Erman Ilıcak: Rönesans İnşaat en büyük ticari gayrimenkul şirketi
Erman Ilıcak, Rönesans İnşaat’ın yönetim kurulu başkanı. Saint Petersburg’da kurduğu şirketini Rusya’da bir numaraya çıkardı. Sadece Rusya’da 10 bine yakın çalışanı var. 2011′de yüzde 25 büyümeyi planlıyor. Bu da, 1.2 milyar dolarlık iş hacmi demek. Türkiye’de çok iş yapmıyorum dese de her yıl 250 milyon euro’luk yatırıma imza atıyor. Şu anda dünyanın 61′inci büyük müteahhidi. Hedefi ilk 5′e girmek. Amacına satın almalarla ulaşmayı planlıyor. Yeni projelere kaynak yaratmak için halka arza karar verdi. Fakat bir anda askıya aldı. Yabancı yatırımcının Türkiye’nin artan cari açığından kaygı duyması planları bozdu.
Kaç yıl oldu iş hayatına atılalı?
17 sene oldu. Fakat Enka yıllarımı da sayarsak 21 diyebiliriz. Enka’da üniversitedeyken çalışmaya başlamıştım. İki yıl stajyer gibi gelip gidiyordum. Okulu bitirdiğim zaman zaten belli bir tecrübeye ulaşmıştım.
Sizi bir girişimde bulunmaya iten ne oldu? Yani ben bunu başka türlü yapardım diye mi düşündünüz? Ya da bunu ben de yaparım diye mi ?
Vallahi ne oldu derseniz, böyle bir dürtü vardı içimde. Kendi başıma bir şeyleri deneme arzusu vardı. Sonra Saint Petersburg’a gittim. O şehir çok etkiledi beni. Sonra benden tecrübe olarak daha iyi iki kişiyle beraber inşaat işine girdik. Enka’da birlikte çalıştığım arkadaşım ve bir kuzenim. Sonra onlar eş durumlarından dolayı Rusya’da yapamadı, ayrıldık. Bekardım, geri dönmek istemedim. Biraz birikmiş param vardı. Başka da hiçbir şeyim yoktu.
17 yıl önce biraz birikmiş paranız ne kadardı?
Yıllar içinde biriktirdiğim 30 bin dolarım vardı. Onunla başladım. Bir tercüman, bir de küçük ofis tuttum. Bir de araba ve şoför bulduk. Tüm bunları ‘Elden Ele’ diye bir iş ilanları gazetesi var, oradan ayarladım.
Rusçanız nasıl?
Rusça o zaman yoktu tabii, sonra iyi oldu. 10 yıl Rusya’da yaşadıktan sonra öğrendim, öğrenince de tercümana gerek kalmadı.
Bugün Forbes listesine girmiş başarılı bir iş adamından söz ediyoruz. Ama 92-93′te başlamış bir mücadele var. Nasıl yükseldi o grafik?
1998-2000 senesinde Türkiye’de kriz olduğu zamanlarda bizim orada epey işlerimiz olmuştu. O zaman şu kadar vardı, şimdi bu kadarım var gibi bir hesap yapmam. Hiçbir zaman parayla bir işim olmadı, para sıkıntım da olmadı. Hep işlerim çok iyiydi. İkinci yıldan itibaren zaten iş hızla büyümeye başlamıştı. 96′dan itibaren 15 yıl boyunca her yıl yüzde 65 büyüdük. Herkes bizi ciddiye almaya başlamıştı, ciddi bir rakip olmuştuk. Yaptığımız işlerde ya birinciydik ya da ikinci. 2000 yılından itibaren bütün o bölgenin en büyük inşaat müteahhidi biz olmuştuk.
O bölge derken kastettiğiniz…
Petersburg Rusya’nın kuzey batısı, ikinci en büyük bölgesi, Moskova birinci bölge. Enka Moskova’da çok güçlü. Bütün Türk firmaları zaten Moskova’daydı, Saint Petersburg’ta hiç kimse yoktu, bir tek biz vardık. Ciddi bir mücadele gerekiyordu, ama başardık.
O mücadelenin sertliğini anlatabilir misiniz? Çok tetikte olması gerekiyor iş adamlarının herhalde değil mi, özellikle o dönemde?
Tabi tabi, 20 yıl öyle geçti. Yani çok ciddi şekilde korunarak, ciddi şekilde çalışarak. Bir kere her sözünüzde çok dikkatli oluyorsunuz. Söz verdiyseniz de bir kere kesinlikle tutuyorsunuz ki açık kapı kalmasın, hiç kimse bir hak iddia etmesin. Türkiye’de rahat olabilirsiniz, hani yaparım dersiniz, bir ay sonra yaparsınız… Ama biz orada bambaşka bir kültürün içine girdik. Dediğiniz her şeyi çok iyi şekilde yapmak zorundasınız. Çünkü yabancısınız.
Suçun başkentiydi Saint Petersburg
Tehditle de karşılaştınız mı? Büyümenizden rahatsız olmuşlardı…
Aklınıza gelebilecek her şeyle. Evet çok ciddi rahatsızlık verdik etrafımıza. Çok ciddi sıkıntılar atlattık. Ama geride kaldı. O dönemde Rusya’nın en tehlikeli yeriydi Saint Petersburg. Suçun başkentiydi. Liman vardı, ortada hiç paylaşılmamış bir pasta vardı. O pazar paylaşılamadığı için de sürekli bir husumet ve gruplar arasında sürekli bir çatışma ortamı vardı. Biz de tam onun ortasında işte duvar boyayan, parke yapan durumdaydık. Ama bugün Rusya’yı yöneten herkes o gün oralarda yetişti.
Kimler mesela?
Kimi istiyorsanız, Medvedev’den başlayarak aşağıya doğru inin, hepsi Saint Petersburg’taydı, hepsi Saint Petersburg Belediyesi’ndeydi, orası ayrı bir hükümettir. Herkes birbirini bilirdi. Daha çok Ankara gibidir, daha küçük bir çevredir. Moskova, İstanbul gibidir. Biz hiçbir zaman belediyelerle ya da hükümetle çalışmadık, yani biz devletle iş yapmadık. Bizim bugüne kadar yaptığımız işlerin toplam tutarı 5.5 milyar dolar olmuştur. Bu 5.5 milyar dolar içinde Rus devletinden aldığımız para herhalde 20 milyon doları geçmez.
Herhalde size Rusya’da da saygın bir işadamı olarak bakılıyor…
Orada çok sayıyorlar beni, çünkü yıllardır en çok vergi ödeyen inşaat şirketlerinden biri olduk.
Saint Petersburg’un bir dokusu var. Bu şehirde sizin imzanız nerelerde görülüyor? Aslında şehrin merkezinde bir ana cadde var, Nevski diye. Neredeyse 10 kilometre boyunca dümdüz uzanır. Hatta Lenin, “Hayat Nevski Caddesi gibi dümdüz değildir, inişleri çıkışları vardır” demiş. O caddenin üzerindeki her sokakta bizim imzamız var. 1994-96′da şehrin aynı anda 30 yerinde iş yapıyorduk. Bira fabrikası, yüzlerce ofis ve tüm alışveriş merkezleri. O şehrin son yıllarda yapılan en büyük ne varsa hepsini biz yaptık. Yabancıların yaptığı en büyük işlerin yüzde 65′ini…
Rusya’da kriz dönemini anlatırken nelere dikkat ettiniz?
2008′de bizim içinde olduğumuz ticari gayrimenkul işi, inşaat işleri çok etkilendi. Her zaman krize ilk giren bu iki sektör oluyor, en geç çıkan da. Piyasa bir anda daraldı. Biz ne yaptık? Yıllardır beraber çalıştığımız, bizle beraber büyümüş çok yakın çalışma arkadaşlarımız vardı. Onlarla yeni ülkelere Libya’ya, Türkmenistan’a gittik. Oralara yerleştirdik, derken ofisler açtık, krizi bir şekilde atlattık. Türkmenistan’ın en büyük müteahhitlik şirketi bir Türk firması aslında, Polimeks, Erol Tabanca… Biz üçüncü en büyük şirketiz orada. Sanırım 1.5 milyar dolarlık işimiz var şu anda..
Libya’da iki yıl daha devam etseydik…
Son kriz de sizi Libya’ya götürdü. Orada neler yapıyordunuz?
Libya’ya, Suriye’ye, Katar’a, Suudi Arabistan’a götürdü. Enka’dayken 1.5 yıl Libya’da çalışmıştım. 2008′de Rusya krizinden sonra, Enka’da birlikte çalıştığımız üst pozisyonlara gelmiş arkadaşlarımın hepsi bize katıldı. Onlarla birlikte Libya’ya hızlı bir giriş yaptık. 2009′un başıydı. 2 milyar dolarlık iş aldık. Mesela 5 tane havaalanı yapıyorduk, çok bir üniversite. Çok büyük bir stadyuma başlamıştık. Daha bir sürü şantiyeler vardı, kontratı imzalanmış projelerin hepsine başlamıştık.
Ülke tam bir dönemeçteydi. Bütün bunlar 2 yıl daha devam etseydi altyapısını tamamen bitirmiş olacaktı. Ama maalesef son dönemeçte böyle bir tren kazasına uğradılar. Oradan çıkarılacak çok dersvar.
Ama toplumsal olarak ciddi baskının yaşadığı bir ülke…
Mısır öyle bir ülkeydi ama Libya değil. Libya’da çok zengin oligark dediğimiz, o hani hükümet üzerine baskı grupları yoktu. Libya halkı çok tek tip yaşıyor. Yani herkes belli gelir düzeyinde, dengeli. Halkın gerçekten hiçbir sorunu yoktu. Yani Libya’da tüm bunların neden olduğu çözmek zor. Suriye ve Libya’da hiçbir şey olmaz derken… Bugün sokakta gördüğünüz o birbirine ateş edenlerin hepsi, “Kaddafi sen çok yaşa, Allah seni başımızdan eksik etmesin” deyip yollarda alkış tutan insanlardı.
Irak’a bakın, Saddam diye bağıranlar, Saddam devrildikten sonra heykelini terlikle dövüyordu…
Yani belki bastırılmış bir nefret vardı ama tabii biz hiçbir zaman halkın içinde yaşamadık. Kaç tane Libyalı’yla tanıştınız derseniz, sadece bizim kontrolörlerle falan konuşmuşumdur. Libya’da bir kampta yaşadık. Çalışan kimdi derseniz, ya Tunuslular, ya Mısırlılardı. Bütün fırıncılar Mısırlı’dır. Kişi başına düşen milli gelir 10 bin dolar seviyesindeydi. Sorun gelir değildi. Libya hiçbir zaman gerçek anlamda bir devlet olmadı.
Yani o toplum ve devlet mühendisliği tutmadı. Kaç kişi çalıştırıyordunuz?
Tutmadı. Bize tabii bunun etkisi oldu. Bir anda bıçakla kesilmiş gibi işlerimiz durdurmak zorunda kaldık. Bir hafta içinde 1250 Türk vatandaşımızı, 750 Vietnamlı’yı Türkiye’ye getirdik.25 bin Türk vardı Libya’da. Türkiye’de de Libya’ya iş yapan neredeyse 60-70 bin kişi vardı, 90 bin kişi bu işten çok etkilendi.
Peki şimdi Libya’da başlayan işleriniz böyle kalacak mı?
60 milyon euro tahsil edemediğimiz alacağımız var. Ama bu mali tarafı, çok önemli değil bizim için. Önemli olan orada bir organizasyon kurmuştuk. Orada çalışan 200 Türk firması, herkes büyümeye geçmişti. bugün o pazarın ne olacağı belli değil. Daha önce Irak’ta benzer bir şeyler yaşanmıştı, o zaman Birleşmiş Milletler kontrolü ele almıştı.
Suriye’ye ne diyeceksiniz peki? Orada işleriniz ne alemdeydi?
2009′dan beri geliştirdiğimiz bir pazar. Büyümek için Türkiye modelini örnek almışlardı. Daha yeni başlamıştık orada, dört otel, bir alışveriş merkezi projesi vardı Halep’te. O projeyi bir süre durdurmak zorunda kaldık. Birçok proje bar yine bekliyor.

Erman Ilıcak: İsim Saint Petersburg'da doğdu. Güzel şehrin eskimeye yüz tutmuş bir hali vardı veyeni bir hayata ihtiyaç duyuyor gibiydi. Rönesans adı oradan aklıma geldi.
Kendinize ayırdığınız zamanlar…
Pek bir şey yapmıyorum. Arkadaşlarımla basket oynuyorum, bazen TED Koleji’nin maçları vardır, oraya giderim.
Kickboks yaptığınız söyleniyor?
Evet yapıyorum, Her fırsatta spor yapmaya çalışıyorum. Sürekli bir hocam var bunun için.Her hafta sonu 10 yaşındaki oğlumla birlikte jimnastiğe giderim. O yapar ben izlerim.
Ankara’da mı hayat?
Ankara’da oturuyorum. Hafta sonları Ankara’dayım, en fazla üç gün kalırım. Dört gün yurtdışındayım.
Tatil?
Her yıl Ağustos’ta Fethiye Hillside’dayım. 10 yıldır sürekli aynı zamanda tatil yaparım.
Benim öyle çok fazla arayanım olmaz, birkaç kişi dışında. Günde iki telefonum olur. Sürekli borsada alıp-satmak gibi bir düzenimiz olmadığı için rahatım.
25 farklı şehirde haftanın dört iş gününü geçiren patron…
25 farklı şehirde çalışıyoruz şu anda. 25 farklı şehirde şantiyemiz devam ediyor.
Bu tam bir gazete cümlesi. Haftanın dört iş günün 25 farklı şehide geçiren, ofissiz bir iş hayatı süren göçebe patron…
Gerçekten yok, odam yok yani bakın burada da yok. İstanbul’a geldiğimde burayı kullanırım, öyle bir odam bir masam yok.
Şimdi siz şu an 61′inci büyük inşaat şirketi misiniz dünyada?
İki yıl önce dünyada 75′inci büyük müteahhitlik firmasıydık. geçe yıl 61′inciliğe yükseldik. Hedefimiz ilk beşe girmek. Üç yıl önce de!Beş yıl içinde ilk beşe gireceğiz’ demiştim. Bugün hala ‘Önümüzdeki beş yılda ilk beşe gireceğiz’ diyorum. Süre biraz uzuyor ama… Her pazardan bir ders çıkarıyoruz. Ve biraz daha güçleniyoruz.
Türkiye’de neler yapıyorsunuz?
Türkiye’de her yıl 250 milyon euro’luk yatırım yapıyoruz. Bunlar alışveriş merkezleri, ofis binaları. Mesela şu anda İstanbul’da, Silivri’yi de sayarsak yedi bölgede devam eden projelerimiz var. Mecidiyeköy’de bir ofis binası yapıyoruz. Yine Kozyatağı’nda 40 katlı bir ofis binası… Küçükyalı’da iki projemiz var biri ofis, biri alışveriş merkezi. Sonra, Silivri’de bir projemiz var. Bir de Seaport var. Seaport Zeytinburnu Liman Projesi. Durdu ama biz yoğun şekilde devam ediyoruz. Dava Danıştay’da. 1.5 milyar dolarlık bir yatırım projesi. İstanbul’un kaderini değiştirecek projelerden biri.
Türkiye’de girmek istediğiniz farklı sektör var mı?
Biz de yeni olan bir şey yok, aynı şeyler var, aynı şeyleri biz tekrar tekrar yaparak iyileştirerek gidiyoruz, inşaat, gayrimenkul ve enerji… Üç tane sektörümüz var. Enerji bunların en küçük olanı. Gayrimenkulde devletten sonra Türkiye’deki en büyük ticari gayrimenkul şirketi Rönesans’tır. Rönesans’ın 31 projesi var. Bunlardan 13′ü bitti, 18 tanesi de inşaat halinde ya da başlayacak.
Forbes’ın listesinde 2 milyar dolarlık servetle 488′inci sırada yer aldığınız söyleniyor. Burada yer almak da, siz söylemiştiniz, kendiliğinden prestij getiren bir durum…
En azından şirketin büyüklüğü hakkında bir bilgi sahibi oluyorlar. Bilinirlik anlamında faydalı. Uluslararası çalıştığımız zaman önemli. Ama bu rakamları hiç konuşmak istemem. Hiç öyle biri değilim. Normal bir hayatım var…
Banu Güven / CNBC-e Business


başarılarınızın devamını dilerim.inşallah dünya sıralamasında ilk 5e de girersiniz.bu başarıya ulaşacağınıza da inanıyorum.şirketinizde herşey dört dörtlük.ama tek bir sorun var.hemde çok önemli sorun.şirket için değil belki ama,işçiler için önemli bir sorun.
Ülkemizde sizin gibi değerli insanlar oldukça daima hedeflerimiz yüksek olacaktır. Bekçisinden, İşçisine kadar herkese değer veren çok ama çok mütevazi bir kişiliğiniz var.. Allah yolunuzu açık etsin..
bır çok yerde fırmanızın ısmını duydum kısa zamanda buyuk başarı allah yolunuzu açık etsın
süper bir başarı.
Bende Avusturya da insaat sektorune kendi sirketim ile bu yil girdim. Ortagi oldugunuz Porr a girmeyi cok arzuladim ama olmadi. 3 yillik STRABAG tecrubemden sonra kendi isimi kurdum. Ornek aldigim 3 kisiden birisi sizsiniz. Insallah birgun beraber calidabiliriz.
Saygilarimla
Fatih Yilmaz
Merhaba Erman bey sisiz şahsınızda tüm ekibinize dostlarınıza omur boyu mutlu bir yaşam ve başarılar dileriz.
Saygılarımızla
Sanverdiler ulus nak ltd şti
İsa Şanverdi
gercekten taktıre sayan bır sırket arkadaslarımdan duymustum sırketınızın ısmını gısılıyınızle mutavazılıyınız le ornek bırsırket ulgemız de boyle ıs adamlarının olmasını gurur duyuyorum veıs hayatınızda basarılarınız devamını dıler saygılarımla
erman bey başarılarınızın daim olmasını temenli ederim.
slm benim hayalim rönesans inşaatşirketinde calışmak tütkmenistanda türkmen başında büyük patronum erman beyin inşaat alanında himayesi altında calışmakistiyorum ilgilenirseniz memnun olurum teşkürler rönesans büyük şirketler gurubuna tlf 05433975346
çok büyük bir başarı allah yolunuzu acık eylesin yüzlerce insana ekmek veriyorsunuz başarılarınızın devamını dilerim saygılarımla sıhhı tesisat işleri …
inşaat alanında kalıpcı ustasıyım iş yurt dışı tercihimdir ilgilerinize sunarım 05374662597
SELAM DEYERLİ BEYEFENDİ SENİNVE ŞİRKETİNİZİN EMEYİ GECEN LİBYA HATIRASINI UNUTMAK SAYGISIZLIK OLLUR DİYE DÜŞÜNDÜM DEYERLİ BEYEFENDİ BENDE BURSALI MUSTAFA BAYRAM OLLARAK SENIN LİBYADAKİ ŞİRKETİNDE AŞCIOLLARAK CALIŞTIM YEMEK ŞİRKETİ OLAN KURALCAN YEMEK OLAN HIZMET VERDİK ORDAKİ DEYERLİ ÜSDÜZEY YÖNETİMİNİZE GERCEKDEN BİR ÜSTÜN BAŞARI GÖRMEK BEDEYERLİ BEYEFENDİ ŞASIMVE ŞİRKETİM ADINA NENDERİN SAYGILARIMI SUNAR BAŞARILARINIZIN devsmını BAYRAGIMIZIN GÜCÜNÜ GÖSTERDİ