Çöpten enerji üreterek ekonomiye 175 Milyon TL katkı
26 Nisan 2009 tarihli yazı 394 kişi tarafından okundu.
Dünya hızla kirlenirken, küresel ısınma ile ilgili alarm her zamankinden güçlü çalıyor. Son birkaç yıldır, bu yöndeki duyarlılığın arttığını görüyoruz. Ancak işin ilgi çeken bir tarafı daha var. Dünyayı daha az kirletmek adına yürütülen atık yönetimi çalışmaları, şirketler için önemli birer tasarruf ve gelir modeli haline gelmeye de başladı.
Çevre ve insan sağlığının yanı sıra, hammadde kaynaklarının korunması açısından da, bugünlerde önemli bir konu haline gelen atık yönetimi, Türkiye’de de gündeme taşındı. Yakın geçmişe kadar, tartışmaların ötesine geçemeyen, kimi duyarlı ülkelerin ya da şirketlerin ele aldığı ve eyleme geçtiği bu konu, artık hepimizi ilgilendiriyor. Tükenen hammaddeler, küresel ısınma, çevre kirliliği derken, konunun bir de ekonomik boyutu ve kazanımları hesaba katıldığında, iş dünyasında artık, faaliyet alanı “üretim” olan, büyük-küçük her işletmenin, kendisine özel bir yol haritası çıkarması gerekiyor. Türkiye, özellikle son yıllarda bazı önemli kararları hayata geçirirken, uluslararası protokollerin altına da imza atıyor. Atık yönetimi konusunda hizmet veren, atık toplayan şirketlerin sayısı artıyor. Öte yandan, dünyayla birlikte yaşadığımız son ekonomik kriz, atık yönetiminin, aslında şirketler için, üretim ve tasarruf unsuru olabilecek bir alan olabileceğini de gösteriyor.
Konuya, öncelikle tanımsal olarak, en yalın hali ile bakacak olursak, artık ihtiyaç duymadığımız ve uzaklaştırdığımız her tür maddeyi “atık” olarak tanımlamak mümkün. Atık maddeler, katı, sıvı ve gaz olmak üzere 3 türde ele alınıyor. Katı maddelerin en büyük bölümü, çöplerimiz. İşyerleri ve fabrikalardan atılan maddeler de bu kapsamda değerlendirilebilir. Özellikle büyük yerleşim birimlerinde, en büyük çevre sorununu çöpler oluşturuyor. Uygun şekilde depolanmamış çöpler, yeraltı ve yüzeysel su kirliliğine, mikropların üremesine, çevreye kötü kokuların yayılmasına, görüntü kirliliğine ve çeşitli hayvanlar vasıtasıyla taşıyıcı mikropların yayılmasına neden oluyor. Katı atıklar, oluştukları yerlere göre adlandırılıyor. Buna göre, başlıcaları şöyle sıralanıyor: Evsel katı atıklar, tıbbi katı atıklar, tehlikeli katı atıklar, endüstriyel katı atıklar, tarımsal ve bahçe atıkları, inşaat ar-tıkları, molozlar.
Katı Atık Türleri Neler?
Katı atıklar, özelikle bazıları çevre için zararlı bir yapıya dönüşebiliyor. Bu türe girenlerin, kimyasal ve zehirli maddeler içerdiğini söyleyebiliriz. Bu nedenle toplama işleminin de diğer atıklardan ayrı olarak yapılması ve tehlikesiz hale getirilmesi gerekiyor. Öte yandan, günlük hayatta, aslında herkes tehlikeli katı atık oluşmasına neden olabiliyor. Örneğin, evde kullanılan boya, temizlik malzemeleri, yağlar, piller ve tarım ilaçlarının artan kısımları “evsel zararlı atık” olarak adlandırılıyor.
Endüstriyel katı atıkları ise “sanayi ve üretim işlemleri sırasında oluşan, tehlikeli ve zararlı mad-de içermeyen katı atıklar” olarak tanımlayabiliriz. Bu tür katı atıklar genellikle, üretim artığı maddeler veya kullanım ömrünü tamamlamış makine ve hurda malzemeleri olarak sıralanabilir. Park ve bahçelerde oluşan bitki artıkları, tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan organik kökenli atıklar vb. ise tarımsal bitki atıkları ve bahçe atıkları sınıfına giriyor. Herhangi bir inşaatın yapılması ya da yıkılması sonucu ortaya çıkan atıklar ise inşaat artığı olarak değerlendirilebilir.
Katı Atıklar Nasıl Yönetiliyor?
Bugünkü mevcut koşullarda, katı atıklar depolama, yakma ve kompostlama olarak, 3 şekilde yönetiliyor. Depolama, çöplerin toprağa yerleştirildiği planlı alanlarda gerçekleştiriliyor. Bu alanları, genellikle yeraltı suyu kirliliğinin önlenmesi için dolgu ile doldurulmuş sistemler olarak da tanımlayabiliriz. Yakma ise düzenli depolama alanı için gerekli yer ihtiyacının azaltılmasına yardımcı olan bir diğer yöntem. Yakma tesislerinde çöpler yüksek sıcaklıkta yakılarak, atık hacmi azaltılıyor ve aynı zamanda elektrik enerjisi üretiliyor. Kompostlama ise yemek artıkları, bahçe atıkları gibi organik çöplerin, mikroorganizmalar tarafından giderilmesi ile humus benzeri maddelerin oluşturulması anlamına geliyor.
Yeni Yöntemler Geliştiriliyor
Ancak, katı atık miktarının her geçen gün artması, artık bu yöntemlerin de yeterli olmamasına yol açtı. Bununla birlikte, söz konusu yöntemlerin, çevreye verdiği yeni zararlar da tartışma konusu haline geldi. Bu nedenle, tüm dünyada katı atık miktarının azaltılması için 3 ilke uygulanmaya başlandı: Azaltma, yeniden kullanım ve geri dönüşüm. Azaltma, ürünlerin tasarımı, üretimi ve kullanımı sırasında uygulanan yöntemlerin değiştirilerek, daha az atılacak madde oluşturulması anlamına geliyor. Yeniden kullanım, atılması düşünülen, artık işe yaramayan malzeme/araçların başka bir amaçla tekrar kullanması demek. Geri dönüşüm ise kağıt, cam, plastik ve metal gibi maddelerin diğer maddeler ile birlikte atılmadan ayıklanması ve bunların yeni bir ürün gibi tekrar kullanılması olarak tanımlanabilir.
Bu yöntemlerden en fazla dikkat çekeni olan geri kazanımda, doğal kaynaklar korunuyor, enerji tasarrufu sağlanıyor, ekonomiye katkı yaratılıyor, çöplüğe giden atık miktarı azalıyor. Aslında Türkiye’de atıkların geri kazanımı konusundaki çalışmalar uzun yıllardır devam ediyor. Dikkat çeken nokta ise Türkiye’de çöp miktarının yaklaşık yüzde 15-20’sini geri kazanılabilir nitelikli atıkların oluşturması.
Son dönemde ise özel sektörün, özellikle atıkların enerjiye dönüştürülebilmesi gibi cazip bir etkenin de etkisiyle, konuya olan ilgisi arttı. Özellikle de doğaya büyük zarar veren kızartma yağlarının biodizel üretiminde kullanılması ise, bu alanda çok sayıda şirketin faaliyete geçmesini sağladı.
