Hangi sektördeki hisseleri almalı?

Hangi sektördeki hisseleri almalı?

31 Mayıs 2009

Uluslararası piyasalarda açıklanan veriler kadar otoritelerin ekonominin geleceği hakkındaki öngörüleri de dikkatle takip edildi. Yatırım bankası Lehman Brothers’ın iflasına izin verilmesinin ardından oluşan büyük güven kaybı, Citibank ve Bank of America’nın desteklenmesiyle sona ermişti.

Dünyanın yeni ve büyük bir iflası kaldıramayacağı açıkça belli olmuştu. Büyük bir banka ve bir otomotiv devinin batmasına izin verilmesi yavaş yavaş oluşan yeni bir güven ortamını baltalayacağından otoriteler çok dikkatli davranmak zorundalar.

2009 yılının ilk yarısının tamamlanmak üzere olduğu şu günlerde dünya borsalarında tahminlerimiz doğrultusunda gelişmeler oldu. Gelişmekte olan borsalarda Çin ve Rusya başta olmak üzere % 50 civarı yükselişler gerçekleşti. Gelişmiş borsalar ise yıl içindeki büyük kayıpları ancak telafi ederek yılbaşındaki değerlerine ulaştı. Ekonomistlerin diğer barometresi olan emtia fiyatlarında da gözle görülür bir hareketlenme oldu. Gümüş, bakır, petrol ve hatta altın fiyatları ciddi değerler kazandılar.

Tüm bu gelişmeler çarkların yavaş yavaş dönmeye başladığını gösteriyor. Yatırımcıların bir bölümü kaçan fırsatlara üzülürken, bir kısmı da şu ana kadar elde ettikleri kazançları geri vermemek için bir yol haritasına ihtiyaç duyuyor. Yeni yol haritası şöyle çizilmeli: Öncelikle yine seçici olmak zorunda olduğumuz bir döneme girmiş bulunuyoruz.

SEKTÖRLER

Öte yandan yabancı yatırımcılar gelişmekte olan borsalarda elde ettikleri kazançları realize ederek daha uygun piyasalara yönelme girişiminde bulunabilirler. Bu nedenle yatırımcıların ilk olarak seçici olmalarını, alım zamanlarında daha dikkatli olmalarını tavsiye edebilirim. Bir süredir finans, otomotiv ve konut sektörü hisselerine yatırım yapan yabancıların son fiyat artışlarından sonra petrol ve türev sektörlerine ilgileri arttı. Petrol ve gübre sektörü hisseleri yeni dönemde daha cazip olabilir. Ayrıca ÖTV indirimi sebebiyle canlanan beyaz eşya sektörü de yeni dönemde öne çıkabilecek sektörler olacaktır.

Mart ayı sonlarından itibaren yoğun alımlar yapan yabancıların son haftalarda gerek raporlarına gerek işlemlerine baktığımız zaman kâr realizasyonlarını hızlandırdıkları görülüyor. Belirgin net alımları net satışlara dönüştü. IMF ile Türkiye arasında yapılması beklenen anlaşmanın sonbahara kalacağını düşünen bazı yabancı fonlar, bu hareketin başını çekiyor. Tabii endeks de bu sebeple 35 bin puanı aşmakta zorlanıyor.

Cuma günü Rus borsası yüzde 5 yükseldiği halde İMKB’nin satış baskısı altında olmasında bu düşünce etkili oldu. Son günlerdeki bu eğilimi, olumlu açıklamalar veya Amerikan borsalarındaki yukarı hareketin devamı tersine çevirebilir. Zira yıllık bazda geride kalmış durumdalar. Ayrıca 1 Haziran’da iflastan korunma başvurusu yapacak olan otomotiv devi General Motors’un akıbeti de piyasalar açısından dikkatle takip edilmesi gereken bir gelişme olarak önümüzde duruyor. Teknik göstergeler kritik bir noktada olduğumuzu gösteriyor. Eğer bu noktadan gerileme trendi başlarsa 33.750-32.000 seviyelerine kadar bir düşüş yaşanabilir. Yukarı hareketlerde ise 35.700-36.500 seviyeleri takip edilmelidir.

Petrol fiyatlarında artış devam eder

10 Mayıs’taki analizimizde petrol fiyatlarının genellikle yaz aylarında yükselişler kaydettiğini belirtmiştik. O tarihte 55 doları henüz aşmış olan petrol fiyatları, şu an 66 doları geçti. Hafta içinde açıklanan ABD ham petrol stoklarında beklenmedik düşüşlerin ardından yükselişini hızlandıran petrol fiyatları 67 doları aşarsa 79 dolara kadar yükselebilir. Ham petrol stoklarının 5,4 milyon varil azalması, OPEC toplantısında üretimi artırma kararı çıkmaması ve OPEC genel sekreterinin ‘üretim artışı için çok erken’ açıklamaları fiyatların yükselişinde etkili oldu.

Ancak fiyatları asıl yükselten ana faktör ise ekonomilerde yavaş yavaş canlanma sinyallerinin alınması ve en geç 2010 yılının ilk çeyreğinde yavaş da olsa büyümenin başlayacağı beklentileri. Bu sebeple toparlanmaların en azından 3 ile 6 ay süresince devam edeceğini tahmin ediyorum. Petrol fiyatları genelde temmuz ve ağustos aylarında zirve yapıyor. 2008′in Temmuz ayında 147 dolar zirvesini görmüştü. Bunun temel sebebi, petrol alım kontratlarının genelde bu aylarda yapılması spekülatörlerin de iştahını kabartıyor. Yine aynı oyunu oynayarak ve ekonomide canlanma beklentisini satın alarak fiyatları yaz aylarında yükseltebilirler. 80 doları aşarsa yıl sonuna doğru 100 doları bulma ihtimali güçlenecektir.

Zaman / Selim Işıklar

Etiketler:
Yorumlar (1)
  1. islam FINDIK
    19 Ağustos 2009 - 23:31

    MHB.BİŞEY DANIŞMAK İSTİYORUM ELİMDE BİR MİKTAR PARA VAR BU PARAYI NASIL DEGERLENDİRE BİLİRİM YARDIMCI OLURMUSUNUZ..YARDIMLARINIZ İÇİN ŞİMDİDEN TEŞEKKÜRLER.

Yorum yaz

Patronturk.com © Copyright 2012 - Tüm hakları saklıdır. Gizlilik Sözleşmesi / Sitemap / İletişim / RSS / Reklam -