Bugün 13 Mart 2017 Pazartesi
  • İstanbul7 °C
  • Ankara6 °C
  • BIST
    89.611
    %0.68
  • Altın
    144,980
    %0.33
  • Dolar
    3,7394
    %-0.76
  • Euro
    3,9897
    %0.04
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
2015 zor bir yıl olabilir
28 Ocak 2015 Çarşamba 00:24

2015 zor bir yıl olabilir

Küresel piyasalar önemli bir yılı geride bırakıyor. Hem içeri de hem de yurt dışında merkez bankalarının politika değişiklikleri piyasalarda hızlı fiyatlamalara sebep oldu.

Küresel piyasalar önemli bir yılı geride bırakıyor. Hem içeri de hem de yurt dışında merkez bankalarının politika değişiklikleri piyasalarda hızlı fiyatlamalara sebep oldu. Özellikle FED kararları doların değerlenmesine sebep olurken petrol ve altın fiyatları rekor düşük seviyelere gerileyerek yılık kaybedeni oldular.

Küresel ekonomik krizin başlangıcından bu yana ABD Merkez Bankası FED'in genişleme programı özellikle gelişmekte olan ülkere destek olmuş, büyük ekonomiler krizle boğuşurken gelişmekte olan piyasalar ralli yaptılar. Özellikle içeride BIST yerel seçimler sonrası yeniden alımlarla 90 bin seviyesine yaklaşırken TL'de değer kaybı yıl boyu devam etti.

FED varlık alımları yıl içerisinde kademeli olarak azaltırken sebep olarak işsizlikteki düzelme ve enflasyon rakamlarında canlanma beklentisini dile getirdi. İşsizlik oranlarında yıl boyunca düşüş kaybeden ABD ekonomisi enflasyon rakamlarında aynı performansı göstermedi. İşsizlikte 6.7 olarak açıklanan yılın ilk rakamı yılın ikinci yarısından itibaren düşüş gösterdi. Son olarak 5.8 seviyesine çekilen rakam gelecek yıl düşüşe devam edebilir.

Enflasyon rakamlarına baktığımızda ise 1.2'lik seviyesinden yükseliş gösterip 2.1 seviyelerine kadar yükseliş gösterse de yıl sonuna 1.7 seviyesinde sabitlenmiş olarak giriyor. Yıl başlarında kötü hava koşulları sebebiyle ekonomide durgunluk yaşandığını ve yaz aylarında bu durgunluktan kurtulacağını dile getiren FED haklı çıksa da yine yıl sonunda aynı seviyelere dönülmesi enflasyon konusunda endişeleri artıran en önemli etken oldu. Faiz artımını konusunda beklentileri henüz karşılamayan FED sürecin 2015 yılında başlayacağını daha önce de dile getirmişti. Özellikle enflasyonda yüzde 2 hedeflemesi yakalanırsa bu süre. hızlanabilir. Ancak ana sorun piyasaların yaklaşık 1 yıldır faiz artırımını fiyatlıyor olması ve gecikmeden rahatsız olmaya başlaması.

Artık FED gelecek yıl faiz artırımın artırılacağını açıkça konuşmaya başladı. Hatta son dönemde toplantılarda tartışma faiz artırımı hızının ne düzeyde olacağına kaymaya başlamış durumda. Bu da 2015 yılında dolara ilişkin beklentilerimizin artmasına sebep oluyor.

Gelecek yıl ABD toparlanma daha hızlı gerçekleşir ve bu durum faiz artırımları ile desteklenirse dolarda da değerlenme devam edebilir.

Diğer yandan küresel ekonominin şu an için ayakta durmasını sağlayan ABD'nin yanı sıra sıkıntılı günler Avrupa'nın başını ağırtmaya devam ediyor. 2014 yılı Avrupa için iyi geçmedi ve bir süre daha bu süreç devam edecek gibi görünüyor. Tarihi bir karar alarak yıl ortasında negatif faiz uygulamasına geçen ECB birkaç ay sonra negatif faizi arttırarak rekor seviyelere çekti. Büyüme rakamlarının sınırlı kaldığı ve enflasyon canlandırmayan bir Avrupa tüm dünyanın başına ciddi derler açabilir. Ancak tedbir almak konusunda da yaşadığı gecikmeler bölge bütünlüğünü de tehlikeye atmaktadır. Yıla negatif büyüme rakamları ile başlayan ECB yıl ortasına kadar adım atmamış ve Euro'nun aşırı değerlenmesine sebep olmuştu. 1.40 seviyesine kadar yükselen fiyatlar hemen artdındna gelen negatif faiz uygulaması ile sert düşüşler yaşamış ve varlık alım programı ile 1.22 seviyelerine kadar gerileme yaşayabilmişti.

Ancak negatif büyüme rakamları pozitife geçse de beklenen performansı göstermeyen Avrupa resesyon günleri geçirmeye devam ediyor. En yüksek büyümesi 0.3 olarak açıklanmış yıllık büyüme hızı ise 0.8'de kalmış bir Avrupa tüm piyasaları korkutmaya devam ediyor.

Enflasyon oranları ise her geçen ay düşmeye devam ediyor. Yıl başlarında 0.8 olan enflasyon oranı her ay düşerek yıl sonuna 0.3 seviyesinde giriyor. Harcamayan bir Avrupa tüm küresel ekonominin dengesini bozuyor.

En güçlü ekonomilerden olan Almanya'nın bile enflasyon rakamlarında düşük kalması bu ülkelerde ihracatı yüksek ülkelerin de zararlar yazmasına sebep oluyor. Başta Türkiye olmak üzere cari takamlarında ciddi yaralar almasına sebep olan Avrupa daralmaya devam ederse küresel ekonomiye ciddi zararlar verebilir. Ayrıca siyasi koşullarda Avrupa'nın yara almasına sebep oluyor. Rusya'nın yaptırımara karşılık Avrupa ile ihracatını da sınırlması zaten tüketmeyen Avrupa'ya satamayan Avrupa'nın da eklenmesine sebep oldu. Böylece hem rakamların düşmesine hem de ECB'nin karar almasının zorlaşmasına neden oldu.

İçeride ise geçen yılın sonunda yaşanan olaylar sebebiyle ani bir kararla faiz atıran ve kurdak yükselişin önüne geçmeyi hedefleyen Merkez Bankası bu yıl younca faiz indirimi kararları ile ekonomiyi yönlendirmeyi amaçlıyor. Özellikle siyasi erkin yüksek faiz politikasına karşın olması Merkez Bankası'nın faiz indirimlerine gitmesinde etkili oldu. Ancak enflasyon ve cari açıkla mücadele de bu kararlar ters bir ilişki oluştursa da son dönemde düşen petrol fiyatları merkez bankasının imdadına yetişmiş durumda.

Petrol fiyatlarının düşmesi hem cari açıkta hem de enflasyon rakamlarında bir miktar iyileşme getirse de henüz yeterli seviyede değil. Enflasyon helen yüzde 9 seviyesinin üzerinde kalan Türkiye cari açıkta son dönemde bir miktar iyileşme gözlemledi. Gelecek döneme ilişkin ise petrol fiyatlarının düşük seviyede kalması durumunda iyileşme senaryoları kur tarafında sekteye uğrama ihtimali taşıyor. Çünkü FED'in faiz artırımı kararı sonrası dolarda değerlenme ve gelişmekte olan ülke piyasalarında çıkışlar devam ederse kur tarafından hızlı artışlar görebiliriz. Bu durumda Merkez Bankası ekstra kararlar almak zorunda kalabilir. Ancak halen bekle gör politikasına devam eden banka ilerleyen dönemde ECB'nin yapacağı parasal genişleme politikasının içeride yansımaları görmeyi ummakta. Parasal genişlemelerin en çok faydalandığı ülke konumunda olmamız bizi avantajlı hale getiriyor. Eğer ECB adımları yine gecikirse piyasalarda sert fiyatlamalar da görülebilir.

Büyüme rakamlarına baktığımızda ise küresel ekonomiye paralel olarak bir yavaşlama söz konusu. Yıl başlarında 0.8 seviyesinde büyüyen ekonomide yıl ortasında 1.8 seviyelerini yakalarsa da son ayda 0.4 büyümeyi başardı. Büyüme hızına baktığımızda ise çeyreklik dönemlerde ilk çeyrekte 4.3 ikinci çeyrekte 2.1 üçüncü çeyrekte 1.7 rakamı yakalandı. Ancak beklentilerin daha yüksek olması büyümeye ilişkin endişeleri de arıtıyor. Hem Avrupa'nın içinde bulunduğu durum hem de genel olarak küresel ekonomideki yavaşlama içeride politikamızı ve rakamlarımızı etkileyen en önemli etken.

Veli Kocatürk
Işık Menkul Değerler Araştırma Müdürü

Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Patron Türk | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : / Faks : | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA