Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hamdi Ulukaya'nın başarı hikayesi daha yeni başlıyor
07 Haziran 2015 Pazar 17:10

Hamdi Ulukaya'nın başarı hikayesi daha yeni başlıyor

Yarattığı Chobani markasıyla dünyanın önemli girişimcileri arasına giren Hamdi Ulukaya, şimdi kurumsallaşma yönünde adımlar atıyor.

Yarattığı Chobani markasıyla dünyanın önemli girişimcileri arasına giren Hamdi Ulukaya, şimdi kurumsallaşma yönünde adımlar atıyor. “Her şeyi yapan adamdan daha az iş yapan tarafa geçiyor. Chobani’nin hikayesi yeni başlıyor” diyen Ulukaya, bu dönüşümü anlattı. Servetinin yarısını mültecilere bağışlayacağını duyuran Ulukaya, bu konuda yapacaklarını da paylaştı.

Chonani’nin kurucusu Hamdi Ulukaya’nın Erzincan’ın İliç ilçesinden Amerika’ya uzanan başarı hikayesi, artık dünyada örnek gösterilen girişimlerden biri haline geldi. Hamdi Ulukaya, son olarak Texas Pasific Group’tan 750 milyon dolar yatırım alarak kurumsallaşma yolundaki en büyük adımı attı. Şimdi de Ulakaya’nın ‘Chobani’nin hikayesi yeni başlıyor’ dediği dönüşüm sürecine girildi.

Hamdi Ulukaya, bir yandan da sosyal yardım tarafında yaptığı desteklerle biliniyor. Şimdi bu tarafta da yeni bir oluşuma adım atıyor. Servetinin yarısını bağışlama taahhüdünde bulunan milyarderlerden oluşan The Giving Pledge’e Hamdi Ulukaya, gruba Türkiye’den ve sektörden giren ilk isim. Bağışlayacağı miktar 750 milyon dolar civarını bulacak ve Ulukaya’nın yardımları mülteci sorunun çözmeye yönelik olarak kullanılacak.

Hamdi Ulukaya

Hamdi Ulakaya ile hem bu kararıyla ilgili gelişmleri hem de Chobani’de gerçekleştirdiği yeni kurumsallaşma dönüşümünü konuştuk.

Chobani ile yazdığınız başarı öykünüz artık herkes tarafından biliniyor. Chobani’yi girişimci olarak kurdunuz ve sonrasında büyüttünüz. Chobani, şu anda ne kadarlık büyüklüğe ulaştı?

Chobani’nin ilk aşamasında giriş büyümeyi gerçekleştirdik. 2012’de 1 milyar dolarlık satış hasılasını yakalayarak ise Chobani’de ikinci bölüme geçtik. Burada büyüme ve enstitü olabilme hedefi var. İlk bölüm tamamen benim omuzlarım üzerindeydi. Zorlayarak, pazarlama, yatırım gibi her şeyi kendi yaparak ilerledim. Bu belli bir yere kadar gidebilirdi. 1 milyar dolarlık şirket sınırını aştıktan sonra sorumluluğun birkaç kişinin omuzlarının üzerinde olması olanaksız. Devamlılığı olmaz ve çok tehlikeli.

Bunu fark ettiğiniz noktada nasıl hareket geçtiniz?

İki yılımızı sistemi oluşturmak için harcadık. Olan sistemi tamamen bozup profesyonel bir sisteme geçebilirdik ama onu yapmak istemedik. Çünkü o olmadığı için biz bu seviyeye geldik. Bu halimizle de olmazdı, çünkü standardı olmayan bir iş halindeydi. Toplantı, pazar araştırmaları yapan iş olanları olan bir şirket değildik. Şu anda 1,5 milyar dolar satış hasılamız var. Toplam 3 bin kişiyiz ama ana ekip 10 kişi. Çalışan kişileri özellikle farklı iş alanlarından seçim. Çünkü diğer türlü önceki şirket kültürünün de buraya yaşıyorlar. Yine üniversitelerinden hemen sonra dahil olanlar da var. Eski şirketlerinin alışkanlıkları olmayan kişiler olsun istedik. Çalışanların hepsi şirket hissedarı. Şirket varlığının yüzde 10’u onlara ait. Şu an ABD’de ve Avustralya’da olmak üzere iki fabrikamız var. ABD’dekine 450 milyon dolarlık yatırım yapmıştık. Yaklaşık 100 dönümle dünyadaki en büyük süt fabrikası oldu.

ABD’deki fabrikanızda başlangıçta üretimde sorunlar çıkmıştı. Orada sorun neydi ve nasıl düzelttiniz?

Kaliteyle ilgili bir sorun çıkmıştı. O da fabrikanın büyüklüğü ile ekibin kapasitesinin onu kaldırmamasından kaynaklandı. Bazı arkadaşlar yönetimden ayrılmak zorunda kaldı. Çünkü departmanın dışındaki kişi o kadar büyük kapasiteyi yönetmeye alışkın değildi ve yapamadı. Onu aşağıya da çekemedik. Bu girişimci olarak hayatım boyunca verdiğim en zor karardı. Onlar benimle en başından beri çalışan arkadaşlarımdı. Yeniden organizasyon için danışmanlardan destek aldık. Bize yakın olan ama daha profesyonel kadroları ekibe dahil ettik. O yüzden Chobani’de ikinci bölüm önemli. Eski girişimci ruhu kaybetmeden kurumsallığa geçişimizin başlangıcı oldu.

İkinci evreye geçişte neler yapacak?

ABD’de kurucu olan şirketlerde bu dönüşüm çok zor oluyor. Çünkü şirketin kendisi kurucusuyla özdeşleşiyor. Apple’a bakın, Starbucks’a bakın hepsi bu şekilde. Bunlar kurucuya çok bağımlı şirketler. Bunu ancak çok yoğunluktan daha az yoğunluğa geçerek yapabilirsiniz. Kurucu motivasyon oluyor, onun dışına çıkmanız olanaksız. Ben bunu kabul ettim. Her köşede benim durmamdansa o departmanların başına deneyimli iyi insanları yerleştiriyoruz. Şirket kurumsallaştıktan sonra Chobani’nin hikayesini başlıyor. 

Buraya kadarki süreçte Chobani ne gibi değişimlere imza attı?

ABD’de gıda devriminde büyük bir adım attık. Bu alanda kitlesel pazardaki değişimin sebepleriden biri Chobani markasıdır. Bunun en büyük sebebi de katkısız doğal, lezzetli, besleyici ürünlerimizin aynı zamanda fiyatının da uygun olmasıdır. Doğal ürünler küçük marketlerde pahalıya satılıyor. Biz bunu tamamen değiştirdik ve katkısız organik ürünleri ulaşılabilir fiyata sunduk. Tüm bunları bir araya getirip karakterli bir markayla sunduğunuz zaman başka bir şeye gerek kalmıyor. İşin başarılı olmasının temelinde de bu var.

Kurumsallaşma dönüşümünde Chobani’ye yatırım yapan Texas Pasific Group’un nasıl katkısı oluyor?

Dönüşümle beraber benim için de bir değişim oluyor. Her şeyi yapan adamlardan daha az iş yapan tarafa geçiyorum. Yatırımla birlikte şirkette yönetim kurulu oluştu. Şimdi yönetim kurulunda Harvard’dan bir profesör, ABD’nin en başarılı kadın CEO’larından biri, bir de fonlar başka bir kişi var. Şu anda beş kişilik yönetim kurulumuz var ama artırmayı planlıyoruz. 

Bu değişim nasıl bir büyüme yaratacak?

Sadece rakamsal büyüme her şeyi çözmüyor, sürdürülebilir büyüme olması gerekiyor. bazı büyümlerde atarsın tohumu ve beş yıl içinde büyüyecek dersin, ya da şu anda trend olan bir şeyi yaparsın çok büyürsün ama bit yol sonra biter. Ben bunun gibi büyümelere inanmıyorum. Kaldırabileceğin büyüme de önemli. Büyüme açısından hiç sorun görmüyorum. Son beş yılda bu açıdan sorun yaşamadık. Ürün, strateji ve planda her zaman değişiklik yapabiliriz. Bizim be yıllık planlarımız yoktur, değişebilir ve bunu şirketteki herkes bilir. Örneğin geçen yıl bir ürün çıkardık, şimdi 200 milyon dolarlık bir iş hacmine ulaştı. İki yıl önce Idaho’daki fabrikada geliştirmiştik. Paketinde badem, fındık ve çikolata bulunan ve yoğurdun içinde karıştırıp yenilebilen bir ürün. Şu anda 4-5 ürünün üzerinde daha çalışıyoruz. Onların da benzer büyüme yakalayacağına inanıyorum. Gıdada hep yeni hikayeler çıkacak. O nedenle büyüme yeni ürünlerle gelmeye devam edecek.

Kurumsallaşma için halk arz da çok önemli bir adım. Borsaya açılacağınıza dair açıklamalarız olmuştu, şu an durum nedir?

O konuda hala kararsızım. Kurumsallaşma açısından halka açılmak çok iyi ama diğer yandan hesap verme ve raporlama konusunda belli standartlara uyan bir işimiz yok. Girişimcinin ruhuna uyan bir yapı olmayabiliyor. Çok sevdiğim halka açılmış girişimciler var. Bazıları bundan mutsuz ama bazıları da çok rahat olduğunu söylüyor. Benim için en önemli konu Chobani’nin benden sonra da devam etmesi. Ben bunu yapmaya çalışıyorum.

Yeni pazarlara girmeyi düşünüyor musunuz?

Halihazırda ABD ve Avustralya pazarında varız. Avrupa’yı şu an düşünmüyoruz. Yakın olduğu için Kanada olabilir. Ama odağımız ABD ve Avustralya var.

Gözde Yeniova / Ekonomist

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA