KOBİ dünyası ‘yeniden yapılandırmayı’ merakla bekliyor
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) Mayıs 2010 ayı itibarıyla sosyal güvenlik primi alacağı (eski Bağ-Kur’lular ve resmi kurumlar dahil) gecikme zamlarıyla birlikte, yaklaşık 46 milyar TL. Maliyenin, 100 bin TL ve üstündeki vergi alacağı 32 milyar TL. 100 bin TL’nin altındakiler de katıldığında rakam 40 milyar TL’na ulaşıyor.
Maliye’ye vergi, SGK’na birikmiş prim borcu bulunan KOBİ sayısını bilmemiz mümkün değil. Açık bir bilgi yok. Ancak, ‘kendi hesabına çalışanlar’ hariç, SSK primi kaynaklı borçların gecikme ceza ve zamlarıyla birlikte sektörel dağılımı şöyle: Özel sektör 20.5 milyar TL, resmi sektör 6 milyar TL.
SGK, borç listelerinde resmi sektörü KİT’ler, belediyeler, kamu kuruluşları ayrımına tabi tutuyor. Özel sektör için ayırım yapmıyor. Ama, Mayıs 2010 tarihi itibarıyla yaklaşık 20.5 milyar TL’na ulaşan prim borçlarında büyük bölümün KOBİ‘lere ait olduğunu söylemek yanlış olmaz.
Bu kesime, Haziran 2010 tarihinde, ödenmemiş veya ‘ödenememiş’ prim borçlarının toplamı 19.5 milyar TL’na erişen kendi hesabına çalışanları, eski adıyla Bağ-Kur sigortalılarını da eklemeliyiz. Çünkü, bu kesim de artık ‘mikro‘ ölçekli işletmeler olarak, KOBİ dünyasının bir ‘alt’ kesimi sayılıyor.
‘Mikro’larla birlikte KOBİ dünyası 46 milyar TL’lik potansiyel borç yüküne ilişkin ‘yeniden yapılandırmayı’ merakla bekliyor. İki nedenle: Bir, yapılandırmanın kapsamı ve uygulaması nasıl olacak? İki: Yakın geçmişte yaşanan ‘sıkıntılı’ bir ‘yapılandırma’ var, acaba bu da ona benzer mi?
İşte tam bu noktada kökü 2006 yılına uzanan ‘eski’ yapılandırmanın ‘mağdurları’ da, çözüm talep ediyor. Bu kesim, 30 Aralık 2006 tarihinde uygulamaya konulan ve bugün olduğu gibi birikmiş vergi ve prim borçlarına ödeme kolaylığı sağlamayı öngören ‘yapılandırmaya’ rağmen borçlarını ödeyemeyen işletmelerden oluşuyor.
Hatırı sayılır sayıda KOBİ, 2006 yılında adına ‘Anadolu Yaklaşımı’ denilen yapılandırmadan yararlanamadı. Özellikle tekstil, triko ve hazır giyim sektörlerinden yakınmalar geliyor. 55 yıllık bir KOBİ patronu bakın ne diyor:
“Vergi, sigorta primi, Bağ-Kur, elektrik, su, doğalgaz şeklinde KOBİ‘lerin sırtında giderek büyüyen yüklerin kaldırılması için daha önce de Anadolu Yaklaşımı adı altında iyi niyetli bir yapılandırmaya gidildi. Ancak vade planlaması, faiz uygulaması ve bankaların bu durumdaki KOBİ‘lere uzak durması yaklaşımı istenilen sonuca ulaştırmadı.
“Tekstil, triko, konfeksiyon sektöründe 100 kişiye kadar istihdam sağlayabilen 55 yıllık bir firma olarak 4 yıl önce şalteri tamamen indirmek zorunda kalan yaklaşık 200 bin atıl tesisten biriyiz. O günden bugüne değişen, geçen zaman nedeniyle borçlarımızın üstüne gelen ilave faizlerle, SSK, Maliye borçları nedeniyle fabrikamızın satışının istenmesi oldu.”
2006 yapılandırmasından ‘dili yanmış‘ KOBİ‘ler umutlarını 2010 yapılandırmasına bağlamış görünüyor. Bir kere daha hayal kırıklığı yaşamamak, yıllanmış işletmelerini ayağa kaldırabilmek için önerileri var. Diyorlar ki:
“Taksitler, spor küluplerine olduğu gibi uzun vadeye yayılmalı; İlk ödemelerin, üretim-satış aşaması nedeniyle, 10 veya 12 ay sonra başlatılmalı; Ana paraya ilave edilecek vade farkının mümkün olduğunca düşük tutulmalı; Yapılandırma-ödeme süresince tesisler üzerindeki haciz ve satış işlemlerinin durdurulmalı; Hacizli de olsa başta bankalardan olmak üzere tesise ipotekli kredi imkânı sağlanmalı.”
KOBİ dünyasından gelen bu ve benzeri öneriler ‘yeniden yapılandırma‘ üzerinde çalışan maliye ve sosyal güvenlik yetkilileri ve ilgili bakanlarca dikkate alınmalı; daha etkili ve fayda katsayısı yüksek bir yapılandırma için… Ya da, en azından, geçmiş uygulamalarla ‘çözülmemiş’ sorunların hatırlanması; aynı yanlışların tekrarlanmaması için…
Bir de, kendi ifadeleriyle, vergilerini ve sigorta primlerini zamanında ödeyen KOBİ‘lerden gelen e-postalar var. Bunlar, vergi incelemesi sonucu cezaya ve VUK madde 359′dan yargılanmaya maruz kalan KOBİ‘ler. Yargı nedeniyle maliye ile uzlaşma yolları tıkalı. Bir ‘af’ maddesiyle uzlaşma yolunun açılmasını istiyorlar. Bu talepleri de yansıtmış olayım. / Taylan ERTEN

