Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Dolar yükselmeye devam edecek mi?
09 Mart 2015 Pazartesi 14:02

Dolar yükselmeye devam edecek mi?

Dolar yükselmeye devam edecek mi? Piyasalarda dolar kuru için 2.80 seviyesi konuşuluyor. Uzmanlara doların geleceğini ve bunun piyasalara ve reel sektöre etkilerini sorduk.

Dolar kurundaki yükselişin önüne geçilemiyor. 2,50 TL seviyelerine geldiğinde satışa geçen yatırımcılar da yükselişin kalıcı olduğunu düşünerek bu defa satmayınca, dolar kuru geçen hafta 2,64 TL'ye kadar çıkıp zirve yaptı. Uzmanlara doların geleceğini ve bunun piyasalara ve reel sektöre etkilerini sorduk. Yapılan değerlendirmeler artık doların 2,50 TL seviyesinin üzerinde kalıcı olabileceğine işaret ediyor. Hava daha da bozulursa, 2,80 TL seviyelerinin de test edilebileceği ifade ediliyor.

ABD Doları'nın diğer para birimleri karşısındaki yükselişi devam ediyor. Özellikle de başta Türkiye olmak üzere gelişen piyasa para birimlerine karşı yılbaşından bu yana değer artışı çift haneli seviyelere geldi. 

Şu ana kadar haberlerimizdeki öngörüler büyük ölçüde gerçekleşti. Gelinen seviyelerde kurun ateşi iyice yükselmiş durumda ve bu ateşin ne zaman sö­neceğini söylemek zor. Buradan yo­la çıkarak dolarda neler olduğunu, nelerden etkilendiğini ve neleri etki­leyeceğini 10 soru kapsamında araştırdık.

Döviz piyasasını yılın ilk yansı için etkileyecek önemli faktörler nelerdir?

Merkez bankalarının para politikaları para birimlerinde birincil etkiye sahip olma­ya devam edecek. FED'in faiz artırımına 2015 yılı içerisinde başlayacağı beklentisi korunuyor. Bu süreci hızlandıracak veya ya­vaşlatacak unsur reel ekonominin seyri olacak, istihdam piyasası toparlanmaya de­vam ediyor, ücretler artıyor, ekonomide toparlanma ivme kazanıyorsa, veriler güçle­nen ekonomiye işaret ediyorsa, faiz artırımı 2015 yılının ortasından itibaren bir yer­de başlayacak. Bu durum daha değerli bir dolar anlamına gelecek. Dünyanın genelinde ülkelerin para bi­rimlerinin değerini düşük tutma çabası de­vam ediyor. Düşük hatta negatif faiz, o ülkenin para biriminin cazibesini azaltma amaçlı eylemler. TL için ise doların dünya piyasalarında değer kazanımının yanına içeride faiz indirimlerinin TL'yi zayıflatıcı etkisi hissediliyor. Yine MB'nin bağımsızlığı­na yönelik kaygılar da piyasaları rahatsız ediyor. Seçimler ve siyasi riskin artması da kur üzerinde etkili oluyor. Petrol fiyatları­nın yeniden bir yükselen trend içine girme ihtimalinin de kuru olumsuz etkileyecek ge­lişmeler arasında yer alabileceğini ifade edebiliriz.

Dolar/TL'nin ateşi söner mi ya da nasıl söner?

Dolar/TL'de yurtdışındaki dolar rallisi ve faiz indirimi beklentileri ile yukarı hareketin devamını bekleyen Invest AZ Fon Yöneticisi Batur Asmazoğlu, teknik olarak grafiklerde seviye aramanın çok anlamla olma­dığı yorumunu yapıyor. Trendin yön değiş­tirmesinin de mevcut koşulların değişme­sine bağlı olduğunu kaydediyor. Yani trend değişimi FED'in faiz indirimi ihtimalinin azalması veya TCMB'nin faiz indirimi ve ge­nişleyici para politikasından vazgeçme­siyle mümkün.

TL'nin ocak ayından bu yana güçlü bir yükseliş trendi başlattığını söyleyen XTB Menkul Uluslararası Piyasalar Analisti Kutay Gözgör, kısa vadede 2,60'ı psikolojik seviye olarak görüyor. Bu seviyelerde bir miktar düzeltme hareketi olabilir. Ancak Gözgör, geri çekilmeleri orta vade için alım fırsatı olarak görüyor.

Dolar/TL'de  hedef seviyeler nereleri, 2,50 altı kalıcı şekilde mümkün mü?

Dolar kuru eğer 2,50 TL seviyesi üzerin­de kalmayı sürdürürse 2,60'ın üzerinde 2,65 seviyesi izlenecek. Buranın güçlü kırıl­ması durumunda, GCM Forex analistleri teknik olarak 2,66 ve 2,70 gibi rakamların gündeme geleceğini söylüyor. Tepki satış­ları düşüncesinin etkili olabilmesi için ise 2,50 seviyesinin altındaki hareketler takip edilmeli.

Dolar/TL'de 2,50'nin üzerinde tutundu­ğumuz sürece yeni zirveler görebileceğimiz değerlendirmesini yapan IKON Menkul Analisti Bertuğ Kocabıyık "Euro/Dolar paritesindeki düşüş devam ettiği ve TCMB'den dövize müdahale gelmediği sü­rece Dolar/TL kurunda yeni zirveler görü­lebilir. Yukarı yönlü trend devam ettiği sü­rece 2,70'li seviyeleri görebiliriz" diyor. Piyasa uzmanları, FED'in faiz artırımı­nın öteleneceğine yönelik haberler gelirse kurun 2,50'nin altına geleceğini düşünüyor. Ancak son dönemde 2,50'nin üzerinde de yerli taraftan satış gelmemesi, yukarı yönlü riskleri artırıyor.

TL diğer para birimlerine göre nasıl performans sergiledi?

Son dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MB'ye baskı yapıyor ve kur yükseliyor gibi bir algı olmakla birlikte, TL'deki yükselişi tek başına bu açıklamıyor. Dolar, Mayıs 2013'ten bu yana hem gelişen hem de gelişmekte olan ülkelerin para bi­rimlerine karşı başlattığı yükselişini bu yıl da sürdürüyor. Amerikan Doları yılbaşından bu yana Euro'ya karşı yüzde 8,5, İngiliz Sterlini'ne karşı ise yüzde 3 değer kazandı. Amerikan Doları'nın birçok para birimi karşısında değer kazanmasının temel nedeni ABD’nin merkez bankası olan FED’in bu yıl içinde faiz artışına hazırlanması. Düşen petrol fiyatları da doların kazanmasında etkili oldu.

Euro/dolar paritesi nereye kadar gevşer?

Avrupa Merkez Bankası (ECB) genişle­meci bir politika izlediğinden TL'nin Euro'ya karşı değer kaybı nispeten daha yavaş. Av­rupa'nın tahvil alımlarının kuvvetli şekilde başlaması ve başarılı olması durumunda, Euro/TL'deki yükseliş durabilir. Yunanistan seçimleri sonrasında 1,1090 sevi­yesine inen Euro/dolar, geçen haf­ta aşağı yönlü tekrar kırıldı ve 11 yı­lın dip seviyeleri görüldü. Yapılan değerlendirmelerde paritede yu­karı yönlü tepki çıkışlarının olabi­leceğine ancak ana trendin aşağı­ya doğru olduğuna vurgu yapılıyor. XTB Menkul'den Kutay Gözgör, "Orta vadede ise ECB ile FED'in ayrışan para politikaları nedeniyle 1,05 - 1,07 bölgesine doğru geri çe­kilmeler yaşanabilir. Bu paritede de yükse­lişler satış fırsatı olarak değerlendirebilir" diyor. Euro/dolar'da mevcut düşüşler önce­sinde tepki alımı düşüncesinin etkili olabil­mesi için l,1245seviyesinin üzerine çıkılma­lı. Buranın üzerinde 1,15 izlenebilir. GCM Forex analistleri, psikolojik 1,10 seviyeye dikkat çekiyor. Buranın altında 1,0750 başta ol­mak üzere 1,0340 ve 1,00 seviyelerinin he­deflenebileceği kaydediliyor. Yani bakıldığında dünyada güçlü dolar yılı devam ede­cek gibi görünüyor.

Merkez Bankası'ndan piyasaları rahatsız edebilecek ölçüde bir faiz indirimi bekleniyor mu?

Piyasalarda dövizin ateşinin sönmesi için konuşulan konuların başında MB'nin faiz silahını kullanması, döviz satış ihalesi dü­zenlemesi gibi yöntemler geliyor. Ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "faiz indir" baskısı sert şekilde hissediliyor. Yine 38 milyar dolar MB rezervinin kullanıl­ması çok doğru bulunmuyor.

Peki bu ortam­da MB faiz indirmeye devam eder mi?

Kırılgan beşlinin en fazla kaybedeli Türk Lirası

Mevcut kur seviyeleri ve şubat ayı manşet enflasyonuna bakıldığında sert bir faiz in­dirimi beklentisi yok. MB, gıda ve enerji fiyatlarındaki oynaklığa dikkat çekiyor. Şubat enflasyon rakamlarında da gıda fiyat­larının gevşemediği görülüyor. Fakat çekir­dek enflasyonda geri çekilme devam edi­yor. Bahar ayları ile beraber bu geri çekil­menin devam etmesini bekleyen GCM Forex, "Petrol fiyatlarında sakin seyir devam ederse ölçülü faiz indirimi beklentimizi koruyoruz" diyor. Kırılgan 5'lideki ülkelerin reel faiz oranlarına bakıldığında aslında ne­gatif faiz veren tek ülkenin Türkiye olduğu görülüyor.

Merkez Bankası, faiz artırımına gider mi?

Merkez Bankası'nın üzerinde Cumhur­başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "faiz indir" baskısı varken faiz artırımına gidebilme ih­timali çok düşük. Erdoğan'ın Ali Babacan ve Erdem Başçı ile olası görüşmesinden çıka­cak mesajlar, kısa vade için önemli. Son durum itibariyle ise kur tarafında yaşanan bu sert yukarı yönlü hareket süreci normale gelmedikçe sadece enflasyon tarafında yüzde 6-7 aralığına geri çekilme beklenti­lerine bağlı olarak agresif bir faiz indirimi, rasyonel koşullarda çok zor hale geldi. Hatta ortam oluşursa yine kur 2,70 ve üs­tü seviyelere yükselirse faiz koridorunun üst bandında faiz artırım baskısı gelme ih­timali yüksek görülüyor.

Şirketler döviz kuru riskini nasıl hedge ediyor?

Kurlarda yaşanan yükseliş doğal olarak döviz açık pozisyonu yüksek, döviz borcu olan şirketleri akla getiriyor. Bu şirketler­le ilgili riskler gündeme taşmıyor. Ancak bi­linçli bir şekilde kullanılan forward, future, opsiyon gibi ürünler bu riski azaltıyor. Bu yüzden kurun oynak olduğu bu tür durumlarda, özellikle future piyasası iyi bir hedge imkanı olarak kullanılıyor. Hedge aslında kur riskini yönetme anlamına geli­yor. Gerek borcu olan ve gerekse ihracata dönük çalışan, kısaca dövize dayalı iş yapan şirketler, finans kuruluşları vasıtası ile hed­ge mekanizmalarını kullanarak dolar düş­se de yükselse de kur zararına uğramıyor.

Bundan sonrası için şirketler ne yapabilir?

Döviz riski taşıyan kurumlara ve şirket­lere çok uzun süredir risklerini hedge etmelerini önerdiklerini söyleyen Saxo Capital Genel Müdürü Egemen Kaya, "Hala bu risk yönetimini gerçekleştirmeyen firmaların haber akışına ve yurtdışı gelişmelere bağ­lı olarak olası geri çekilme yaşanması hal­lerinde bu risklerini değerlendirmeleri gerekecek" diyor. Şirketler kâr marjları dışında döviz hareketlerine maruz kaldığında sorun yaşa­dıklarını söyleyen InvestAZ'den Batur Asmazoğlu, "Merkez Bankası şirketleri desteklemek için dövizi yavaşlatıcı hareketler yapabilir. Fakat şu anda dünyada farklı bir konjonktür var" diyor. Bütün ülkelerin para­sını Asmazoğlu, Türkiye'nin de bu yarışa girdiğini, kısa za­man içinde bundan dönmesinin çok müm­kün olmadığını söylüyor. Asmazoğlu, "Şirketlerin bu dönemin gerçeklerine uyarak, pozisyonlarını kapatarak ilerlemeleri en iyi seçim gibi duruyor" diyor.

Dövizdeki yükseliş, şirketlerin bilançolarını nasıl etkile­yecek?

Şirketlerin döviz açık pozisyonuna bağlı olarak etkilenme düzeyi değiş­kenlik gösterebilir. Tabii ihracatçının dahi dolar cinsinden girdi maliyetleri ile Euro cinsinden ihracat kazanımları ile olumsuz etkileniyorlar. Doların arzının FED tarafından kısılacak olması ihtima­li doların değerini tüm dünyada yüksel­tiyor. Euler Hermes Türkiye Genel Müdü­rü Özlem Özüner'in verdiği bilgiye göre, MB'nin Kasım 2014 verilerine göre reel sektörün 282,3 milyar dolarlık döviz borcu var. Son arkından 81,9 milyar TL arttı. Artış devam ederse bilançolardaki bozulma kalıcı hale gelecek. Ancak Özüner, TL likiditenin kısılması, döviz ihaleleri ile müdahale gibi önlemlerle bu artış hızının geriye çevrileceği­ni düşünüyor.

"Dolarda yukarı yön ihtimali Kuvvetli"
EGEMEN KAYA / SAXO CAPİTAL GENEL MÜDÜRÜ

"FED faiz artırım algısına bağlı olarak 2015 yılı içinde Dolar Endeksi'nde güçlü seyir sürdükçe ve içeride TCMB'ye dair haber akışı netlik kazanmadıkça, arada molalar verilse de, dolar kurunda yukarı yönlü hareketin devamı mümkün. Teknik olarak 2,60 üzerine yerleşmeler başlarsa 2,65 ve özellikle 2,70 oldukça kritik direnç hedefleri olacaktır. 2,70 üzerinde kalıcı hareketlerde momentum biraz daha artabilir. Merkez Bankası'nın koridorun üst bandını arttırması gerekebilir. Verilen mesajlarda ve MB hareketlerinde oldukça temkinli olunmalı. Rahatlama yaşanması şimdilik zor gibi görünse de MB'nin müdahaleleri, özellikle koridorun üst bandının tekrar artırılması ve Dolar Endeksi'nde yaşanacak olası molalar gerekiyor. Bunlara bağlı olarak 2,55-2,56 aralığının altına geçerek ilk etapta tekrar eski tepe olan 2,50-2,5150'lere dönmek ve devamında kalıcı olarak 2,50 altında 2,45'lere doğru bir hareket gelişmesi gerekiyor."

İhracatçıya çözüm önerileri...
Türkiye ekonomisinin sıkıntılı dönemlerinin emniyet supabı ihracat, bu kez yaşanan gelişmelerden rahatsız bir tablo ortaya koyuyor. Ocak ayında önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,6 azalan ihracat şubatta da yüzde 4,4 gerileme gösterdi. Hatta denilebilir ki şubatta yaşanan yüzde 17'lik parite gerilemesine belki de en büyük tepki ihracat kesiminden geldi.

Yapılan hesaplamalara göre doların Euro'ya göre değer kazanması ite birlikte yalnızca geçen ay, AB 28 bölgesine gerçekleşen ihracat eksi 900 milyon dolar oldu. Son dönemde AB ülkeleri dışında kalan üçüncü ülkelerde de Euro'lu satışların öne çıktığı biliniyor. İran'ın yanı sıra Rusya ve Mısır'da da yaygınlaşan Euro'lu satışlar da düşünüldüğünde söz konusu etkinin daha fazla olduğuna vurgu yapılıyor.

Peki, ihracatçıya nasıl bir çözüm Önerisi sunuluyor? Bu noktada en önemli önlem, hedge mekanizmasının işletilmesinde yatıyor, ihracat işleminin yapıldığı anda kurun sabitlenmesi mantığına dayanan bu mekanizma, ihracatın en tepe kuruluşu Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi'nin de ilk sırada gördüğü tedbir uygulaması. Yanı sıra ihracat sürecinin aynı döviz kuru ile gerçekleştirilmesi de diğer bir öneri. Yani örneğin ihracat Euro üzerinden yapılacak ise hammadde alımı da mümkün olduğu kadar Euro ile yapılmaya gayret edilmeli. Üçüncü bir riski azaltma yöntemi de düşen Euro üzerinden yapılan ihracattan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Bu yöntem özellikle üçüncü dünya ülkelerinde kullanılan Euro bazlı işlemlerde daha kolay realize edilebilecek bir yaklaşım.

Yine katma değeri yüksek ürünlere odaklanılması, orta vadede kur riskini ortadan kaldıracak bir tedbir olarak ortaya konuyor. İhracatçının yükselen dolar ile ilgili olarak fiyat baskısı gördüğü biliniyor. Hatta kimi pazarlarda ihracat ürünlerinde yüzde 20'lere ulaşan fiyat indirimleri söz konusu oldu.

"Dolardaki artışın net etkisi negatif olur"
EREN GERMEYAN / EY TÜRKİYE KURUMSAL FİNANSMAN BÖLÜMÜ DİREKTÖRÜ

MB 2014 yıl sonu verilerine göre özel sektörün yabancı para cinsinden borçları yaklaşık 183 milyar dolar. Türkiye'de şirketlerin çoğu 'açık pozisyon' taşıyor, dolayısıyla kurdaki artışa karşı hassaslar. Dolar kurunun 31 Aralık 2014'te olduğu 2,33 TL'den Mart 2015 itibariyle 2,60'ntn üzerine çıkması, döviz borcu olan şirketlerin borçlarının TL cinsi karşılığını büyüttü. Kurun artması, şirketlerin borçlarını arttırmakla birlikte kur farkı zararlarının oluşmasına ve ilgili borçların ödendiği tarihlerde ilave nakit çıkışlarına yol açacaktır. Sektörlerde döviz riskinin yönetilmesinde yeterli düzeyde hedge araçları kullanılmaması durumu, kur artışının etkisini arttıran bir diğer faktör. Yabancı para cinsinden kredi kullanan veya borçlanan, öte yandan faaliyet gelirleri yabancı para olmayan şirketler, önemli bir kur riski taşıyor.
 
BORÇ YÜKÜ NE OLUR?
Şirketlerin borç yükümlülüklerinin artmasıyla birlikte alınan döviz kredilerinin vadeleri ve faiz ödemelerinden yazılacak olan zararlar artacaktır. Öngörülemeyen kur artışına istinaden artabilecek olan borçların fiyatları da olumsuz etkileyebileceği ve bu durumun taleplerin düşmesine neden olup şirketlerin kârlılıklarını olumsuz etkileyebileceği göz önünde bulundurulmalı. Yukarıda değinilen kur farkı zararlarından vergi mevzuatı açısından gider olarak kabul edilen kısımlar ise vergi gelirlerini azaltıcı yönde etki yapacaktır.

ARTIŞ DEVAM EDERSE NE OLUR?
Dolardaki hızlı yükseliş, kısa vadede Türkiye'nin dış borcuna negatif bir şekilde yansır. TL'nin değer kaybı teorik olarak ihracat açısından olumlu. Ancak özellikle enerji ihtiyacımızın neredeyse tamamını ithal ediyoruz. En çok ticaret gerçekleştirdiğimiz ülkelerdeki jeopolitik ve ekonomik sorunlardan dolayı, kısa ve orta vadede kur hareketlerinin net olarak negatif bir etkisi olması beklenebilir.

İş dünyası ne diyor?

Türkiye ihracatçılar Meclisi (Tl'M|Saşkan Yardımcısı Mustafa Çıkrıkçıoğlu:
"Geçen iki aylık süreçte parite etkisi nedeniyle ihracat kaybı yüzde 20'leri buldu,
Kurlardaki yükselişin çok sürmeden önümüzdeki süreçte toparlanacağını düşünüyorum."

İstanbul Demir ve Demir Dışı MeraK İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu anı Rıdvan Mertöz:
"Rusya, İran hatta Mısır gibi belli ülkelerle bile Euro üzerinden yapılan ticareti dolara çevirme yönünde görüşmeler yapıyoruz. İthalatta siparişler ve ödemeler önelden yapıldığından bir sıkıntı söz konusu değil."

Uludağ İhracatçı Birlikleri Başkanı Orhan Sabuncu:
 "Otomotiv ihracatında Euro hakimiyeti söz konusu. O nedenle dolarda yaşanan yükseliş bizi parite boyutunda etkiliyor. Rekabetçi olmamız için paritenin 1,30 olması gerekiyor!'

Mudo Yönetim Kurulu Üyesi Ömer Taviloğlu:
"Tek tek AVM'lerle yazışarak kiraları sabitlemeye çalışıyoruz. Ankara'da çok iyi bir AVM kira oranını 2,28 olarak sabitledi. Diğerleriyle de görüşmelerimiz sürüyor..’’

 TALİP YILMAZ / Economist

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA