Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Abraham Lincoln nasıl başardı?
03 Mart 2015 Salı 18:07

Abraham Lincoln nasıl başardı?

Sefalet içindeki bir evde doğdu. Günleri kuru ekmek yemekle geçti. Abraham Lincoln nasıl başardı? İşte inanılmaz bir başarı öyküsü.

abraham-lincoln-001.jpg

Sefalet içindeki bir evde doğdu. Günleri kuru ekmek yemekle geçti. Şu an sizin hissettiğiniz acı ve ızdırapları,hüzünleri o da hissetti.10 yaşındayken çok sevdiği annesi ve kız kardeşini kaybetti. Bu acıya dayanamayarak günlerce ağladı. 

Fakirlikten ev kirasını veremediği için bir avukatın iş yerindeki yazıhane masasında uyudu. 

Abraham Lincoln kimdir?

abraham-lincoln.jpgAbraham Lincoln, ABD'li siyasetçi, devlet başkanı, hukukçu. Amerika Birleşik Devletleri'nin 16. başkanı ve Cumhuriyetçi Parti`nin ilk başkanıdır.

Abraham Lincoln, Amerikan İç Savaşı'nda Amerika Konfedere Devletleri'ne karşı büyük bir galibiyet elde etti. Ülkenin birliğini korudu ve köleliği bitirdi. 1860 Başkanlık Seçimleri'nden önce savcılık, Illinois Temsilciler Meclisi üyeliği ve bir dönemde ABD Temsilciler Meclisi üyeliği yapmıştır. İki kez de ABD Senatosu'na girmek için adaylığını koymuştur fakat başarısız olmuştur. Abraham Lincoln ABD'de köleliğe karşı olduğunu resmen dile getirdi. 1860 yılında Başkanlık için resmen adaylığını koydu. Ertesi yıl oyların büyük çoğunluğunu alarak Cumhuriyetçi Parti'nin ilk başkanı oldu. 1863 yılında köleliğin kaldırılması için gerekenleri ve tedbirler konusunda önlemleri belirtti. Ardından Serbest Bırakma Beyannamesi ve On Üçüncü Yasa değişikliği bildirilince Haziran 1863 tarihinde ABD'den kölelik resmen kalkmış oldu.

Abraham Lincoln, suikast sonucu ölen ilk ABD başkanı oldu. Tarihsel değerlendirmelerde en iyi ABD Başkanları'ndan biri olarak kabul edilir.

Abraham Lincoln​ kendini şöyle anlatıyor;

"Yoksul bir ailenin çocuğu olarak mahrumiyetle oldu bir evde doğup büyüdüm. Midemin açlığını kuru mısır ekmeğiyle bastırırken,ruhumun açlığını ödünç aldığım kitaplarla giderdim. Okumaya aşıktım;bir çiftlikte tarlada işçi olarak çalışırken de okudum,bir bakkalda çıraklık yaparken de.."

Abraham Lincoln’un kitaplara karşı müthiş bir tutkusu vardı. Babasının işsizliği yüzünden sık sık ev değiştiriyorlardı. Bu yüzden ödünç aldığı kitaplar oluyordu. Ödünç aldığı kitaplara gözü gibi bakıyordu. Bir defasında arkadaşından aldığı kitap ıslanıp yazıları silinince üzülüp paniklemiştir. Ama bir hafta çalışıp kazandığı parayla yenisini alıp arkadaşına teslim edince rahatlamıştır. Geceleri mum ışığında kitap okuyordu kitapları için ’Benim biricik dostlarım’ diyordu. Geçmişteki iyi ve başarılı insanların hayatlarını okumaya bayılıyordu. Sayısız sıkıntı,aile ve ızdırap,sınavından geçen bu adam,işte bu insanların hayatlarından beslenmişti. Hatta, George Washington’un hayatını anlatan kitap onda bambaşka bir coşku uyandırmıştı. Okuduğumuz her kitap ayrı bir dünya, ayrı bir yaşam, apayrı bir güzellikti.

Bu bir zamanların zavallı, eli nasırlı,avuçları çökük adımı nihayet başkan seçilmişti. Ama nasıl?

  • Yoksul bir ailede dünyaya geldi.
  • Anne babası okuma yazma bilmezdi.
  • 10 yaşında annesini kaybetti.
  • Tarlada ırgatlık yaptı.
  • Bakkalda çıraklık yaptı.
  • 21 yaşında işini kaybetti. Bocalama dönemi başladı.
  • 24 yaşında tekrar işinden oldu.
  • 25 yaşında dört çocuğundan üçü vefat etti.
  • 27 yaşında ruhsal bunalıma girdi.
  • 34 yaşında kongre seçimlerini kaybetti.
  • 36 yaşında kongre seçimlerini yine kaybetti.
  • 38 yaşında eyalet seçimini kaybetti.
  • 45 yaşında senato seçimlerini kaybetti.
  • 47 yaşında başkanlık seçimlerini kaybetti.
  • 49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti.
  • 52 yaşında ABD’ye başkan seçildi.

Eğer sıkıntılar kaçınılmazsa oturup ağlamanın hiçbir faydası yoktur. Evet,acı ve ızdıraplar karşısında Abraham Lincoln’ün de ağladığı anlar olmuştur. Hatta,hayatın çekilemeyecek hale geldiği durumlarda,akşam yağmur altında, ağaçlar ve çalılar arasındaki tozlu patika yollarda gezinmeyi çok severmiş,gözü yaşlı olduğu anlarda içini böyle atarmış ama sonra bıkmaz,inat edermiş,ısrarlı olurmuş. Bir keresinde yoksulluk ve mahrumiyetine rağmen, dürüst ve kültürlü olduğu için çevresindekilerin tavsiyesiyle sırf kölelik ve adaletsizlik kalksın diye kongre üyeliğine adaylığına koyar,fakat kazanamaz. Bu haber karşısında üzülür. Haberi telgraf hanede alır. Dışarı karanlık ve yağmurludur. Usulca 'İyi akşamlar!' dedikten sonra orayı terk eder.

Kaldırımsız ,tozlu topraklı sokaklarda bir başına düşünceli düşünceli yürür. Tam bu sırada ayağı kayar,çamurun içine yuvarlanacakken,son anda kurtulur. Kendi kendine 'Tökezledim, fakat düşmedim!' der. Evet 'Tökezledim fakat düşmedim' Bu cümle beyninde şimşek gibi çakar. Onun ayağı kaymıştı ama düşmemişti. 'Mücadeleye devam!' dedi.

Abraham Lincoln Suikastı

Abraham Lincoln Suikastı

Abraham Lincoln suikastı, 14 Nisan 1865'te, Kutsal Cuma'da gerçekleşen, Amerikan İç Savaşının son önemli olaylarından biridir. ABD Başkanı Abraham Lincoln, Ford's Theatre'da eşi ve iki konukla birlikte Our American Cousin oyununu seyrederken silahla vuruldu.

Aktör ve Konfederasyon sempatizanı olan suikastçı John Wilkes Booth, diğer suikastçılar Lewis Powell ve George Atzerodt ile birlikte sırasıyla (o zamanın Dışişleri Bakanı) William H. Seward ile Başkan Yardımcısı Andrew Johnson'ı da öldürmeyi planladı. Booth Lincoln, Seward ve Johnson'ı öldürerek kaos yaratmayı ve Federal Hükümeti yıkmayı umdu. Booth Lincoln'ü öldürmeyi başardıysa da, plan genel olarak amacına ulaşamadı. Seward da saldırıya uğradı, ancak iyileşti. Johnson'ı vuracak olan kişi ise paniğe kapılarak Washington'a kaçtı.

Abraham Lincoln ait ünlü sözleri

Aynaya baktığında başka birini görmek istemiyorsan kendin gibi ol.

Ya hür bir millet olarak yaşayalım ya da ölelim.

Hatadan korkan bir insan hiçbir şey yapamaz.

Tecrübeme göre eğitimsiz kimselerin erdemleri de azdır.

Siz içkiyi savunabilirsiniz ama içki sizi asla savunmaz.

Kimse kimseyi rızası olmadan yönetemez. 

Ne kadar mutlu olmaya karar vermişseniz o kadar mutlu olursunuz. 

Bir ülke, yarı köle yarı özgür insanlardan oluşursa yaşayamaz.

Hiçbir şeyden asla vazgeçme çünkü vazgeçenler yalnızca kaybedenlerdir.

Geleceğin en iyi yanı, her günün teker teker gelmesidir.

Başkalarının hürriyetlerini tanımayanlar, hürriyete layık değildir. 

Güç süreklidir; ama gücün kazandığı zaferlerin ömrü pek kısa olur.

Geçmişini sadece özlemek istemiyorsan ayak izlerini kaybetmemelisin. 

Gelecek senin notlarındır, geçmişse sınavın.

Diplomasi, insanları kendilerini gördükleri gibi tarif edebilmektir. 

Başka ulusları özgürlüklerinden edenler er geç kendileri de özgürlüklerinden olurlar. 

Politikacılar halkın çıkarlarından farklı çıkarlara sahip olan insanlar topluluğudur. 

Konuşup da aptallığınızı ortaya koyacağınıza, konuşmayın da hiç olmazsa herkesin şüphesi kalsın. 

Muhafazakarlık nedir? Eski ve denenmişe hayran olmamak, yeni ve denenmemişe muhalif olmak değil midir? 

Eğer bir ağacı kesmek için bir saatim olsaydı, ilk kırkbeş dakikada sadece baltamı bilerdim. 

Evsiz biri başkasının evini yıkmaya çalışmamalı, çalışıp kendine bir ev yapmalıdır. 

Hemen herkes sıkıntıya göğüs gerebilir ama insanın asıl karakteri eline kuvvet geçtiğinde ortaya çıkar.

Neredeyse bütün erkekler güçlüklere dayanabilir ama bir adamın karakterini test etmek istiyorsan, ona güç ver.

Bazı insanları her zaman, bütün insanları da bazen kandırabilirsiniz; ama bütün insanları her zaman kandıramazsınız. 

Dünyanın büyük adamları okullarının en büyük öğrencileri değildi; çoğu zaman en büyük okulları bitirenler de hayatın büyük adamları olmamışlardır. 

Eğer karşınızdaki kişiye, bütün kalbin ve yeteneklerinle yardım etmeyi kabul edebiliyorsan, işte o zaman onu eleştirebilirsin. Bu olumlu eleştiridir. 

Genç bir adamın ilerlemesi; başkalarının onun ilerlemesinden, ne kadar rahatsız olurlarsa olsunlar onun muktedir olduğu her yolda kendisinini islah etmesiyle kabildir… kuşku ve kıskançlık hiçbir insana, hiçbir durumda faydalı olmamıştır. Gerçi bir adamın yükselmesine mani olmak için bazı kötü yürekli girişimler olabilir, hatta bunların başarılı olmaları bile mümkündür, eğer onlar zihninin asıl gerçek yoldan sapmasına ve haksızlık üzerinde zamanını israf etmesine sebep olursa.

Karakter ağaç ise, şan ve şeref o ağacın gölgesi gibidir; biz hep gölgeyi düşünürüz oysa gerçek olan ağacın kendisidir. 

Ormanda kıvılcım çıkarmaya teşebüs edenler, yalnızca bir tutam aydınlık için övülebilirler. Aslında onlardan geriye kalan, kalın bir toz bulutu ve kendilerinin de karıştığı etten ve kemikten siyah kül yığınıdır. 

Alkışlara inanmayın; çoğunluk alkışlıyorsa iyi, güzel ama alkışlayanlar ya dalkavukların elleriyse.

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA