Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Merkez Bankası hata mı yapıyor?
04 Nisan 2014 Cuma 21:41

Merkez Bankası hata mı yapıyor?

Merkez Bankası'nın faiz konusundaki tercihi, enflasyondan daha fazla dövizdeki spekülasyonu önlemeyi amaçlar gözüküyor.

Merkez Bankası'nın faiz konusundaki tercihi, enflasyondan daha fazla dövizdeki spekülasyonu önlemeyi amaçlar gözüküyor.

Merkez Bankası, dövizde yaşanan spekülasyon nedeniyle ocak ayında faizleri sert bir biçimde artırmak zorunda kalmıştı. Gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 7,75'ten 12'ye çekmiş, haftalık politika faizini yüzde 4,5'ten 10'a çıkarmıştı. Banka, nisan ayı toplantısının faizleri bu düzeyde bırakmayı tercih etti. Merkez Bankası bu kararıyla birlikte enflasyonda düşüş hedeflediğini, iç talep daralırken dış talepte ki toparlanmaya ihracatın büyümeye olumlu katkı yapmasını beklediğini duyurdu. Merkez Bankası'nın olumlu beklentilerine karşın bu karar, yavaşlayan dünya ekonomisiyle birlikte Türkiye ekonomisini de uzun süreli bir durgunluğun içine itebilir.

Merkez Bankası'nın faiz konusundaki tercihi, enflasyondan daha fazla dövizdeki spekülasyonu önlemeyi amaçlar gözüküyor. Bunun temel nedeni, dövizdeki artışın gecikmeli olarak enflasyonu yukarı etmesi. Girdi maliyetlerinin yükselmesi, enflasyonu kaçınılmaz olarak tetikliyor. Ocak ayında doları 2,38 liraya kadar taşıyan piyasa hareketi, Merkez Bankası'nın fazlasıyla ürkütmüş. Bunda bir haklılık payı olabilir, dolar kurunu 2013 sonunda 1,82 olarak bekleyen, Ocak ayı içinde 1,92 seviyesini makul bulan bir merkez bankası iin 2,38 dolar kuru fazlasıyla şaşırtıcı ve tedirgin edici. Merkez Bankası sıcak paraya karşı mağlup olmuş durumda ve bunun tedirginliğini yaşıyor ama sıcak paradan kurtulmanın yolu yüksek faiz vermekten geçiyor.

Merkez Bankası bu süreçte en büyük hatayı 2012 ve 2013 yılı başında yaptı. Başta ABD ve AB merkez bankalarının parasal genişleme politikaları nedeniyle yoğun biçimde gelen sıcak para ve kısa vadeli borç girişlerine karşı yeterince önlem alamadı. Yaklaşık 4 trilyon dolar gelişen piyasalara akarken sıcak paradan en çok pay alan ülkelerden biri Türkiye oldu. 2012 ile 2013'ün ilk dört ayını kapsayan toplam 16 ayda toplam 100 milyar kısa vadeli sermaye ve borç geldi. Sıcak para hareketleriyle tahvil ve hisse senedi piyasalarına 55 milyar dolar girerken şirketler ve bankalar toplam 45 milyar dolar borçlandı.

Merkez Bankası'nın bu sürece sessiz kalması, sıcak para akımına karşı bir önlem getirmemesi, daha sonra gerçekleşebilecek spekülasyonların önünü açtı. Uluslararası yatırım açığının ulaştığı seviye, Türkiye'nin döviz hareketleri karşısında kırılgan bir konumda olduğunu ortaya koydu. Uluslararası yatırım dengesinin gayrisafi milli basılanın (SGMH) yüzde 30'dan fazla açık vermesi, ekonominin risk altında olduğunu, açığın yüzde 50'nin üzerine çıkması ise kırmızı çizginin aşıldığını gösterir. GSMH'nin yüzde 43 düzeyindeydi. Nisan 2013 sonunda yüzde 55'i de aştı.

 

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA