Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Aplikasyondan zengin olan Türkler
30 Mayıs 2015 Cumartesi 19:34

Aplikasyondan zengin olan Türkler

İşte aplikasyon dünyasının yıldız girişimcileri...

20 bin lira girişim sermayesi ile kurdukları şirketi birkaç ayda 2.3 milyon dolar değerine ulaştıran İzzet Zakuto ve Sercan Işık… Birçok büyük markanın mobil entegrasyonunu yapan Fırat ve Fatih İşbecer Kardeşler… Bir tıkla taksiyi ayağımıza getiren Bitaksi uygulamasının fikir babası Nazım Salur… İşte aplikasyon dünyasının yıldız girişimcileri…

Paypal’in bir araştırmasına göre, 2014’te e-ticaretin yüzde 19’u mobil üzerinden gerçekleşmiş ve bu oranın önümüzdeki birkaç yıl içinde hızla artması bekleniyor. Diğer yandan Türkiye de bu pazarın güçlü aktörlerinden… Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından mobil alışverişin online alışverişteki payının en yüksek olduğu ülkeler sıralamasında 2014 itibariyle üçüncü sıradayız. Rakamlara bakıldığında mobilin birkaç yıl içinde alternatif olmaktan çıkıp ana kanal haline gelmesi kaçınılmaz.

Mesela 2014 yılında ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, akıllı telefon kullanıcılarının telefonlarında ortalama 40 aplikasyon var ve bunların 15 kadarını sıkça kullanıyorlar. Türkiye’de ve ABD’de akıllı telefon kullanıcılarının teknoloji tüketimi alışkanlıkları bir birine benziyor. Bu bilgi göz önüne  alındığında Türkiye’de 2016’da sadece bir yılda indirilen mobil aplikasyon sayısının 310 milyona çıkması bekleniyor. Apple Store ve Google Play Store dışında pazaryeri olmayan bu alanda rekabet de giderek artmaya başladı. Store’larda öne çıkmak için tıpkı arama motorlarındaki yazılımlar gibi aplikasyon bulmaya yönelik SDO çalışmaları yapan starup’lar art arda boy gösteriyor. E-tohum Yatırımcı Ağı Temsilcisi Elif Coşkuner, yatırım almaya hak kazanan projelerin yüzde 30’unun aplikasyon olduğunu anlatıyor. Her ne kadar Türkiye’de sektöre dair çalışamalar olmasa da henüz, bugün aplikasyon pazarının 80-100 milyon dolarlık bir büyüklüğe ulaştığı tahmin ediliyor. Halen yüzde 50’nin altında olan akıllı telefon penetrasyonunun ise orda vadede yüzde 70’e ulaşması bekleniyor. Mevcut konjonktüre göre, sektörün orta vadede iki kat büyüklüğe ulaşması kaçınılmaz görünüyor. 

Mobil uygulamalarda önce genç şirketlerin isimlerini ciddi ciddi duyurmaya başlamalarının geri planında  da bu gelişmeler yatıyor. Çoğunluğu genç girişimciler tarafından kurulan, geliştirdikleri aplikasyonlarla mobil hayatımıza yenilik getiren ve dijital ekonominin yarattığı önemli bir pazardan para kazanmayı başaran girişimciler bunlar. Biz de Türkiye’de mobil uygulama pazarın domine eden şirketleri araştırdık.

Dünyadan aplikasyon zenginleri

Facebook, 2013’te aylık yaklaşık 450 milyon kullanıcısı olan WhatsApp’ı 16 milyar dolara satın aldığında aplikasyon pazarının önümüzdeki süreçte yeni ekonominin vazgeçilmez pazarlarından biri olacağı ortaya çıktı. Dünyada 2010’ların başından itibaren aplikasyon yazılımları yükselişe geçti. Henüz Türkiye’de benzer rakamlar telaffuz edilmiyor ancak aplikasyondan para kazanan dahi çocuklar dünya gündeminden inmiyor. Mesela 15 yaşında geliştirmeye başladığı İOS uygulaması Summly ile mobil dünyasında hızla yükselen İngiliz Nick D’oloisio… İki yıl gibi bir sürede Yahoo’nun aplikasyonuna 30 milyon dolar karşılığında talip olmasıyla sektörün en genç milyonerlerinden oldu.

Ya da genç yaşlı herkesin fotoğraf aşkını ortaya çıkaran Instagram… 2010’un sonlarında app store’lara yüklendi. 100 milyondan fazla kez indirildi. Kendi halinde bir yazılımcı olan Kevin Systrom’un fikri olan Instagram, arkadaşı Mike Krieger ile birlikte kurdukları Burbn Inc. adlı şirketin ürünlerinden biriydi. Kuruluşunun üzerinden iki yıl bile geçmeden Facebook tarafından 1 milyar dolara satın alındı. Camera+ ise Google ve Adobe gibi teknoloji devlerinden teklifler almasına rağmen yoluna tek başına devam eden app’lerden biri. 2010 Haziran’ında satışa sunulan Camera+ adlı aplikasyon 8 milyondan fazla indirildi ve 10 milyon doların üzerinde ciro yapıyor. Uygulamanın geliştiricisi ise taptaptap isimli firma. 

Neyse ki rüzgarı bir parça dinen Angry Birds de aynı furyadan. İlk kez 2009’un Aralık ayında satışa sunulan Angry Birds kısa bir sürede milyonlarca oyunseveri etkisi altına aldı. Üstelik sürekli yeni versiyonlarla karşımıza çıktığı için de popülaritesi azalsa bile asla bitmedi. 1 milyarı aşkın kez indirilen oyunun günümüze kadar 300 milyon dolardan fazla satış yaptığı tahmin ediliyor. 

Yine TapZoo Classic adlı oyun da 60 milyondan fazla indirilen ve yapımcısı Pocket Gams’i 50 milyon dolardan fazla para kazandırarak ihya eden oyunlardan biri. Sanal ortamda bir evcil hayvanın yetiştirildiği oyunda asıl para kaynağı ise oyun içinde sayın alınan paralar oluyor.

Fatih İşbecer

MOBİL CEPBANK’IN YERLİ MUCİDİ

Pozitron, dünya için bile çok erken dönem denilebilecek mobil uygulamalar üreten şirketlerin başında geliyor. 2000’de Fatih İşbecer’in kurduğu Pozitron, kardeşi Fırat İşbecer’in ve üncü ortak Mete İşbecer’in de katılımıyla 2005 yılında itibaren mevcut ortaklık yapısına kavuşuyor. O gün altı-yedi kişilik bir çekirdek kadroyla yaptıkları pazar araştırmasının akabinde ellerinin altındaki teknolojiyi bankacılık alanında değerlendirmeye karar veriyorlar ve hikayeleri böyle başlıyor.

Her ne kadar görüştükleri bankalar içinde ilk etapta sadece Türkiye İş Bankası aplikasyon tabanlı mobil bankacılık ürünüyle ilgilense de sonra diğer bankalar da sırayla Pozitron’un kapısını çalıyor. “Türkiye’deki en büyük 10 bankanın beşi, bizim müşterimiz ve bu alanda pazar lideriyiz" diyen Fırat İşbecer, mobil bankacılık alanında aynı zamanda Katar ofisleriyle Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarında da etkin bir oyuncu haline gelmeye başladıklarını anlatıyor. Zira Qatar Islamic Bank ve Doha Bank, Riyad’da Araba National Bank ile Abu Dabi merkezli FGB de müşterileri arasında. Ancak Pozitron’un alanı mobil bankacılıkla sınırlı değil, 2008’de e-ticaret ve seyahat sektörlerine yöneldiklerini kaydeden İşbecer, ilk THY’nin ilk mobil aplikasyonunu yaptıkları ve aynı zamanda kendilerinin de ilk bankacılık dışı müşteri deneyimi olduğunu anlatıyor. Pozitron bu yönde THY’nin ardından Biletix, Hepsiburada, GittiGidiyor gibi e-ticaret sitelerini de ilk kez mobile taşıyan firma. Şu anda tüm bu sitelerinin trafiklerinin yüzde 40’ını mobil ayakları oluşturuyor. Onların küresel pazara açılmak için can attıkları bir dönemde eBay’in GittiGidiyor’u satın alması, Pozitron için de büyük bir fırsat yaratıyor. Sonrasında eBay’in ABD dışındaki pazarlardan satın aldığı bir çok e-ticaret sitesinin mobil uygulamalarını hayata geçiriyorlar.

En sonunda da Kaliforniya’ya eBay’in ana projelerini üreten ekibe dahil oluyorlar. Bu süreçte de tabii dünyanın büyük firmaları da Pozitron ile ilgilenmeye başıyor. İşbecer, İngiltere menşeli Monitise’a satılmalarının girişimci yaptıları ve şirket kültürleri nedeniyle gerçekleştiğini söylüyor. Bugün 200 kişilik bir ekiple MEA (Middle East Africa) bölge sorumlusu olarak faaliyetlerini yürüten şirket, 100 bin TL’lik bir başlangıç yatırımıyla kurulmuş ancak Monitise’a satış değeri 100 milyon doları buldu.

Tmob’un Kurucusu Rudi Dökmecioğlu

İstanbul, Palo Alto, Dubai ve Londra ofisleriyle karşınızda

Tmob’un Kurucusu Rudi Dökmecioğlu, Fransız menşeli GSM operatörü Orange’da çalışırken Türkiye’ye dönme karar alıyor ve 2009 yılında Tmob’u kendi öz sermayesi ile kuruyor. Dökmecioğlu, Tmob’u “Rakiplerimizin İngiliz menşeli bir firmaya satışının ardından Türkiye’nin en büyük, yerli mobil teknoloji şirketi haline geldik. İstanbul dışında Palo Alto, Londra ve Dubai’de de kendi ofislerimiz var” sözleriyle anlatıyor. Tmob’un dört ana hizmet alanı var; dijital cüzdan vb hizmetler sınan mobil finansal servisler, mobil bankacılık hizmetleri, mobil ticaret platformu ve m-payment solutions dediğimiz mobil ödeme sistemleri. Özellikle mobil ticaret platformu alanında oldukça güçlü olduklarını aktaran Dökmecioğlu, Türkiye’nin cirosal anlamında en büyük dijital alanda faaliyet gösteren şirketlerinin 14’ününün Tmob’u tercih ettiğini vurguluyor.

Tmob’un e-ticaret müşterileri arasında Teknosa, Klicksa, Carrefoursa, Yemek Sepeti, AtlasJet, Markafoni, GittiGidiyor, Vodafone Cep Cüzdan gibi markalar var. Diğer yandan Tmob’un B2B hizmetlerinin yanıda store’larda satılan kendi ürünleri var. Bunlardan en popüleri T-appz. T-appz, dünyada herhangi bir e-ticaret sitesinin bir gün içinde kendi mobil e-ticaret uygulamasını hazırlanmasını sağlayan bir platform. Amerika’da kurulan Tmob Tech Inc’in IMB Amerika ile imzaladığı ortaklık da bu anlamda önemli. IBM’in akıllı telefon platformu omni-channel iş ortakları arasında giren Tmob, böylelikle satış tarafında IMB’le çalışacak ve IBM T-appz’i ticaret müşterilerine tanıtacak. T-appz gibi beş ürünü var Tmob’un ve bu ürünleri global şirketlere satıyor.

Bu ürünlerin en büyük özelliği belirli bir proje kapsamında üretilmemiş olmaları. Müşteriler kredi kartıyla bu ürünleri satın alıyor ve kendi kendilerine kullanıyor. Dökmecioğlu, “Bu aslında bir mobil teknoloji şirketinin gelebileceği en üst nokta. Bunun Türkiye’de başarabilen tek şirket biziz” diyor. Ancak özellikle son bir yıldır Tmob da özellikle yabancı yatırımcıların odağında. Bu nedenle bir danışman şirket ile anlaşmışlar ve gelen teklifler bu yolla değerlendiriliyor. Dökmecioğlu her ne kadar teklifleri çok iyi incelediklerini ifade etse de yine de önümüzdeki bir yıllık süreçte bir yatırım ya da satış olması olasılığına da göz kırpıyor.

Burak Balkaya - Selan Balkaya

SON ANDA YÜZDE 70 İNDİRİMLE REZERVASYON

LastOda bir mobil rezervasyon uygulaması. Selen ve Burak Balkaya’nın öz sermayesi ile kurdukları bir starup. 

LastOda’nın beta sürümü ilk kez Eylül 2012’de yayına girmiş. Kurucu ortaklardan Selan Balkaya “İlk çıktığımız dönemde Türkiye’de tam manası ile eşzamanlı rezervasyon alabilen bir Türk markası yoktu. Aynı şekilde mobil ticaret konusunda da pazarda büyük bir boşluk olduğunu ve Türkiye’nin mobil ticaret için çok büyük potansiyeli bulunduğunu düşündük ve LastOda mobil rezervasyon uygulamasını geliştirdik” diyor. LastOda kullanıcılara butik bir rezervasyon deneyimi yaşatıyor. Standart rezervasyon sitelerinde müşteriler her zaman aynı otelleri benzer fiyatları ve daima en yüksek otel kapı fiyatlarıyla karşılaşırken, LastOda kullanıcıları farklı lüks otellerin odalarını son dakikada rezerve ettikleri için yüzde 70’lere varan indirimler alabiliyor.

Uygulamanın akıllı telefon ve tablet sürümleri mevcut. Henüz hiç yatırım almamış olsa da LastOda da yatırımcıların dikkatini çekmeyi başarmış uygulamalardan. Bugüne kadar 180 binin üzerinde indirilen LastOda’nın, 60 binin üzerinde kayıtlı kullanıcısı var. Hedeflenen ise 2015 sonuna kadar bu rakamın 100 bine çıkması. Balkaya, 2014 ile 2013 satışlarını karşılaştırdıklarında LastOda’nın yüzde 127 büyüdüğünü kaydediyor. 2015’in ilk çeyrek rakamları ile 2014’ün ilk çeyrek rakamlarını karşılaştırdıklarında ise yüzde 40 büyüme gördüklerini anlatıyor.

Bitaksi Kurucusu Nazım Sular

YÜZDE 22 HİSSESİ 2 MİLYON DOLAR

Yolcu arayan taksiciyle taksi arayan yolcuyu gerçek zamanlı olarak buluşturan Bitaksi, yakın zamanda Ankara’yı da operasyona dahil etti. B2B dışında ve getirisi yüksek ender uygulamalardan biri. Kullanımı çok pratik ve kolay; yolcular uyguma sayesinde tek bir tuşa basarak taksi çağırabiliyorlar.

Bitaksi, bu yönüyle ilk ve tek. Bu da kullanıcılar arasında süratle yayılmasını sağlıyor. Bu anlamda uygulamanın iş ortağı olan MasterCard.

Kart bilgileri sadece MasterCard veritabanında saklanıyor. BiTaksi Kurucusu ve CEO’su Nazım Salur “Yedi yıl önce ilk akıllı telefonumu aldığımda bu fikir aklıma geldi. Ama akıllı telefon penetrasyonunun düşük oluşu ve GSM altyapısının bugünkü kadar yaygın ve sağlam olmaması nedeniyle bu fikri hemen hayata geçiremedim” şeklinde anlatıyor projelendirme sürecini… Derken 2012 başında ilk adımı atan Salur, yurtdışındaki benzer uygumaları denediğini, sürücülere ve kullanıcılara yönelik iki farklı pazar araştırması yaptırdığını ve ardından 2013 Mart’ında uygulamayı hizmete aldıklarını söylüyor. Kendi sermayesi ile yola koyulmuş Salur. Uygulama hizmete girdikten sonra da kapısını çalan yatırımcılar arasında Serkan Borançılı yüzde 5, Hasan Aslanoba ise yüzde 20 ortak olmuşlar.

Aslanoba’nın Bitaksi’ye yüzde 20 hisse karşılığında yaptığı yatırım ise 2 milyon dolar. Uygulama şimdiye kadar 1 milyon 150 bin kişi tarafından indirilmiş durumda. Kadın kullanıcılar uygulamayı erkek kullanıcılara oranla iki kat daha fazla kullanıyor. İstanbul’daki yolculukların yüzde 1’i Bitaksi üzerinden gerçekleşiyor. Hedef iki yıl içinde taksi yolculuklarının yüzde 10’u...

ETKİNLİĞE ÖZEL SOSYAL AĞ: NOTEBE

Arbatros Bilişim Teknolojileri, Mayıs 2014’ten beri Ankara Teknoloji Geliştirme Bölgesi Cyberpark’ta faaliyet gösteriyor. Sadece mobil odaklı değil, giyilebilir teknoloji uygulamaları ve bluetooth aksesuarları da geliştiriyor. Mobil projeleri olan Jani önümüzdeki birkaç aylık süreçte faaliyete geçecek. Notebe ise kullanılmaya başlanmış durumda. Arbatros’un kurucu ortaklarından Onur Kılıç, Notebe’yi “Türkiye’nin ilk iBeacon destekli mobil etkinlik rehberi” olarak tanımlıyor. Notebe’nin aktif olduğu etkinliklerde katılımcılar etkinlik programına, programdaki değişikliklere, konuşmacıların özgeçmişine, konuşma özetlerine ve bildirilere, etkinlik mekanını krokisine ulaşmayı sağlıyor ve sadece etkinliğe özel bir sosyal ağ yaratıyor. Arbatros’un üç ortaklı bir şirket olduğunu ve melek yatırım alarak işe başladıklarını anlatayan Kılıç, ilk mobil app projelerinin Notebe olduğunu bir yıl doldurmadan ulaştığı marka değerinin 30 bin TL’yi aştığını söylüyor. Arbatros, aynı zamanda Aselsan’ın teknoloji sağlayıcılarından biri. En son Jandarma Genel Komutanlığı’na Whatsapp’ın yerli versiyonu da denilebilecek “Haberci” isimli mesajlaşma uygulaması geliştirmişler.

YERLİ MOBİL OYUN KRALI: NETMARBLE TURKEY

“Mobil App” deyince herkesin aklına ilk olarak oyun kategorisi geliyor. Joy Game de dijital eğlence sektöründe hizmet veren Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri. 2009’dan bu yana pazarda. Sadece Türkiye değil, Ortadoğu ve Kuzey Afrika pazarlarında da etkili bir oyuncu. Joy Game her ne kadar şimdilik Kore, Çin, Tayvan gibi büyük pazarlardan uygun oyunları lisanslayıp Türkiye’ye uyarlıyor olsa da bu alanda etkili firmalardan biri. Merkez ofisi Kore’de bulunan yaklaşık 2 bin 500 kişinin istihdam edildiği, dünyanın en büyük 10 mobil oyun firmasından biri olan Netmarble’den 30 milyon dolar büyüklüğünde yatırım aldı.

Bu rakam Türkiye ve Ortadoğu coğrafyasında dijital eğlence sektöründe yapılmış en büyük yatırımlardan biri. Şimdi Netmarble bünyesinde 1 milyon indirme sayısını aşan oyunlar ve Türkiye’de çok tutan Günün Fırsatı, kadınlara yönelik Pakize Abla, Sihirli Pat, Kayıp Çağ, GoGoGo Racer, MaxiSlot gibi uygumalar yer alıyor. Toplam beş milyonu aşan download sayısından söz ediliyor. 

2009’da Joy Game’i kuran isim kendisi de çok iyi bir oyuncu olan Burak Balık, Joyhame’in global pazara açılması da 2011 yılında Mısır’da ofis açmaları ile gerçekleşiyor. Netmarble Turkey CEO’su Barış Özistek “Her ne kadar Joygame portalında oyun, animasyon ve sosyalleşme aracı olarak kullanılan birçok dijital içerik olsa da mobil alanda yatırımlarımız hızla büyüyor ve mobil aplikasyon gelirlerimiz toplam gelirlerimizin içinde önemli bir yer tutmaya başladı” diyor.

Scorp App: Ekşisözlük'ün video ve entry'li versiyonu

Fatma Akman / Turkish Time

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA