Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Paranın yeni adresi emtia yatırımı nasıl yapılır?
18 Şubat 2011 Cuma 00:01

Paranın yeni adresi emtia yatırımı nasıl yapılır?

Emtia yatırımı nasıl yapılır? Yatırım yapmak istemeyen yatırımcılar nasıl yatırım yapabilir?

2010 altın yılıydı. Uzmanlara göre, 2011 de bakır yılı olacak. Başta şeker ve mısır olmak üzere tarım ürünlerine yatırım da yüksek kazanç vaat ediyor. İşte yeni dönemin yeni yatırım ürünlerinde daha fazla kazanmanın yolları…

Faizlerdeki düşüş trendine bağlı olara azalan getiriler, yatırımcıları yeni arayışlara itiyor. Faizlerin eski cazibesini yitirmesi, dövizin yatırım aracı olmaktan çıkması, borsanın ise dalgalı bir seyir izlemesi nedeniyle birçok yatırımcı artık emtia fonlarına yöneliyor…

Nitekim uzmanlar da emtia fonları ile yurtdışı piyasalarda direkt yatırım yapabilen emtia ürünlerinin 2011 yılının en gözde yatırım araçlarından bir olacağını iddia ediyorlar. Son zamanlarda aracı kurumlar da bu alandaki taleplere bağlı olarak sürekli yeni ürünler çıkarıyor.

Evet, bu hafta, artan ilgi ve beklenen yüksek getiriler nedeniyle pamuktan doğalgaza, mısırdan bakıra, kakaodan kahveye birçok ürüne yatırım yapma fırsatı sunan emtia araçlarını inceledik…

EN ÇOK PAMUK KAZANDIRDI

Hatırlanacağı gibi emtialar 2010 yılı içinde genelde iyi performans göstererek yatırımcılarının yüzünü güldürdü. Geçen yıl en fazla yükseliş pamuk fiyatlarında olmuştu. Yüzde 104 oranında artan pamuk fiyatlarını, yüzde 82 ile gümüş izlemişti. Yine yatırımcısına en fazla kazandıran ürünler arasında yüzde 68 getiri sağlayan kahve de yer almıştı. Endüstriyel metallerde nikel yüzde 32.44’lük getiri sağlarken tarım ürünlerinde ise Kansas buğdayı yüzde 41.58, mısır fiyatları ise yüzde 33.69 yükselmişti.

Peki geçen yıl bütün emtialar kazandırdı mı? Tabii ki hayır. En kötü performansı, fiyatı 38.04 oranında düşen doğalgaz göstermiş; onu yüzde 11.37 ile kakao, yüzde 8.55 ile de çinko takip etmişti.

BAKIRDA YÜKSELİŞ BEKLENİYOR

Emtiaların geçen yıl genel anlamda yatırımcının yüzünü güldürdüğünü söylemek mümkün. 2010’da özellikle merkez bankalarının gevşek para politikaları ve likidite bolluğu emtia fiyatlarının yükselişinde önemli rol oynamıştı. Bu yıl ise global ekonomideki düzelmenin emtiaların kullanımını artırması ve buna bağlı olarak da fiyatların yine artması bekleniyor.

En fazla yükseliş beklentisi ise bakıra yönelik. 2011’de global bakır piyasasında 800 bin ton arz açığı bekleniyor. Alüminyumda, yüksek stok miktarlarının yükselişi sınırlaması bekleniyor. Petrolde ise yine artan talep nedeniyle fiyatların 100 doların üzerine çıkacağı düşünülüyor.

Doğalgazda beklenti yok. Stok fazlalılığının devam edeceği beklentisi doğalgazda fiyatları düşürebilir. Kahve için yüksek üretim miktarının fiyatları aşağı çekeceği, şekerde ise tam tersine fiyatların yüksek seyredeceği tahmin ediliyor.

Değerli metallerden platinde, otomotiv sektörünün artan talebiyle yükselen tüketimin arz açığına neden olması bekleniyor. Bu da fiyatların yükseleceği anlamına geliyor. Altında ise merkez bankalarının ve Çin’in talebinin artacağı beklentisiyle yine yukarı yönde hareket bekleniyor.

Tarımsal ürünlerde soya ve buğdayda beklenen yüksek rekoltenin yükselişi sınırlayacağı tahmin ediliyor. Mısır fiyatlarının 2010’daki gibi güçlü kalacağı öngörülüyor.

NASIL YATIRIM YAPILIR?

Peki bu fırsatlardan nasıl yararlanılır? Bu ürünlere nasıl yatırım yapılır? Hemen belirtelim, bu ürünlere yatırım yapmak için bu alana yatırım yapan aracı kurumlardan hesap açmak ve o oracı kurumların özel olarak hazırladığı platformları kullanmak gerekiyor.

Örneğin, İş Yatırım tarafından geliştirilen TradeMaster aracılığıyla yatırımcılar; bilgisayar, iPhone veya iPad’lerinden derinlikli-anlık piyasa verilerini inceleyerek, Türkiye’de ve dünyada birçok borsada, hisse senedi ve vadeli işlem kontratlarında 24 saat işlem yapabiliyor.

İş Yatırım Pazarlama Müdürü Can Pamir, TradeMaster aracılığıyla yapılacak işlemler için herhangi bir alt sınır olmadığını söylüyor. Ancak bazı yatırım araçlarında (örneğin bazı future sözleşmelerde) ilgili ülkenin borsasının uyguladığı belirli minimum teminat büyüklükleri var. Eğer o kontratta veya enstrümanda işlem yapmak isteniyorsa minimum o kontrat büyüklüğünün sağlanması gerekiyor. Örneğin, Chicago borsasındaki bir altın kontratı için bu rakam 6.751, gümüş kontratı içinse 11.138 dolar. New York borsasındaki bir petrol kontratı içinse 5.063 dolar…

Oldukça geniş bir spektruma sahip olan TradeMaster, Türkiye dışında dünyada birçok farklı borsada işlem yapmaya olanak sağlıyor. Bu programla ABD, (AMEX, NASDAQ, NYSE, OOTC, OTCBB, CME, ECBOT, GLOBEX, ICE), Almanya (FSE, EUREX), Avustralya (ASX, SFE), Avusturya (VIE), Belçika (BRU), Danimarka (OMX), Finlandiya (HSE), Fransa (PAR), Hollanda (AMS, LIFFE), İngiltere (LSE, ICE), İspanya (SIBE, MEFF), İsveç (SSE), İsviçre (SWX, VX), İtalya (MIL, IDEM), Japonya (TYO), Norveç (OSE), Portekiz (LISB) ve Singapur’da (SGX-DT) al-sat yapılabiliyor.

100’Ü AŞKIN ENSTRÜMAN

TradeMaster aracılığıyla bu borsalarda hisse senetlerinin yanı sıra vadeli döviz kontratlarından vadeli emtia kontratlarına kadar petrol, altın, bakır, kahve, şeker, pamuk, buğday veya borsa yatırım fonlarına (ETF) yatırım yapmak mümkün. Bu da 100’ü aşkın enstrüman anlamına geliyor.

Can Pamir, ağırlıklı olarak piyasa ve ürün bilgileri kuvvetli, global ekonomik ve politik gelişmeleri yakından takip eden daha profesyonel yatırımcıların yurtdışı borsalara ilgi gösterdiğini söylüyor: “Bu ilginin ve işlem hacimlerinin giderek arttığını görüyoruz. Bununla beraber, üniversiteden yeni mezun olmuş, genç bir kitlenin de ilgisi hissediliyor. Bu kesim daha atak ve farklı ürünleri denemekte cesur ve istekli. Önümüzdeki dönemde genç yatırımcıların bu konuda daha aktif olacağını tahmin ediyorum.”
Deniz Yatırım aracılığıyla da yurtdışı vadeli piyasalarda gerek vadeli işlem (futures) gerekse opsiyon sözleşmelerinde işlem yapmak mümkün. Hesap açılımını takiben anlık fiyatları izleyerek işlem yapmak mümkün. Bu piyasalarda işlem yapabilmek için ilgili borsanın, her bir kontrat için ayrı ayrı belirlediği başlangıç teminatının hesapta mevcut bulunması gerekiyor. Bu başlangıç teminatı da örneğin mini-mısır kontratları için 405 dolar. Altın için 6.751, S&P Goldman Sachs Emtia fonu içinse 14.375 dolar isteniyor. Bu teminatlar piyasa şartlarına göre borsa tarafından değerlendirilerek zaman zaman değişebiliyor.

Öte yandan uzmanlar, bu piyasalara yatırım yapanlara, zaman zaman yaşanacak dalgalanmaların yüksek kar ve zararlara neden olabildiğini hatırlatmadan geçemiyorlar.

Genellikle Amerika’da bulunan vadeli işlemler borsalarında (CME, COMEX, NYMEX, ICE gibi) işlem yapılabiliyor. Enerji ürünleri NYMEX’te, değerli metaller COMEX’te, tarım ürünleri CBOT’de, soft emtia olarak adlandırılan pamuk, kahve gibi ürünlerse ICE borsasında işlem görüyor. Ayrıca endüstriyel metallerde uzmanlığı bulunan Londra Metal Borsası veya bazı ürünlerde belli ülkeler fiyatta belirleyici olabiliyor.

FİYATLAR ARTACAK

Deniz Yatırım Yurtdışı Vadeli İşlemler Yetkilisi Hakan Tekin, global ekonomideki düzelmenin emtia kullanımını artıracağı kanısında. Bu etkinin özellikle bakırda fazla olacağı beklentisine işaret eden Tekin, “Çünkü bu yıl global bakır piyasasında 800 bin ton arz açığı olacağı bekleniyor. Alüminyumda ise yüksek stok miktarları yükselişi sınırlayacak” diyor. Petrolde ise yine artan talebin fiyatları 100 doların üzerine çıkarması bekleniyor. Tekin, tarımsal ürünlerde soya ve buğdayda beklenen yüksek rekoltenin yükselişi sınırlayacağını, mısır fiyatlarının ise 2010’daki gibi güçlü kalacağını tahmin ediyor.

Yapı Kredi Yatırım da yurtdışı hisse senedi ve vadeli piyasalarda, müşterilerine Tradebox platformu üzerinden işlem yapma imkanı sağlıyor. Bu hizmetin yanında yatırımcılar, cep telefonu, internet veya müşteri temsilcisi aracılığıyla işlem yapabiliyor. Yurtdışı piyasalarda hisse senedi işlemi yapabilmek için yatırımcıların hesaplarına en az 30 bin dolar aktarması gerekiyor. Yapı Kredi Yatırım Türev Masası Bölümü Başkanı Sermet Sevil, “Tradebox platformuyla yurtdışı vadeli piyasalarda Globex, ICE (NYBOT, Europe), Eurex, Euronext, Globex, Hong Kong Futures Exchange, MEFF Spanish Futures, OMX Nordic Derivatives Exchange, Singapore Derivatives Exchange ve Sydney Futures Exchange üzerinden işlem yapılabilir” diyor.

YATIRIM DİSİPLİNLERİNE SADIK KALIN

Ata Online aracığıyla yurtdışı piyasalarda işlem yapmak için herhangi bir alt limit bulunmuyor. 1.000 TL ile bile yatırım yapmak mümkün. Yatırımcılar işlemlerini, bilgisayarlarına kuracakları Ata World Trader alım satım platformuyla veya internet sitesi üzerinden 7/24 gerçekleştirebiliyor. Bu platformun içinden anlık olarak fiyatları izlemek, haberleri takip etmek ve teknik analiz yapmak mümkün.
Ata Online Genel Müdürü Hamit Can, yakın zamanda mobil kanalı devreye alarak, yatırımcılara cep telefonlarıyla da işlem yaptırmayı planladıklarını söylüyor. Can, “İşlemlerini telefonla yapmak isteyen yatırımcılar için de uzman arkadaşlarımız destek veriyor” diyor.

Hamit Can, yatırımcılara vadeli piyasalarda yatırım disiplinlerine sadık kalmalarını öneriyor. Örneğin, 2 bin 500 dolarlık teminat yatırarak ham petrol vadeli işlem sözleşmesi alındığında, açtığınız pozisyon 500 varil ham petrolü ifade ediyor. Bu da kaldıraç etkisinden dolayı yaklaşık 45 bin dolarlık bir pozisyon almak anlamına geliyor. Kar zarar da bu 45 bin dolar üzerinden oluşuyor. Dolayısıyla zarar durdurma ve kar alma gibi disiplinlere bağlı kalınmadığı takdirde kaldıraç etkisi nedeniyle kar ve zarar çok hızlı değişebiliyor.

Tekstil Yatırım da uluslararası piyasalarda yatırım fırsatlarını yakalamak isteyen yatırımcılara günün 24 saati hizmet veriyor. Uluslararası hisse senetleri ve vadeli işlem borsalarına yatırım, on-line işlem platformu Tekstrader World aracılığıyla ile yapılıyor. Yurtiçi hisse senedi ve vadeli işlem borsasında olduğu gibi, uluslararası piyasalarda da işlem yapmak isteyen yatırımcıların tek yapması gereken ilgili sözleşmeyi imzalaması…

Tekstil Menkul Değerler Uluslararası Piyasalar Uzmanı Göktan Akbaş, uluslararası piyasalarda işlem yapmak isteyen müşterilerin çalışacakları kurum ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olmalarının önemli olduğunu vurguluyor.

Akbaş, geçen kriz döneminde oluşan belirsizlik havası ve ardından FED tarafından piyasalara para pompalanmasıyla rekorlar kıran altın ve gümüşün başını çektiği emtiaların 2011 yılına ciddi kayıplarla başladığını hatırlatıyor. Akbaş’ın önümüzdeki döneme ilişkim beklenti ve değerlendirmeleri şöyle: “Çin’den gelen faiz artırımına karşılık buğday ve diğer tahıl ürünlerinin yarattığı enflasyon korkusu ile Hindistan’da düğün sezonunun yakında başlayacak olması altına talebi artırıyor. Ancak altında yükseliş trendinin yeniden başlayabilmesi için 1.394 doların üzerinde bir kapanış gerekiyor. Bu yıl Çin’in rezervlerini çeşitlendirme yoluna başvuracağını ve bu nedenle altına talebin devam edeceğini düşünüyoruz. Fiyatların 1.300 seviyesinin altına düşmesini beklemiyoruz. Yukarı yönlü hareketlerde ise 1.450 zirvesinin test edilebileceğini öngörüyoruz.”

BAKIRDA BEKLENTİ 11.450 DOLAR

Akbaş’a göre bakır, 2011’in en gözde emtiası olacak. Bakır fiyatlarının her geçen gün yeni bir tarihi zirve gördüğünü hatırlatan Akbaş’ın bu emtiayla ilgili öngörüleri şu şekilde: “2011 yılında arz açığının 400-800 bin ton arasında olması bekleniyor. Bu durum dolar olarak fiyatları yukarı yönlü tetikler. Global ekonomik görünümün iyileşme sinyalleri vermesi ve özellikle Çin tarafından talebin hız kesmemesi de yukarı yönlü hareketi destekliyor. Tüm bu veriler ışığında bakırın tonu için hedef beklentimiz 11.450 seviyeleri. Dünyanın en büyük bakır tüketicisi konumundaki Çin’den gelebilecek faiz artırımları fiyatlarda sert düşüşlere neden olabilir. Ancak 9.150 seviyesinin önemli ve kırılması güç bir destek olduğunu düşünüyoruz.”

Pamuk ve buğday tarafına bakıldığında ise Avustralya, Çin ve diğer büyük üretici ülkelerde yaşanan doğal felaketlerle üretim alanlarının ciddi derecede hasar gördüğü, bunun da fiyatlara tarihi zirveler yaptırdığı hatırlatılıyor. Aşırı şişen fiyatlar sonrasında ekim alanlarının artırılması kararıyla orta vadede ciddi düzeltmelerin önünü açabilir. Ancak fiyatların daha da artmasından korkan ülkelerden gelen yüksek talebin devam etmesi, Akbaş’a göre yeni zirvelerin görülebileceğini gösteriyor. Akbaş, “Buğdayda yıl sonu beklentimiz 6.70 seviyeleri. Pamukta ise 156-165 bandı görülebilir” diyor.

Destek Menkul Genel Müdür Yardımcısı Banu Kıvcı Tokalı, Destek Menkul Değerler tarafından geliştirilen DestekPro platformu sayesinde hızlı fiyat hareketlerinin yaşandığı bu piyasaların yakından takip edilebildiğini ve online işlem yapıldığını söylüyor. DestekPro ile NYMEX ve COMEX (New York Ticaret ve Emtia Borsası) gibi dünyanın en büyük vadeli metal piyasalarında, altın, gümüş, bakır ve platinde vadeli işlem yapmak mümkün. NYMEX borsasında petrol işlemi de yapabiliyorsunuz. Gıda emtialarında ise CBOT (Chicago Board of Trade) piyasasında buğday, mısır, soya başta olmak üzere birçok emtiada; ICE (IntercontinentalExchange) borsasında ise kahve, kakao, pamuk ve şeker kontratlarında işlem yapma imkanına ulaşabiliyorsunuz.

Kıvcı’nın emtia fiyatlarına yönelik genel beklentisi, ekonomik verilerde devam eden güçlenmeye bağlı olarak yukarı yönlü. Kıvcı, “Özellikle imalat sanayiinden gelen iyileşme sinyalleri bakır, alüminyum, platin gibi hem fiziksel hem de yatırım amaçlı talep gören metalleri ön plana çıkarıyor. Aslında 2011’i ‘bakır yılı’ olarak görebiliriz. Dolayısıyla bakır, prim yapacak en gözde metal. Son dönem fiyat hareketlerine bakıldığında, 2006-2008 yılları aylık yükseği olan 400 seviyelerinden yukarı doğru güçlenerek ilerliyor. 475-515 hedef seviyesi için beklentimiz sürüyor” diyor.

ALIM İÇİN UYGUN DÖNEM

Uluslararası piyasalarda bu ürünlere yatırım yapmak mümkün. Peki yurtdışı borsalarda işlem yapmak istemeyen yatırımcılar bu ürünlerin getirilerinden nasıl yararlanabilir?

Türkiye’de de bankalar emtialardaki rekor fiyat artışını yatırımcının ilgisine sunmaya başladı. Bankaların emtialara dayalı fonları sayesinde emtia yatırımları küçük tasarruf sahiplerine kadar indi. Türkiye’de altına dayalı yatırım fonlarının ardından diğer metal fonları ve tarımsal emtia fonları da çıkmaya başladı. Uzmanlara göre, emtia fonlarının çoğunda anapara garantisi de olduğu göz önüne alınırsa yatırım yapmak makul görünüyor. İçinde bulunduğumuz şubat-mart ve hatta nisan dönemi de alım için fırsat olarak değerlendiriliyor.

Emtia ürünleri ve bunlara dayalı finansal sözleşmelerin önümüzdeki dönemlerde geçtiğimiz yıllardan daha fazla ilgi göreceği öngörülüyor. 2009 yıl sonu itibariyle yaklaşık 600 milyon TL olan korumalı/garantili fonlar sektörünün büyüklüğü 2010 yıl sonu itibariyle yaklaşık 2.5 milyar TL olmuştu.

YAPI KREDİ, YENİ FONLAR ÇIKARACAK

Bu arada bankaların emtia fonlarını hatırlatmakta da yarar var… Örneğin Yapı Kredi, 2010 yılında dayanak varlığı emtia endeksleri veya seçilmiş emtialardan oluşan 5 adet anapara garantili yatırım fonunu piyasaya sunmuştu. Banka, bu fonlar arasında yer alan ve 19 farklı emtiaya dayalı yüzde 100 anapara korumalı fonunu ise önceki hafta yeniden piyasaya halka arz etti. Yıllık bileşik bazda yüzde 22 getiriyle bu fon yoğun ilgi görmüştü.

Yapı Kredi Portföy Alternatif Yatırım Ürünleri Bölüm Başkanı Kubilay Özalp, oldukça yoğun geçen halka arz döneminde 6 bini aşkın yatırımcıya ulaşarak toplam 280 milyon TL talep topladıklarını vurguluyor. Özalp, bu yıl da dayanak varlığı emtia olan ürünler sunmaya devam edeceklerini söylüyor. Emtia piyasalarının diğer geleneksel yatırım araçlarından oldukça farklı dinamikleri olduğuna dikkat çeken Özalp’e göre, bu yatırım aracı grubu kendi içinde oldukça heterojen bir yapıya sahip. Her bir emtia kategorisinin ekonomideki gelişmelere verdiği tepki ve bu tepkinin zamanlaması birbirinden farklı. 2011 yılında da global ekonomide büyümenin ve enflasyonist baskıların ön planda olmasını bekleyen Özalp, bu nedenle özellikle baz metallere olan talebin artacağını ve enerji fiyatlarının yükseliş trendine devam edeceğini düşünüyor. Ancak Özalp, emtiaya yatırım yapmak isteyen yatırımcılara şu uyarıyı yapıyor: “Yatırımcılar bu fonlara yatırım yaparken fonun performansına, baz aldığı çeşitli emtia gruplarından oluşan endekslerin içeriğine ve özelliklerine dikkat etmeli. Çünkü farklı endeksler aynı emtia gruplarını baz almasına rağmen bazı teknik sebeplerden dolayı performans farklılığı gösterebiliyor.”

“EMTİAYI PORTFÖYE DAHİL EDİN”

Deniz Portföy ise şu ana kadar 3’ü tarım, 2’si altın ve 1’i de gelişmekte olan ülke endekslerine bağlı olmak üzere 6 tane anapara korumalı fon çıkardı. Deniz Portföy Fon Yönetim Genel Müdür Yardımcısı Sinan Kesikbaş, “İlk çıkarılan 6 ay vadeli tarım fonu, 2010’un mart ayında yüzde 13 getiriyle itfa oldu. Diğerleri ise devam ediyor. Tüm fonların toplam tutarı 100 milyon TL’ye ulaştı. Bu yıl nisan ayında vadesi dolacak olan üçüncü anapara korumalı fonu yüzde 55 getiriye ulaşmış durumda” diyor.

Kesikbaş, önümüzdeki dönemde ilk planda tüm metallere dayalı bir korumalı fon çıkaracaklarını açıklıyor. Ardındansa gelişmekte olan ülke endeksine dayalı ancak düşüşü hedefleyen ve yatırımcılar için korumalı fon çıkarmayı planladıklarını söylüyor. Deniz Portföy, mevcut fonların vadesi yaklaştıkça talep doğrultusunda yeni anapara korumalı fonlar da kuracak.

ING’DEN ÜÇ EMTİAYA DAYALI FON

ING Bank, 1 yıl vadeli petrol, bakır ve platinden oluşan emtia sepetine dayalı yatırım fonu çıkarmaya hazırlanıyor. ING Bank Özel Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Tabakoğlu’na göre, dünya genelindeki ekonomik durum ve düşük faizler dikkate alındığında bu yıl da emtialara ilgi devam edecek. Tabakoğlu, yatırımcılar açısından anapara riski almadan alternatif piyasalara yatırım imkanı sunan anapara korumalı emtia fonlarının bu yıl oldukça ilgi göreceğini düşünüyor. Yatırım araçları kapsamında piyasada birbirinden farklı birçok ürün ve seçenek olduğunu hatırlatan Tabakoğlu. “Dolayısıyla bunların birebir kıyaslanması konusunda dikkatli olunmalı. Piyasada emtia içerikli anapara koruma amaçlı fonların büyük bir kısmının vadesi henüz dolmadı. Emtia fon ile yatırım aracı arasında aynı dönem esas alınarak kıyaslama yapılmalı” diyor.

Tabakoğlu, bu fonlara yatırım yapmak isteyenlere ise şunları öneriyor: “Fon süresi boyunca dayanak varlıktaki beklenti araştırılmalı ve bu doğrultuda yatırım yapılmalı. Ayrıca bu fonlar orta ve uzun vadeli yatırımlar olduğu için talep toplama zamanlaması da önemli. Bu kapsamdaki fonların getiri potansiyelini değerlendirirken fonun dayanak varlığı ve fon getirisinin müşteriye yansıtılacağı katılım oranı ve olası getiri için bir üst tavan olup olmadığı gibi konular da göz önünde bulundurulmalı.”

İŞ’TEN BAKIR FONU GELİYOR

İş Bankası ise bugüne kadar korumalı altın fonları haricinde 3 adet emtiaya dayalı fonun halka arzını gerçekleştirdi. Bunlar sırayla 5 farklı kategoride toplam 19 adet emtiayı içeren “Emtia Endeksi Fonu”; altın, bakır, petrol, mısır ve çinkoya dayalı “5 Yıldız Emtia Fonu” ile altın, bakır, petrol ve platine dayalı “4 Emtia Fonu”ndan oluşuyor.

İş Bankası, önümüzdeki dönemde yüzde 98 anapara korumalı ve yaklaşık 1’er yıllık vadelerle; bakır ve paladyuma endeksli ve tarımsal emtialar sepetine dayalı iki adet yeni fon halka arz edecek. Bu fonların tamamı için minimum katılım payı 1.000 TL olarak öngörülüyor.

“YATIRIM İÇİN ARZLARI KAÇIRMAYIN”

Yeni bir emtia fonu arzına hazırlanan TEB Portföy Genel Müdürü Ömer Yenidoğan, yatırımcılara kendi risk ve getiri profillerini göz önünde bulundurmalarını öneriyor. Yenidoğan’a göre, bu durumda yatırımcıların iki alternatifi bulunuyor. Biri altın yatırım fonu, diğeri emtiaları ya da emtia endekslerini baz alan anapara korumalı fonlar. Yatırımcılar bu fonların ihraç tarihlerini takip ederek pozisyon alabilirler. Yenidoğan’ın 2011 yılında emtialarda yükseliş beklentisi ise şöyle:

“Genel ekonomik görünüm emtia fiyatlarını etkilemeye devam edecek. Ancak fiyatların şekillenmesinde her bir ürünün kendi arz-talep dengesi ve dinamikleri belirleyici olacak. Örneğin, FED’in tahvil alımı metal fiyatlarını destekleyecek. Temel metallerde en iyi performansı arz-talep dengesinden destek alacak olan bakırdan bekliyoruz. Değerli metaller tarafına bakıldığında ise dolarla ilgili kaygıların sürmesi ve enflasyonist baskıların artması nedeniyle altın yatırımcılara en çok kazandıran metal olabilecek.”

YENİ TALEP DALGASI GELİYOR

Bugüne kadar 5 adet emtia getirisine endeksli anapara korumalı fon çıkaran Finansbank, yeni çıkaracağı emtia fonu için Sermaye Piyasası Kurulu’ndan izin bekliyor. Finans Portföy Kıdemli Portföy Yöneticisi Murat İnce, şubat ayı başında vadesi dolan ve 19 emtiadan oluşan genel emtia endeksine bağlı fonun devamı olarak ihraç edilmesi planlanan yeni fonda katılım oranının yüzde 50-55 arasında olmasını bekliyor. İnce’ye göre, 2011 yılında da büyümenin sürmesine bağlı olarak emtia fiyatlarında yeni bir talep dalgasıyla karşı karşıya kalınabilir. Özellikle tarımsal emtialarda beklenti yüksek. İnce, yatırımcılara ara dönemdeki dalgalanmalardan zarar görmemeleri için mutlaka vade sonunu beklemelerini öneriyor.

AKBANK ÜÇ FON ÇIKARACAK

Akbank, bu yıl mart ve nisan aylarında 3 adet anapara korumalı fonu arz etmeye hazırlanıyor. Fonlardan ilki şeker, mısır ve soya fasulyesi fiyatına endeksli olacak. İkincisi petrol, bakır, altın ve pamuk fiyatına, üçüncüsü de sadece altın fiyatındaki yükselişe endeksli olarak düzenlenecek. Katılım paylarının minimum yüzde 50, yatırım vadelerininse 12-14 ay arasında olacağı belirtiliyor.
Ak Portföy Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ali Ersarı, emtiaların 2011 yılında da yüksek performanslarını sürdürmesini bekliyor. Buna bağlı olarak da emtia yatırımı yapan anapara korumalı ve garantili fonların sayısında artış öngörüyor. Ersarı’nın yatırımcılara önerisi ise şöyle:

“Emtia çok geniş bir varlık sınıfı. Bu yüzden de hisse senedi, hazine bonosu gibi diğer varlık sınıflarına göre daha rekabetçi bir getiriyi düşük bir korelasyonla sunabilecek emtialar tercih edilmeli.”

Emtia fonlarına yatırım yaparken…

* Risk analizi iyi yapın. 1 yıl süreyle portföyün ne kadarını emtia fonlarına ayıracağınıza karar verin.
* Basından ve internet sitelerinden fonların çıkacağı tarihleri takip edin. Halka arz günlerini ve fona giriş için şart olan minimum tutarı öğrenin.
* Her fon, emtianın sadece fiyat yükselişine endeksli değildir. Halka arz ilanından sonra fonun emtianın yükselişinden ne şekilde getiri sağlayacağını inceleyin.
* İlgili emtianın ya da emtia endeksinin son dönemdeki seyrini inceleyip beklentilerini iyi araştırın.
* Fondan erken çıkış yapıldığı takdirde komisyon alınıp alınmadığını öğrenin.
* Paranızı farklı emtialar veya emtia endeksleri arasında bölüştürün.
* Dalgalanmalarda paniğe kapılıp fondan çıkmayın. Sabırla vade sonunu bekleyin…

Ateşan AYBARS / Uluslararası emtia analisti

“Fondaki paranın çok azı emtialara yatırılıyor”

Emtia fiyatlarındaki artış 2010 sonundan itibaren hızlandı. Birçoğu 2008’deki kriz öncesi tepe seviyelerini bile aştı. Emtia piyasalarının 2011 yılı boyunca da yukarı yönlü hareket etmeleri bekleniyor. Ancak bu alanda yatırım yapmak deneyim ve bilgi gerektirir.

Emtialara dayalı yatırım fonları Türkiye’de de oldukça popüler hale geldi. Ancak yönetimleri pasif. Yani bu fonlar korumalı ya da garantili olduğu için anaparanın büyük kısmı fon vadesi boyunca hazine kağıtlarına yatırılıyor. Küçük bir kısmı emtia ürünlerinde veya opsiyonlarında değerlendiriliyor. Hatta bazen yüzde 3-5 gibi cüzi bir miktar olabiliyor. En fazla yüzde 10’u emtiaya yatırılıyor. Bu miktar yüzde 100 kazansa bile etkisi sınırlı olur.

Emtia fonları haricinde Türkiye’de Destek Türev ve İş Yatırım gibi kurumların aracı olduğu işlemler var. Orada daha önce işlem limitleri yüksekti. Şimdi 3-5 bin liraya kadar düştü. Yani küçük yatırımcı da artık uluslararası borsalarda emtia işlemi yapma imkanına sahip.

Erkan Kızılocak - Barış Bekar /Para Dergisi

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA