Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Steve Blank: Türkiye’de start up’lar çok zeki ve agresif
01 Kasım 2015 Pazar 22:20

Steve Blank: Türkiye’de start up’lar çok zeki ve agresif

Steve Blank, girişimcilik dünyasının gurularından biri olarak kabul ediliyor. Udacity ve Votizen gibi önemli girişimlere yatırım ve mentorluk yapmaya devam eden Steve Blank, Silikon Vadisi'nin en önemli 10 kanaat önderinden biri olarak kabul ediliyor.

Silikon Vadisi'nin en önemli 10 kanaat önderinden biri olan Steve Blank, bir girişimin melek yatırım alabilmesi ve başarıya ulaşabilmesi için mutlaka bir müşteri portföyüne sahip olması gerektiğini söylüyor.

Türk start up’ların çok zeki ve agresif olduğunu ifade eden Blank, girişimcilere dört altın öğüt veriyor: “Ne düşündüğünüze, ne yaptığınıza, ne bulduğunuza ve ne yapacağınıza odaklanın.

Dünyanın girişimcilik merkezi olan Silikon Vadisi’nin müthiş bir çıkış yakaladığı 80’ler ve 90’lar boyunca birçok yüksek teknoloji şirketinde çalışan ünlü girişimci ve yazar Steve Blank, 3-5 Ekim tarihlerinde düzenlenen Startup İstanbul’un konuğu oldu. 

Özel olarak Ekonomist’e konulan Blank’e göre dünyadaki melek yatırımcı tipi değişti. Akıllı olarak tanımladığı yeni nesil melek yatırımcıların yalın girişimlere ilgi duyduğunu ifade eden Blank, dünyaya açılma fikriyle yola açılan girişimlerin çok daha rahat yatırım alabildiğine dikkat çekiyor. 

ABD’deki melek yatırımcıların start up’ın ne kadar gelir sağladığından ziyade ne kadar kullanıcıya ulaştığı ve o kullanıcıyı ne kadar verimli kullandığıyla ilgilendiklerini söyleyen Blank, burada oluşturulan müşteri portföyünün öneminin altını çiziyor. 

Blank, start up girişimcileri için şu dört noktaya dikkat çekiyor: “Ne düşüdüğünüze, ne yaptığınıza, ne olduğunuza ve ne yapacağınıza odaklanın.”

Steve Blank, sorularımızı şöyle yanıtladı:

Dünyada girişimcilik trendinin nasıl bir değişim geçirdiğini kısaca değerlendirir misiniz?

Son beş yılda girişimciler Silikon Vadisi’nden tüm dünyaya yayılmış durumda. Bundan birkaç yıl öncesine kadar girişimci dendiğinde aklımıza hemen restoran sahibi ya da kıyafet mağazası açan kişi gelirdi. Ancak girişimci kavram son beş yılda hızla değişti. Şu an biz teknoloji girişimcileri hakkında konuşuyoruz. Geçtiğimiz beş yılda üç önemli şey oldu. Bunlardan birincisi, artık herkesin internete kolayca ulaşır hale gelmesi. İkimcisi, akıllı telefonların milyonlarca insanın cebine girmesi. Üçüncüsü ise Amazon web servisinin web’in bir alışveriş platformuna dönüşmesine zemin hazırlaması. Bunlar sayesinde teknoloji girişimi kurmak milyon dolarlardan birkaç bin dolara düştü. Bundan dolayı artık girişimciliğin hangi sektörde olursa olsun teknoloji tabanlı bir hale dönüştüğünü söyleyebiliriz. Yani teknoloji olmadan girişimciliği hayal edemeyiz.

Girişim gurusu olmanızın yanı sıra sizin de yapmış olduğunuz melek yatırımlar var. Melek yatırımcıların yatırım refleksinde bir değişim gözlemliyor musunuz?

Eğer siz geleneksel prensipleri benimsemiş bir melek yatırımcıysanız, kendi bildiğiniz sahalara yönelir ve risk almazsınız. Bundan birkaç yıl öncesine kadar bu tip yatırımcı örneği hakimdi. Ancak bu da değişti ve benim ‘akıllı’ olarak tanımladığım melek yatırımcı tipi lean start up’lara (yalın girişim) yatırım yapmaya başladı. Dünyadaki ve gözlemlediğim kadarıyla Türkiye’deki melek yatırımcılar da dünyada açılma fikriyle yola çıkan girişimlere yatırım yapıyor. Burada ‘global olmak ideali’ melek yatırımcıyı en çok cezbeden nokta diyebilirim.

Bizim ülkemizde melek yatırımcılar start up’lara iş modellerinde ne zaman kâra geçecekleriyle daha ilgileniyor. ABD’de de aynı durum geçerli mi?

Tabii ki değil. ABD’de insanlar geleceğe yatırım yapıyor. Buna en iyi örnek olarak WhatsApp’ı verebilirim. İlk başladıklarında ne ellerinde bol bir sermaye vardı, ne de işlerini kâra dönüştürebilecek bir model. 16 milyar dolara şirketlerini sattılar. Bu satış esnasında 300 milyondan fazla kullanıcıları vardı. ABD’deki yatırımcılar daha çok gelirden ziyade ne kadar kullanıcıya ulaştığına ve o kullanıcıyı ne kadar verimli kullandığınla ilgileniyor.

Yani bu noktada müşteri portföyü en önemli nokta mı? 

Kesinlikle.

Melek yatırımcılık açısından ABD’nin derin bir kültürü ve know how’ı var. Bu yolda hızla ilerleyen bir ülke olarak Türkiye’deki melek yatırımcılara neler tavsiye edersiniz?

Sizin de ifade ettiğiniz gibi, Türkiye’de melek yatırımcılık alanında çok hızlı büyüyen güzel bir ekosisteminiz var. Melek yatırımcılık açısından Türkiye, Berlin ya da Londra’dan çok geride değil. Neredeyse onları yakaladıklarını bile söyleyebilirim. Girişimci gibi yatırım yapmak için senin de gerçekten bir girişimci olman gerekiyor. Neyin çalışıp neyin çalışmadığını bilmen gerekiyor. Melek yatırımcılığa bir gecede başlayamazsın. Yine WhatsApp örneğine atıfta bulunarak, Türkiye’deki melek yatırımcılara da büyük düşünmelerini tavsiye ederim.

Türkiye’deki start up eko sistemini takip edebilme şansınız oluyor mu?

Evet ediyorum. Bence çok zekiler ve girişimci olma konusunda agresifler. Aslında bakarsanız benim ilgilendiğim ne kadar zeki oldukları değil. Nereden başladıkları, nasıl bir süreç geçirdikleri ve sürecin sonunda ne öğrendikleri. Yani buradaki en temel nokta edindikleri tecrübe. Start up bir yolculuktur. Bu yolculukta girişimcinin ne kadar zeki davranabildiğini önemserim.

Melek yatırım almak isteyen start up şirketlere neler tavsiye edersiniz?

Mutlaka bir müşteri portföyü yaratın. Ne düşündüğünüze, ne yaptığınıza, ne bulduğunuza ve ne yapacağınıza odaklanın.

Türkiye’de hemen hemen herkesin bir fikri var. Ancak bunu ticarileştirme yani iş modeline dönüştürme noktasında sıkıntılar yaşıyor. Bunun temel nedenlerinden biri “Fikrimi söylersem çalınabilir” endişesi. Girişimci adaylarının fikirlerini paylaşmaları doğru mu yanlış mı?

Web ve mobil konusunda herkesin bir fikri var. Kazanan bu fikri ilk harekete geçiren kişidir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki, ilk aklınıza gelen fikir çoğunlukla yanlış olandır. Girişimci, doğruyu, o yanlış fikrin üzerine gittiğinde öğrenecektir. Dolayısıyla fikrinizi paylaşmaktan çekinmeyin. Burada asıl önemli olan bokta, bilim hakkındaki fikirlerin paylaşılmaması gerektiği. Çünkü bu fikirler patentlenebilir ve dünyayı değiştirebilir.

Start up İstanbul gibi etkinlikler girişimcilik ekosistemine nasıl katkı sağlıyor?

Çok önemli buluyorum. İnsanların bir araya gelip fikirlerini ve tecrübelerini paylaşmasını çok önemsiyorum.

Önümüzdeki yıllarda özellikle hangi alanlardaki girişimlerin trend olacağını öngörüyorsunuz?

Yapay zeka ve derin öğrenme (makineye görüntü ve ses tanımada farklı bir boyut kazandıran algoritma). Bunun yanı sıra tüketici donanımları alanın da büyümeye devam edecek.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA