Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
2016 yılında franchise veren firmalar
14 Şubat 2016 Pazar 15:38

2016 yılında franchise veren firmalar

Türkiye’de 43 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelen franchising sistemi, girişimcilerin tartışmasız en büyük yatırım alanı. Her geçen gün yeni bir şirketin dahil olduğu sistemin bu yılki ciro hedefi 50 milyar doları aşmak.

Türkiye’de 43 milyar dolarlık dev bir sektör haline gelen franchising sistemi, girişimcilerin tartışmasız en büyük yatırım alanı. Her geçen gün yeni bir şirketin dahil olduğu sistemin bu yılki ciro hedefi 50 milyar doları aşmak.

Son yıllarda en istikrarlı büyüyen sektörlerden biri franchising. Her yıl sisteme pek çok yeni marka katılırken, var olan şirketlerde de yeni şubelerle yaygınlığını artırıyor. Rakamlar da bu büyümeyi destekler nitelikte. Uluslararası Franchising Derneği’nin (UFRAD) yaptığı son araştırmalara göre, 2015 yılı sonu itibariyle franchising sistemi 43 milyar dolarlık dev bir sektör haline geldi. 2015’te franchising sektörünün istihdamı ise 200 bin kişiyi aştı. 

Franchising şirketleri ve büyüme hedefleri

2016 yılında franchising sektörünün  pazar büyüklüğünün 50 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 

UFRAD Başkanı Mustafa Aydın, markalaşmanın giderek önem kazandığını günümüz dünyasında franchising sistemine olan ilginin hızla arttığını söylüyor. Franchising sistemini başarılı bir şekilde uygulayan şirketlerin kuvvetli bir marka yarattığına dikkat çeken Aydın, “Yani bu işin anayasasının birinci maddesinde kuvvetli bir marka yaratmak vardır. Kuvvetli bir marka yaratamamış bir firmanın kuvvetli bir franchising sistemi kurması neredeyse mümkün değil” diyor. 

Franchising şirketleri ve büyüme hedefleri

Geçmişte franchising sistemiyle büyüyen markaların sayısı bir elin parmaklarını geçmezken, artık altyapısını oluşturan pek çok şirket bu sistemle büyümeyi tercih ediyor. 

Türkiye’deki zincir işletmelerin sayısı 2 bin 500’e ulaşmış durumda. Üstelik eskiden çıkarken, bugün pek çok yerli markanın franchise vererek büyümeyi tercih ettiği görüyoruz. Bugün zincir işletmelerdeki yabancı firma oranı yüzde 29. Zincir işletmelere bağlı şube sayısı ise 60 bine ulaşmış durumda.

EN HIZLI BÜYÜYENLER

2011’den bu yana hazırladığımız Franchise 100 listesi de sektördeki büyümeyi ortaya koyarken değişime de ışık tutuyor. 2011 yılında 100 şirketin 7 bin 119 şubesi varken, bugün bu rakam 12 bini aştı. Listede ilk 10’daki yerini 2011’den bu yana koruyan beş marka bulunuyor. Bunlar, İstikbal, Bellona, Mavi, Turyap ve Mado. Bu üç marka dışındaki değişim franchising sektöründeki trendlerin tüketici alışkanlıklarına göre yeniden şekillendiğini gösteriyor. 2011 yılında üst sıralarda yer alan fatura ödeme merkezlerinin yerini çiğköfte markalarına bıraktıklarını görüyoruz. Düşük maliyetli yatırım modeliyle çiğköfteciler son yılların en popüler yatırım alanı olmaya devam ediyor. Komagene 230 olan şube sayısını 809’a çıkararak son beş yılda yılda yüzde 251 büyümüş durumda. Son beş yılda en hızlı büyüyen şirketlerin başında yüzde bin 25’lik artışla dil okulu Helen Doron geliyor. Onu yüzde 785’lik büyümeyle Bursa Kebapevi takip ediyor. Üçüncü sıradaki Little Caesars ise son beş yılda yüzde 757’lik büyüme hızı yakaladı.

İnsanların dışarıda yemek yeme alışkanlıklarının artması nedeniyle Franchise 100 listesinde yeme-içme markaları öne çıkıyor. Bu trend 2016’da da devam ediyor. Medyafors Fuarcılık Genel Müdürü Aycan Helvacıoğlu, yeni alışveriş merkezlerinin hız kesmeden açılması, insanların yoğun iş temposu nedeniyle temizlik, boya, tamir gibi bazı hizmetleri dışarıdan almaları, gelir düzeyi yükseldikçe zevk ve tercihlere olan eğilimlerin artması gibi gelişmelerin sektörü şekillendirdiğini söylüyor. Helvacıoğlu, “Sektörü etkileyen pek çok nokta var. Değişen dünyayla birlikte insanların dış görünüşlerine önem vermesi, gelişen konut piyasası, bunlardan birkaçı” diyor. 2016’da da gıda, tekstil-hazır giyim, emlak, cafe, eğitim, hizmet sektörü, mobilya, mağazacılık yanı sıra kişisel aksesuar, kozmetik, hediyelik eşya, spor merkezleri, e-ticaret, teknoloji gibi alanların franchising sektöründe öne çıkması bekleniyor.

YURTDIŞINA DA AÇILDILAR

Sistem yerli firmaların markalaşmasını sağlarken yurtdışına açılan Türk marka sayısını da artırıyor. Türkiye’deki girişimcilerin ve firmaların artık kabuklarından sıyrılarak dünyaya açılmaya başladığını söyleyen UFRAD Başkanı Mustafa Aydın, “Dünya çapında markaların yaratılmasında franchising sisteminin büyük katkısı var” diyor.

Franchising sistemine katılarak Türkiye genelinde büyüyen pek çok yerli marka bugün yurtdışında şansını deniyor. 

Son yıllarda simit, çiğ köfte, döner gibi Türkiye’ye özgün lezzetler yapılan çalışmalar sayesinde yurtdışına açılıyor. 2016 da franchise veren şirketlerin yurtdışına yönelik atılım yapacakları bir yıl olacak gibi görünüyor. Simit Sarayı, Komagene, Çiğköftem, Bay Döner gibi mağaza sayısının artırmaya hazırlanıyor. Yine yurtdışından aldığı faaliyet uygulamarını Türkiye’ye özgü olarak geliştiren şirketler de var. Örneğin Helen Doron, erken İngilize eğitimi vermek için adım attığı Türkiye’de, bu hizmetinin yanı sıra dünyada ilk kez anaokulu konseptini de geliştirdi. Bu alanda Türkiye’nin bir okula bağlı olmayan en büyük zinciri oldu.

Hangi sektörler öne çıkıyor?

Eğitim: Son yılların en gözde yatırım alanı. Devlet teşviklerinin de etkisiyle özel sektör yatırımlarına talep gittikçe artıyor. Özellikle bakir Anadolu kentleri yatırımcıya fırsat sunuyor. Kurumsallaşma eğilimi, kolay kurulum ve işletme imkanı da ilginin önemli nedenleri arasında.

Gayrimenkul danışmanlığı: Türkiye’de inşaat sektöründeki hızlı büyüme ve kentsel dönüşüm nedeniyle gayrimenkul işi cazibesini korumaya devam ediyor. Girişimciye aynı zamanda meslek edindiren bu iş düşük yatırım maliyetleriyle de dikkat çekiyor.

Fast food zincirleri: Geçmişte yabancı şirketlerin öne çıktığı fast food sektöründe artık pek çok yerli şirket var. Bu şirketler köfte, döner gibi geleneksel ürünleri modern tasarım ve düşük yatırım maliyetleriyle birleştirerek girişimciler için uygun yatırım ortamı sağlıyorlar.

Çiğköfteciler: Düşük yatırım maliyeti ve yüksek kâr marjı nedeniyle ilgi görüyor. Rekabet nedeniyle bazı şirketlerin royalty ilgi görüyor. Rekabet nedeniyle bazı şirketlerin royalty ve başlangıç bedeli alamaması da cazibesini artırıyor.

Kahve mağazaları: Kahve ve çay en yüksek kâr marjı olan ürünler arasında. Kahve ve çayda kâr marjı yüzde bin 500’lere kadar çıkabiliyor. Ev yerine dışarıda buluşmayı tercih edenlerin sayısı artıkça kahve zincilerinin de cazibesi artıyor.

Spor konseptleri: Sağlıklı yaşam bilincinin gelişmesiyle spor yapanların da sayısı artmaya başladı. Bu nedenle sürekli yeni spor ürünü veya spor salonu markaları Türkiye’ye giriyor. Özellikle kısa sürede kilo verdiren konseptler büyük ilgi görüyor. Bu işin yatırım bedeli 100 bin TL’yi geçiyor. (Ekonomist)

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA