İnşaat sektöründe 60 milyar dolarlık proje geliştirilmeli
Türkiye’nin 2023’teki 500 milyar dolarlık ihracat hedefinin 100 milyar dolarını inşaat sektörünün gerçekleştirebilmesi için her yıl en az 60 milyar dolarlık proje geliştirilmeli.
İnşaat sektörü 2010’da yüzde 18’e yakın büyüme gösterdi. Sektör temsilcileri, büyümenin sürmesi ve Türkiye’nin 2023 için hedeflediği 500 milyar dolarlık ihracatın 100 milyar dolarının bu sektörden karşılanabilmesi için her yıl en az 60 milyar dolarlık inşaat projesinin geliştirilmesinin zorunlu olduğunu kaydediyor. Sektör mensupları, İstanbul Ticaret Odası İnşaat Malzemeleri Meslek Komitesi’nin zümre toplantısında buluştu. ‘Üretici, Tedarikçi ve Kurumlar Arasında Yaşanan Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ başlıklı toplantının oturum başkanlığını İTO Meclis Üyesi Eyüp Topal üstlenirken, açılış konuşmasını İTO Yönetim Kurulu Üyesi Muhammet Yenel yaptı.
ÇİN’DEN SONRA İKİNCİYİZ
Yenel, ekonomik krizin Türkiye’yi teğet geçmesindeki en önemli etkenlerden birinin inşaat sektörü olduğunu vurguladı. İnşaat sektörünün Türkiye ekonomisine ve istihdamına büyük katkı sağladığını belirten Yenel, sektörün büyümesiyle alt kollarının da hareketleneceğini dile getirdi.
Türkiye’nin inşaat malzemeleri konusunda artık teknoloji üssü olması gerektiğini aktaran Yenel, “Türk müteahhitlik firmaları, toplam tutarı 170 milyar doları aşmış bir iş hacmiyle 83 ülkede faaliyet yürütüyor. Türkiye, her yıl hazırlanan dünyanın en büyük 225 uluslararası müteahhitlik firmaları listesinde 33 firmayla Çin’den sonra ikinci sırada yer aldı” dedi. Yenel, Türkiye’deki enerji maliyetlerinin yüksek olmasının firmaları zorladığına değinerek, şöyle konuştu: “Bu konudaki teşvikler ve alternatif enerji kaynaklarının araştırılması rekabet açısından büyük önem taşıyor. İnşaat malzemeleri sektörünün yurt içinde ve yurt dışında yatırımlara hız vermesi, sürdürülebilir büyüme açısından da çok önemli. Bölgesel liderliğin kârlı bir yapıda geliştirilmesi için de iç pazar yapılanmasının çok güçlü olması gerekiyor.”
İNOVASYONA İHTİYAÇ VAR
İstanbul Ticaret Üniversitesi (İTİCÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kerem Alkin ise, 2050’ye doğru dünya ekonomisinin nasıl bir seyir izleyeceğine ve bu seyir içerisinde Türkiye’nin ve inşaat sektörünün nerede olması gerektiğine dair bir sunum yaptı. Prof. Dr. Alkin, inşaat malzemelerinde inovasyona ve Ar-Ge’ye daha fazla ihtiyaç duyulduğu bir sürece girildiğini kaydetti. Alkin, Japonya’daki depremin Türkiye’deki binaların daha sağlam inşa edilmesi konusunda etkili olacağını, böylece sektörün biraz daha hareketlenebileceğini ifade etti.
Çin ve Hindistan’daki büyümenin inşaat malzemesi alanında da yaşanacağını hatırlatan Prof. Dr. Alkin, “Batı’daki genç nüfus giderek azalıyor, Doğu’da ise tam tersi. O yüzden Türkiye inşaatta hangi tarafa yöneleceğine karar vermeli. İç piyasada 2050’ye kadar sıkıntıya yol açacak bir durum yok. Türkiye inşaat sektörü, 100 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak istiyorsa, özellikle inşaat müşavirleri dünyaya açılmalı. Komşu ülkeler Türk firmalarıyla iş yapmak istiyor; ancak onlara ürünlerimizi tanıtacak bir mekanizma yok. İtalya, Fransa, İngiltere ve Almanya tanıtım konusunda daha etkili olduğu için bu ülkelerin ürünleri tercih ediliyor. İnşaatlarda artık enerji kullanımını azaltacak inovatif ürünler kullanılmalı. Böylece, enerjide dışa bağımlılık azalacak. Her yıl en az 60 milyar dolarlık inşaat projesi hayata geçirilmezse 2023 hedefinin gerçekleşmesi mümkün değil” diye konuştu.
TOKİ İstanbul Uygulama Daire Başkanı Niyazi Özdemir de, TOKİ’nin bugüne kadar inşa ettiği konutlar hakkında bilgi verdi.
Depremden sonra konut ve yaşam algısı değişti
Duravit Yapı Ürünleri Türkiye Genel Müdürü Müfit Ülke, depremlerden sonra konut ve yaşam algısının değiştiğini ifade ederek, “Değişime firmalar olarak uygun şekilde uyum sağlamalıyız. Çalışanımızdan kullandığımız malzemeye kadar bu değişim hissedilmeli” dedi. Ülke, kaliteli malzemeyi doğru kullanabilecek usta sayısının da artmasını istedi.
Çevre ülkelerde Türk mimar sayısı artıyor
Türkiye Seramik Federasyonu Başkanı Zeynep Bodur Okyay, Türkiye’de inşaat sektöründe 200 binin üzerinde firma bulunduğunu ve bunların çoğunun aile şirketi olduğunu hatırlattı. Uluslararası projelerde Türk mimarlara pek rastlanmadığını belirten Okyay, ancak çevre ülkelerde Türk mimar sayısının arttığını kaydetti. Okyay, artan maliyetler, işlerdeki çabukluk isteği ve finansman sıkıntısı gibi konuların sektörü zorladığını dile getirerek, “Mesleki yeterlilik ve denetim, binalarda kaliteyi garanti edecek mekanizmalar. Bunlara önem verilmeli” dedi.
Teknolojide dışa bağımlıyız
KİPTAŞ Genel Müdür Yardımcısı Süleyman Genç, inşaat malzemesi sektöründe teknoloji konusunda dışa bağımlılığın olduğunu, artık Türkiye’de yeterli üretim sisteminin oluşturulması gerektiğini söyledi. Genç, bazı yapı malzemelerinde standartların da tam oturmadığına değinerek, yeterince denetim yapılamamasından yakındı. Genç, Ar-Ge’ye de yeterince kaynak ayrılmadığını ifade etti.
Bina yapımları farklılaştı
Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi Ali Dumankaya, isteklerin farklılaşmasıyla birlikte sitelerdeki alternatiflerin de arttığını belirterek, “Böylece bina yapımlarında farklılaşma başladı” dedi. Dumankaya, Türkiye’de yıllık 600 bin civarında konuta ihtiyaç duyulduğunu hatırlatarak, deprem riskiyle bu sayının artabileceğini kaydetti. Dumankaya, kaliteli malzeme ve işçilikte sıkıntı yaşandığını dile getirdi.
FEDAİ YILDIRIM / İTO