BT Sektörü Hareketlendi
Geçtiğimiz günlerde Koç Bilgi Grubu, geri dönüşüm konusunda, kendi bünyesinde önemli bir hareket başlattı. Bunun en önemli nedeni, Bilgi ve İletişim Teknolojileri (BT) sektörünün, dünyadaki karbon emisyonlarının yüzde 2’sine neden olması. Bu, sivil havacılık sektörü ile eşdeğer bir oran. Yani dünyadaki bilgisayar üretimi ve kullanımı ile oluşan çevre kirliliği, dünyadaki bütün sivil uçakların neden olduğu çevre kirliliği ile aynı miktarda. Grup, çevre konusunda duyarlılığı ve bilinci arttırmak için “Yeşil Bilgi Platformu”nu kurdu. Yeşil Bilgi Platformu, ilk somut uygulamasını, geçtiğimiz yıl yayına başlayan www.yesilbilgi.org sitesiyle gerçekleştirdi. Platformun iletişim merkezi olarak da işlev gören ve çevreyle ilgili haberler, röportajlar ve bilgilerin yer aldığı web sitesinde, Türkiye’nin çevre konusunda alması gereken aksiyonlar ve çevreyle ilgili gelişmeler aktarılıyor. Grup daha sonra çevre alanında faaliyet gösteren Buğday Derneği, ÇEVKO, Doğa Derneği, TEMA, TURMEPA, TÜRÇEK ve WWF-Türkiye ile işbirliğine gitti. Ardından, tüm Koç Bilgi Grubu şirketlerinde tüketimin geri dönüştürülebilir ve çevre dostu olması için gereken önlemler hayata geçirildi. Binalara kağıt, plastik, pil, teneke, elektronik ve cam atıklar için atık kutuları yerleştirildi. Bu kutularda toplanan atıkların, geri dönüşüm süreçlerinden geçmek veya doğaya en az zarar verecek şekilde imha edilmek üzere, ilgili kuruluşlara gönderilmesi sağlandı. Bu kapsamda, 3 ayda, 12 ton kağıt, 300 kilogram pil, 500 kilogram elektronik malzeme, 450 kilogram teneke atık toplandı.
Çöpten Enerji Üretiliyor
Bu örnekte görüldüğü gibi, atık yönetiminde, yeniden kullanım yöntemi şirketler için maliyetleri azaltan, alternatif bir kanal olarak da dikkat çekiyor. Son dönemde, özellikle yüksek enerji tüketen çimento şirketleri bu yönde önemli kazanımlar yaratıyor. Kurutma çamurları, yağlar ve lastikler gibi çöplerin yanı sıra, iş sürecinde ortaya çıkan buhar, odun kabuğu, talaş gibi atıklar da enerjiye çevrilmek için kullanılıyor. Bu konuda henüz çok az sayıda fabrikanın lisansı olsa da, hareket artıyor. Nuh Çimento, Akçansa, Bolu Çimento, Çimsa, Adana Çimento, Ünye ve Mardin Çimento yatırım yapan şirketler olarak sayılabilir. Örneğin Çimsa, fabrika bünyesinde kurduğu atık tesisi ile yaklaşık 70 çeşit tehlikeli atığı yakarak imha ediyor. Fabrika, yakılan atıkla çimento üretiminde ısı enerjisi elde ederken, doğayı da kirli atıklardan temizliyor.
Geçtiğimiz günlerde bir basın açıklaması yapan Frito Lay ise organik atıkları enerjiye dönüştürerek, 2011 sonuna kadar, 3 milyon 650 bin TL enerji tasarrufu sağlamayı, üretilen organik gübrenin satışından ise 3 milyon 550 bin TL gelir elde etmeyi hedeflediğini açıkladı. Şirket, “fayda gözeten performans’’ vizyonu çerçevesinde, enerji üretimi, enerji tasarrufu, alternatif enerji kaynakları kullanımı, su tasarrufu, atık su geri dönüşümü olmak üzere, çevresel konuda pek çok yatırımı hayata geçirecek. Yeşim Tekstil ise atıklarını kendi bünyesinde yaptırdığı arıtma tesisinde arıtarak belediyenin kanalizasyonuna gönderiyor. Yeşim Tekstil’in tesisi günlük 10 ton su arıtma kapasitesine sahip ve sektördeki en büyük arıtma tesislerinden biri. Şirket, katı atıklarını da ayrı ayrı toplayıp geri dönüşüme göndererek, hem çevreye hem ekonomiye katkı sağlıyor.
Atığınızı Profesyonellere Bırakın
Atık yönetimi, yarattığı katma değeri bir tarafa koyarsak, aynı zamanda büyük bir yatırım. Özellikle KOBİ’ler açısından değerlendirildiğinde, bu tür sistemleri ya da tesisleri kurmak ve yönetmek her zaman mümkün olmayabiliyor. Ancak, böyle bir çalışma için, gerekli yasal izinleri alarak faaliyete geçen profesyonel atık yönetim şirketleri ve tesisleri de var. Farklı alan ve konularda çalışan bu şirketlere, Ankara merkezli ITC örnek verilebilir. Şirket, Ankara’daki Belediye çöplerini belli proseslerden geçirerek elektrik enerjisine dönüştürüyor ve bunu doğrudan merkez enerji sistemine gönderiyor. Bir diğer atık yönetim şirketi Cierra Recycling, lağım çamurlarını özel prosesten geçirerek elektrik elde etmeye çalışıyor. ABD merkezli şirketin bir diğer projesi de atık lastiklerden dizel üretmek. Bu proje gerçekleşirse Türkiye’de bir ilk olacak.
Bu noktada, atıklarınızın yönetimini devredeceğiniz ya da kendi tesisiniz olmadığı için hizmet alacağınız bir şirket arayışına girdiğinizde, Çevre ve Orman Bakanlığı Atık Yönetim Daire Başkanlığı tarafından lisansı verilen şirketlerle çalışmanız gerektiğini hatırlatmakta fayda var.
Kızartma Yağları Yeni Bir İş Yarattı
1 litre atık yağ, 1 milyon litre içme suyunu kirletebiliyor… Kullanılmış bitkisel atık yağlar, evsel atık su kirliliğinin yüzde 25’ini oluşturuyor. Arıtılmayan atık suların içindeki bitkisel ve hayvansal atık yağlar, denizlere, göllere ve akarsulara döküldüğü zaman, suyun kirlenmesi ve sudaki oksijenin azalması sonucu; başta balıklar olmak üzere diğer canlılar üzerinde büyük tahribata yol açıyor. Kullanılmış yağlar, lavaboya döküldüğü zaman ise dren sistemine sıvanıyor, kanalizasyon borusu içindeki atıkların yapışmasına ve zamanla borunun daralmasına neden oluyor. Kanalizasyona dökülen atık yağlar ise diğer atıkları tutarak sisteminin kullanılmaz hale gelmesine neden oluyor.
Türkiye’de yılda 1,5 milyon ton bitkisel yağ gıda amacı ile kullanılıyor. Bu yağdan yaklaşık olarak 350.000 ton atık yağ oluşuyor. Son yıllarda dikkat çeken konu ise atık yağların, biodizel yapımında kullanılabilmesi… Biodizel, soya yağı, kanola yağı gibi bitkisel yağlar ile kullanılmış bitkisel ve hayvansal yağlardan elde edilen, dizel motorlarda kullanılan yenilenebilir bir yakıt.
Atık yağların, bu yöntemle enerjiye dönüştürülmesi ise şu tehlikelerin önüne geçilmesini sağlıyor:
* Karbondioksit gibi sera gazı etkisi,
* Kanser yapıcı klorlu organik maddelerin egzozdan atmosfere atılması,
* Yanmamış hidrokarbon emisyonu, ozon oluşturucu kirleticilerin emisyonu, egzozdan motorine göre yüzde 75 daha fazla kirletici atılması,
* Su kaynaklarının daha fazla kirlenmesi,
* Egzozdan motorinin aksine kükürt dioksit atılması.
Çevre ve Orman Bakanlığı Harekete Geçti
Çevre ve Orman Bakanlığı’nın, son yıllardaki yoğun çabalarıyla bitkisel kızartma yağlarının toplanması konusunda önemli bir yol kat edildi. Ancak Bakanlığın verilerine göre, şu anda lisanslı toplayıcıların yaptığı çalışmalar ile toplanması gereken 350.000 ton yağın, yüzde 1’i bile toplanamıyor. Toplayıcı şirketler ise restoran, hazır yemek pişirme tesisleri ve lokantalara 50-100 litrelik konteynırlar koyarak, haftada veya 15 günde bir değiştirme yapıyor. Eğer gıda sektöründe faaliyet gösteren ve yağ atığı üreten bir şirketseniz, Bakanlık ile iletişime geçerek, bulunduğunuz bölgedeki lisanslı toplayıcılar hakkında bilgi alabilirsiniz.
Evsel Katı Atıkların Ne Kadarı Geri Kazanılıyor?
Türkiye’de her yıl üretilen katı atıkların toplamı 30 milyon tonu buluyor. Bu atıkların yüzde 15’ini geri kazanabilir atıklar oluşturuyor. 1 ton kağıt kartonun geri dönüştürülmesi 17 ağacın kesilmesini önlerken, plastiği geri dönüştürerek de petrol tüketimi önlenebiliyor. Bir alüminyum kutunun geri dönüşümü ile içecek kutusunun birincil hammaddesinden üretime göre yüzde 90 oranında enerji tasarrufu sağlanabiliyor.
Plastik, metal, cam, kağıt/karton ve kompozit ambalaj atıkları geri kazanılabiliyor. Su, meşru-bat, deterjan, şampuan, sıvı yağ plastik ambalajları, yoğurt ve margarin kapları, plastik bidonlar bu alandaki örnekler olarak sayılabilir. Plastik ambalaj atıklarından, üretildiği hammaddenin özelliklerine göre, sentetik elyaf, dolgu malzemesi, gıda sanayinde kullanılmamak koşuluyla plastik şişe, çöp torbası, atık su borusu, marley ve çeşitli dolgu malzemeleri gibi ürünler elde edilebiliyor.
Metal ambalaj atıkları yüksek sıcaklıklarda eritilerek yeni metal ürün üretilmesinde kullanılabiliyor. Cam ambalaj atıkları, renklerine göre ayrılıp, kırılıp, yıkandıktan sonra yüksek sıcaklıktaki fırınlarda eritilerek üretime tekrar dahil oluyor. Karton koliler, kağıt paketler, kağıt ve karton ambalajlar da kolaylıkla geri dönüştürülerek yeni ürünler elde edilebiliyor.
Birden fazla farklı malzemenin bir arada kullanılmasıyla oluşan kompozit ambalajlarda da geri kazanım oranı yüksek. Süt ve meyve suyu gibi içecekler, sıvı gıdalar için kullanılan içecek kartonları, yüzde 80 kağıt ile az oranda plastik ve alüminyumdan oluşuyor. Bu tür ambalajlar da geri dönüştürülerek pelur kağıt üretilebiliyor.
Çöpten Ekonomiye 175 Milyon TL Katkı
Çevre Koruma ve Ambalaj Atıkları Değerlendirme Vakfı (ÇEVKO), atıkların geri dönüşümü yoluyla 3 yılda ekonomiye 175 milyon TL kazandırdı. ÇEVKO’nun 2008’de geri kazandırdığı ambalaj atığı miktarı 375.000 ton oldu. Vakıf, 2005-2007 döneminde 228.000 ton cam, 88.000 ton metal, 220.000 ton plastik, 275.000 ton kağıt karton ve 240.000 ton kompozit ambalaj atığını ekonomiye geri kazandırdı. 3 yılın toplamında ise 835.000 tonluk geri kazanım elde edildi.
Etiketler: alternatif enerji kaynakları, Bilgi ve İletişim Teknolojileri, Enerji, Frito Lay, Katı Atıklar, Koç Bilgi Grubu, Yeşim Tekstil




