Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Başarılı projelerin sırrı!
18 Mart 2015 Çarşamba 12:37

Başarılı projelerin sırrı!

Hem Türkiye içinden hem de yurt dışından farklı internet yarışmalarının jüri üyeliğini yapıyorum. Benim için Şubat ayı bu alanda değerlendirmelerin yoğunlukla yapıldığı aylardan biri. Doksanlı yılların sonundan bu yana bu konuda çalışmalar yaptığım için g

Fikir iyi, uygulama kötüyse çalıntıdır!

Atıf ÜNALDI Değerlendirdiğim projelerde, bir çalıntı olup olmadığını anlamanın en iyi yolu, birbirine uyum göstermeyen parçaları belirlemekten geçiyor. Eğer mükemmele yakın bir web tasarım, iğreti duran bir logo varsa, karşınızda bir template (şablon) vardır. Proje fikri tüylerinizi diken diken edecek kadar kocaman ve güzelken, uygulamada eksikleri görüyorsanız bilin ki fikir çalıntıdır. Eğer Türk toplumuna uymayacak konular içeriyorsa sadece çalıntı değil lokalizasyon da yapılamamıştır. İnsanlar tabii ki projelerden etkilenip, alıntı yaparlar. Zaten beyin böyle çalışmaz mı? Zekâ bu alıntılar, sinaps’lar üzerinden çalışmaz mı? Ancak alıntıyla çalıntı arasındaki en önemli fark öğrenmek ve ezberlemekten kaynaklanır. Ezberlenilen bir şey özümsenmediği için sırıtır. Fikri açıdan projesini beğendiğim siteler arasında portakalbahcem.com, notacini.com, pratikservis.com, bionluk.com geliyor. Bionluk.com aslında fikri açıdan bir alıntı ama fikir Türkiye’de de çalışacaktır.

Tasarım subjektif bir konu değildir

İletişimin görsel dili olan tasarım bir sanat değildir. Art direktör ise bir sanatçı değildir. Her ne kadar sanat amacıyla yapılmış siteler ve onları yapan art direktörler olsa da bu tip deneysel web uygulamalarının sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Aslında kurumsal web tasarımı, kurumun görsel iletişiminin bir parçasıdır. Bu nedenle logo ile başlayan görsel maceradan farklı yöntemler kullanılamaz, kullanılmamalıdır. Logo’nun (birçok ajansta “Uff, yine rasyonel mi yazacağız?” dense de) bir hikayesi olmalı. Doğru hikaye (doğru konsept) sizi bütün tasarıma götürür. Ajansımın olduğu dönemlerde logosunu anlayarak, ona göre koca siteyi tasarlattığım çok müşterim oldu. Hatta bir art direktörümü siteye koyduğu rengi logoya uymadığı halde sevdiği için koyduğu için bir projeden almışlığım da…

Geçenlerde incelediğim siteler arasında bir otel sitesi olması nedeniyle yazacağım roxcappadocia.com sitesi tasarım açısından gerçekten çok başarılı bulduklarımdan biri. Kurumsal iletişimle, görsel iletişim ayrı yönlere gidemez. Mecra ne olursa olsun, iletişim büyük kırılımlar gösteremez, karakterini kaybedemez. Tonu değişir ama karakter aynı kalır.

Eğer bir mecra iletişimin karakterini değiştirmeye sebep oluyorsa, muhtemelen o mecra o marka için uygun değildir ya da mecra kullanılan kişiler tarafından kesinlikle yanlış anlaşılmıştır.

Bu ay içinde LC Waikiki’nin Yönetim Kurulu Başkanı Vahap Küçük’ü dar katılımlı bir toplantıda dinleme fırsatı buldum. Vahap Bey “Başarısız şirket yoktur, başarısız yönetim, lider vardır” diyor. Ben de aynen böyle düşünüyorum… Başarısız dijital iletişim yoktur, başarısız ajans vardır.

Mobil

Karşınıza çıkan mobil uygulamaların çoğunun arkasında internet var. Mobil işin kılcal damarı ise, internet omuriliğidir. İnternet olmadan mobile kan gitmez. Sadece mobil gibi gördüğünüz bütün projelerde arkada internette bir veri tabanı var. Dolayısıyla internet işin buz patenindeki mecburi hareketler listesine girer. Onsuz projeniz zaten derecelendirmeye bile alınmaz. Artistik hareketler bundan sonra değerlendirilir.

Niş alanlar (engelliler)

Markalaşmadan konuşulurken, en çok söylenenlerden biri, farklılaşmadır. Son dönemde projelerde, tasarımsal farklılaşma zor oluyor. Bunun iki sebebi var; kullanıcıların alıştıkları bazı standartlar var. Bunların değiştirilmesi ciddi sorunlara yol açıyor. Sözgelimi; geçenlerde bir yarışma için incelediğim Point Hotel’e ait site, ana sayfada üç noktayla açılıyor. Noktalardan birine bastığınızda da menü ortaya çıkıyor.(http://www.pointhotel.com) Ana sayfadan ikinci sayfaya geçenlerin oranlarını dramatik şekilde düşürecek bu tasarımı ben bir hata olarak incelemeyi tercih ettim. Tasarımda farklılaşmayı engelleyen ikinci sebep ise, teknoloji. Özellikle web projelerinde, siteye girenler o kadar farklı cihazlar ve teknik imkânlarla siteye giriyorlar ki; burada bir düzenleme yapmak söz konusu olmuyor. Ancak yine son dönemde çok güzel bir uygulamayla karşılaştım. Setur’un yaptığı bu uygulamanın hedef kitlesi engelliler. Kampanyanın ismi ise “engelsiz”. Kampanya hakkında çok da güzel bir video ve anlatım var. “tinyurl.com/atifunaldicomtr4” adresinden görebilirsiniz. İşte niş alanlardan kastım herkes beyaza alışmışken siyah ve kullanılamayan bir web sitesi yapmak değil. Kastım böyle herkesin “helal olsun” diyeceği bir uygulamayı yaratmak.

Trendler

Web projelerinde çok farklı tasarımlar belli dönemlerde moda oldu. Bunların arasında herhalde en irite edenler sırasıyla açıldığında müzik çalınması, pop-up açılması, pop-up’da sosyal medyanın yazılması sonunda “call to action butonu” ile tüy dikilmesi geliyor. Allahtan bu ucube trendlerin hepsi tarihin tozlu raflarına gömüldü. Bunları hâlâ görüyorsanız bilin ki; öğrenmeyi bilmeyen sadece ezberleyen bir web dinozoru ile karsı karşıyasınız. Bir de daha az kişinin fark ettiği bazı demode uygulamalar var. Bunlardan biri Java uygulamaları. Bir dönem moda olan bu uygulamalar da artık rağbet görmüyor. Bir de tabii Flash var. Bu tip uygulamaları yapan web sitelerinin de yenilikçi bir yaklaşımdan uzak olduğunu söylemek doğru olur.

Yeni trendlere gelince… Responsive web siteleri, mobilde çok önemli. Ancak Türkiye’de ne yazık ki geçenlerde mobil siteyi baz alıp onu büyük siteye çeviren, haliyle oldukça çirkin görünen bir Yapı Kredi Grubu sitesi de gördüm. Benzer bir uygulamayı Akşam gazetesi de yapmıştı. Gerçekten komik ve son derece tembel bir fikir. Tasarımda her mecraya özel bir web uygulaması yapmak sanıyorum en doğrusu. Mobilde de native uygulama yerine web sitesini çalıştıran uygulamalar parlak fikri Facebook’un başarısızlığıyla birlikte tarihin tozlu raflarına gömüldü. Her şeyin olduğu gibi uygulamanın da hakkını vermek yeni trendlerden biri. Yani oradan buradan toplama usulü bir uygulama yerine, her şeyin hakkını veren bir dijital iletişim çok gerekli. Afişe benzeyen matbaa uyumlu siteler, benim en çok itiraz ettiğim konulardan biridir. IMA’nın danışmanlığını yaptığım dönemde, “Ben tasarım yapıyorum web’i de tasarlarım” diye gelen bir hocayı iki saat kadar sessizlik içinde dinlemiştim. Bunu Allah’ın sabır sınavım için yolladığını düşünmüş ve dua etmiştim. Çok nadir de olsa bu konuda iyi birkaç site olduğunu söylemek lazım tabii. Tekzen’in web sitesini bu anlamda beğendiğimi söylemek isterim. (tekzen.com.tr)

En başarılı sosyal medyacı kim?

Geçenlerde katıldığım bir toplantıda, başarılı sosyal medya yönetimi yapan markalar bana sorulduğunda; “Sosyal medya o kadar karışık ki; farklılaşmaya sebep olacak kalitede bir yönetim göremiyorum” dedim. Web konusunda da aynı şeyi düşündüğümü söylemek isterim…

Atıf ÜNALDI
İnternet Danışmanı
Marketing Türkiye

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA