Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
İş kurmak için sermaye mi arıyorsunuz?
11 Mart 2015 Çarşamba 14:19

İş kurmak için sermaye mi arıyorsunuz?

İş kurmak istiyorsunuz ama sermayeniz mi yok. Artık iş kurmak için sadece sermaye yetmiyor. Fark yaratmak ve inovasyon yapmak gerekiyor. Belkide iş kurmak için sermayeye bile ihtiyacınız olmayabilir.

Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, yeni fark yaratma ve inovasyon gerçeklerini şu sözlerle tarif ediyor: "Benim gözlemlediğim en büyük değişiklik, sermayenin eskisi kadar değerli olmadığı. Dolayısıyla sermayeniz varsa bile işe odaklanmazsanız başarılı olamazsınız. İyi bildiğiniz işlere odaklanmalı ve o iş dalında yenilikçi olmalı ve fark yaratmalısınız"

Begümhan Doğan FaralyalıDoğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, genç neslin liderlerinden. Y kuşağını iyi anlıyor, kapıların sürekli açık olması gerektiğini düşünüyor. Bu çalışma sisteminin yaratıcılığı ve genç yöneticilerden, çalışanlardan verim almanını yöntemi olduğunu söylüyor. Ve tabii sermaye, farklılık yaratmak, inovatif olmak için artık tek başına yeterli değil. Bazen gerekli bile değil.

Hem kadın olmanın hem de genç olmanını hem de büyük bir holdinge liderlik yapmanın sorumluklarını taşıyoruz. Sizin bakış açınızla liderlik nasıl değişiyor?

Liderliğin ana özelliklerine baktığımız zaman ben bin senedir değişmediğini düşünüyorum. Bin sene öncesinde biz liderlerden ne beklediysek Fatih Sultan Mehmet'ten Büyük İskender'e Mustafa Kemal Atatürk'te ne tür özellikleri gördüysek bugün de liderlerde aynı özellikleri görmeyi bekliyoruz. Bu özellikler nelerdir diye baktığımızda birinci olarak liderden inanmış olmasını bekliyoruz. Yani liderlerden bir amaca, vizyona veya ideolojiye kendini adamış, aklını ve beynini bu amaç uğruna ortaya koymuş olmasını bekliyoruz. Fakat sadece inanmak yetmiyor, inanmış olmanın yanında cesaret bekliyoruz. Hareket etme ve harekete geçirme cesareti. Sonra özür, sözü bir olsun istiyoruz. Lider güvenilir olmalı, bir şey söylediği zaman onun arkasında durması gerektiğini bilmeli. İyi bir iletişimci olmalı. İnandığı düşünceye arkadaşlarını da inandırmalı. Bir de belki bu söylediklerimin hepsini kapsayacak fakat yine de çok önemli olduğunu düşündüğüm için ayrı bir beklenti olarak sıralamak istiyorum.

Bir lider duygusal zekâya sahip olmalı. Bu kavram ilk kez yirmi sene önce Daniel Goleman tarafından ortaya atıldı ve sonra çok sevilerek kullanıldı. Fakat bunun içinde birkaç şey var. Duygusal zekâ derken ne demek istiyoruz. Öncelikle bir lider kendini tanımalı; hangi yönlerde iyi olduğunu, hangi yönlerde zayıf olduğunu bilmeli ki nerede yardım isteyeceğini, nerede iyi olacağını bilip öne çıkabilsin. Lider kendini, öfkesini ve duygularını yönetmeyi bilmeli. Lider motive omalı ve çalışma arkadaşlarını motive etmeli. En önemlilerinden biri de empati kurmayı bilmeli. Bunlar bekli de bin senedir bir liderde beklediğimiz ana özellikler arasında yer alıyor.

Toplum değişirken liderlik nasıl değişti?

Tabii toplumun değişmesiyle birlikte elbette bir takım değişiklikler oldu. Bu noktada beklentiler değişti. Liderler konusunda yönetim biçimi değişti. Eskiden gördüğümüz liderlik tavırları çok daha otokritiklerdi fakat bugün çok daha demokratik bir yöntem anlayışının varlığından söz edebiliriz. Elini masaya vurup, son sözü söyleyen liderleri eskiden çok daha fazla görürdük, ancak bugün yanındaki arkadaşlarının düşüncelerini alan, onların yaratacağı değere güvenen bir lider anlayışı olduğuna inanıyorum. Eskiden lidere yakınlaşmak kolay eğildi fakat artık liderler bugün çok daha ulaşılabilir. Şirketlerde daha fazla açık kapı politikası uygulanıyor. Mesela benim odamın kapısı hiçbir zaman kapalı değildir. Yani her zaman takım, liderine ulaşabilmeli. Dolayısıyla benim gördüğüm en büyük fark bu. Eskiden girmeye korktuğumuz büyük ofisler yok. Zaten bugünün gençlerinin de onu çok antipatik ve soğuk bulduklarını düşünüyorum. Bence mesafeli olmayan, sıcak ve fikirlere değer veren anlayış gerçekten güzel bir liderlik anlayışı.

Sizce iletişim bu kadar hızlı olması yine dijital çağ lideri mi yaratıyor?

Teknoloji doğru kullanılırsa velinimetimizdir diye düşünüyorum fakat teknolojiyi doğru kullanmak çok önemli. Biz bugün interneti tüm gün oyun oynamak için kullanıyorsak, bizim için büyük bir vakit kaybı olur ama öğrenmek, kendimizi geliştirmek ve bilgi edinmek için kullanıyorsak da çok büyük bir fırsat. 

Şirketlerde teknoloji gerçekten büyük bir devrim açtı çünkü verimliliğimizi inanılmaz derecede artırdı. Bu da liderler için gerçekten büyük bir kazanım oldu. Meseka ben çok fazla seyahat ediyorum ve nereye seyahat edersem edeyim yedi gün yirmi dört saat ofisimde gibi çalışma lüksüm var. WhatsApp, Twitter gibi sosyal ağlar sayesinde gümdemi takip ediyorum bu bana ciddi avantaj sağlıyor.

Bildiğiniz gibi bugünün dünyasında şeffaf olmak çok önemli. Teknoloji, şirketleri şeffaf olmaya zorluyor. Liderlikte iletişim çok önemli olduğunu vurgulamıştım bu doğrultuda internet çok etkin bir iletişim aracı. İster kendi çalışanlarınızla olsun ister tedarikçilerinizle, müşterinizle her anlamda çok çabuk geribildirim alıyorsunuz. Bu da çok hızlı iyileştirmelere sebep oluyor. Eğer yanlış bir şey yaptıysanız duyulması hızlı oluyor ancak o yanlışı düzeltme eyleminizi de bir o kadar hızlı oluyor. Liderlerin teknolojiden korkmak yerine onları sahiplenip, kendilerine nasıl daha fazla fayda sağlayacağını, güç katacağını ve verimliliklerini artıracağını bilerek, teknolojiyi iyi kullanmaları gerekiyor.

ARTIK SADECE SERMAYA YETMİYOR 

Masanızdaki geçen trendler ve sizi etkileyen değişimler olarak neleri gözlemliyorsunuz?

Benim gözlemlediğim en büyük değişiklik sermayenin eskisi kadar değerli olmadığı. Çünkü artık küreselleşmenin etkisiyle uzmanlık çok önemli bir hal aldı. Dolayısıyla sermayeniz varsa bile işe odaklanmazsanız başarılı olamazsınız. İyi bildiğiniz işlere odaklanmalı ve o iş dalında yenilikçi olmalı ve fark yaratmalısınız. Stratejik planlama günümüzde oldukça önemli. Eskiden çok yüksek enflasyonlu zamanlardan geçtiğimiz için iki yıllık bile değil altı aylık planlamalar yapılırdı. Birçok sektörde rekabet ettiğiniz şirketler dünya devleri ve bu şirketler uzun dönemli bakış açılarıyla ve stratejileriyle geliyor. Dolayısıyla uzman olduğunuz alanlarda yeniliği takip etmek için eğitime önem vermeniz gerektiğini düşünüyorum.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA