaret, tahsil, memuriyet gibi) Türkiye’ye gelip en çok bir yıl içinde yine ikametgahı Türkiye’de olan bir Türk ile evlenmiş bulunan) nedeni ile ithal edilen eşya,

Kanuni ikametgâhı Türkiye Gümrük Bölgesi’nde bulunan gerçek kişilerin, bir iş veya mesleği icra etmek amacı ile geçici olarak ve en az 6 ay süre ile Türkiye Gümrük Bölgesi dışında kaldıktan sonra getireceği kullanılmış ev eşyası, ithalinde “vergi kimlik numarası” aranmaması gerekmektedir.

Tacir olmayan gerçek kişiler hangi malları ithal edebilirler?

Tacir olmayan gerçek kişiler, özelliği ve niteliği itibariyle, özel, şahsi ve ailevi kullanıma mahsus olduğu anlaşılan veya hediye amaçlı olarak getirildiği açıkça belli olan maddeleri ithal edebilirler.

lavazza kahvesi bulgaristan
Sektörler,

Bulgaristan kahve sektörü yüzde 7 büyüdü

no comment

Bulgaristan’da kahve sektörü 2017’de yıllık bazda yüzde 7,1 artış yaşadı ve 209 milyon levaya ulaştı.

Lavazza’nın Doğu Avrupa Pazarlama Müdürü Paola Autiero, Bulgaristan’ın perakende kahve piyasasının 2017 yılında yıllık bazda % 7,1 artış yaşadığını ve 209,3 milyon levaya ulaştığını açıkladı. Paola Autiero 2017’de satılan kahve miktarlarının da yıllık bazda % 2,9 artış yaşadığını ve 10,37 milyon kilograma ulaştığını aktardı.

Bulgaristan’daki kahve tüketimi için yaptığı önemli tespitler:

  • Bulgarların % 95’i kahve tüketiyor;
  • Kişi başına yıllık ortalama kahve tüketimi: 3,3 kilogram;
  • Günlük ortalama kahve tüketimi: 2,2 bardak;
  • En fazla tercih edilen kahve çeşitleri (sırasıyla):
  1. Espresso;
  2. Küçük boy kahve;
  3. Büyük boy kahve (sütlü);
  4. Anlık kahve;
  5. Cappuccino.

Paola Autiero, Bulgaristan’da kahvenin en fazla tüketildiği yerlerin ofisler olduğuna dikkat çekti.

Kaynak: www.capital.bg