2010’daki en önemli ekonomik sorunun işsizlik olacağını açıklayan DEİK Başkanı Yırcalı uyardı: “Her yıl 750 bin kişi iş için piyasaya giriyor. Bunlara iş bulmak bir yana, krizden dolayı yeni işsizler ortaya çıkıyor. İşsizlik artık ekonomik değil, sosyal bir mesele haline geldi.”
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) en tepedeki ismi Rona Yırcalı, yeni yıla ilişkin önemli açıklamalarda bulundu: Ekovitrin’in hazırladığı “2010’a İlişkin Ekonomik Görünüm ve Beklentiler” dosyası kapsamında yeni yıla dair görüş bildiren DEİK Başkanı Yırcalı, 2008–2009 yıllarını “zorlu yıllar” olarak tanımladı. Yeni yılda ekonomiyi nelerin beklediğine ilişkin görüşlerini paylaşan Yırcalı: “Geçen iki yılın zorlukları maalesef devam ediyor. 2009’un son çeyreğinde hem dünya, hem de Türkiye için birtakım verilerde olumlu değişiklikler yaşandı. Örneğin New York Wall Street Borsası’nda Dow Jones’un devamlı yükselişi görüldü. Birçok borsanın yatay gitmesi, faizlerde düşüşün devam etmesi ve kurlarda düzenlilik iyimser gelişmeler olarak algılandı. Fakat tüketicinin piyasalara bakışı hala tereddütlü… Bu işin negatif tarafı ama 2010 yılının ortalarından itibaren tüketici endeksinde de olumlu gelişmeler olacağını bekliyorum” görüşünü savundu.
Küresel krizin bütün firmaları olumsuz etkileyerek sıkıntıya sürüklediğini hatırlatan DEİK Başkanı Yırcalı sözlerini şöyle sürdürdü: “Krizde asıl KOBİ’ler zarar gördü, en çok onlar yıprandı. 2010 yılında bu yıpranma devam etmese bile KOBİ’lerin 2008 ve 2009’da çok zorlandıklarını biliyoruz. Krizin ikinci önemli etkisi işsizlikte görüldü. 2010 yılında da en kalıcı sorun işsizlik olacak. Çünkü son rakamlara göre; 2008 in Ağustos ayıyla, 2009’un Mart ayı arasında (2008 yılının son çeyreğiyle, 2009 yılının ilk çeyreği) 6 aylık sürede dünyada 19.5 milyon insan işsiz kalmış. Bu işsizliğin neredeyse yüzde 10’u Türkiye’ye yansımış durumda. Ülke genelinde her sene 750 bin kişi iş için piyasaya giriyor. Biz şimdi bunları bir kenara koyduk, bu krizden dolayı iş kaybeden insanlara iş bulmaya çalışıyoruz ki; bu bizim ekonomimiz için ağır bir yük. Ve işsizlik artık ekonomik bir mesele değil, sosyal mesele haline geldi. 2010 yılında çözülmesi gereken en önemli konunun işsizlik olduğunu düşünüyorum.”
Türkiye’nin krizi aşmak ve ekonomiyi düzlüğe çıkarmak için yeni yılda uzun ve kısa vadeli birtakım adımlar atması gerektiğin belirten DEİK Başkanı Yırcalı, kısa vadede ekonomiyi harekete geçirmek içi her ülkenin yaptığı gibi T.C. devletinin de bazı mali yardımlarda bulunması gerektiğini savundu.
Sanayici 2010’a sancılı giriyor
Yatırımlarda artış ve işsizliğin azalması konularında iç açıcı bir durum göremediklerini belirten İSO Başkanı Tanıl Küçük, “2010’da % 4,4’lük büyüme olsa bile sanayi sektörü, ancak 2011’de, 2008 yılındaki düzeyi yakalayabilecek” diyerek ekonominin yeni yılda da diken üstünde olacağına işaret etti.
Türkiye ekonomisinin yeni yılda nasıl bir performans izleyeceğini öngörmek amacıyla Ekovitrin’in hazırladığı “2010’a İlişkin Ekonomik Görünüm ve Beklentiler” dosyası için düşüncelerini açıklayan İstanbul Sanayi Odası Başkanı Tanıl Küçük, temkinli açıklamalarda bulundu. Ekonomideki gelişmelerin sanayinin büyümesine bağlı olduğunu belirten İSO Başkanı Küçük şunları kaydetti: “2010’a üretim cephesinden bakacak olursak yayımlanan Ekonomik Programda, bu yılında GSYİH’nın % 3,5, sanayi sektörünün de %4,4 oranında büyümesi öngörülmekte. Ekonomide lokomotiflik görevi yine sanayimizden beklenmekte. Üretimin seyrinde ise iç ve dış talepteki gelişmeler belirleyici olacak. 2010 yılında hane halkı tüketim harcamalarının %2,5 ve ihracatın ise dolar bazında %11,5 oranında artması beklenmekte. İç tüketimdeki %2,5’lik artışla sanayi üretiminde %4,4’lük büyüme elde edilmesi, mevcut durum itibariyle güç görünmekte. Nitekim Tüketici Güven Endeksi’ndeki son durum, iç talepte iyileşmenin yavaş seyredeceğine işaret etmekte. Ancak, son dönemde küçük de olsa bir ışık, ihracattan gelmekte. Ekim ayında ihracatımızda, dolar bazındaki %3,9’luk artışın yanında, miktar bazında da %10,7 oranında artış olması dikkat çekicidir. İhracatımız Ekim ayında, 13 ay aradan sonra ilk kez artmış, artış Kasım ayında da devam etmiştir. Ekim ayında dolar bazındaki %3,9’luk artışın yanında, miktar bazında da %10,7 oranında artış olması dikkat çekicidir. İhracatta 2010’a yönelik umutların devam etmesi için, kurun bu düzeylerden daha aşağı düşmemesi gerekmekte. Diğer taraftan, 2010 yılında, sanayi katma değerinde öngörülen yıllık %4,4’lük artış gerçekleşse dahi, bu artış, 2009 yılı sonunda beklenen %8,3’lük kaybı telafi etmeye yetmeyecektir. 2010’daki %4,4’lük artış ile sanayi sektörü, ancak 2011’de 2008 yılındaki düzeyini yakalayabilecektir. Bu öngörüler, sanayide, toparlanmanın ve kayıpların telafisinin, bu krizde 2001’e göre daha uzun zaman alacağına işaret eder niteliktedir.”
Yatırım ve işsizlikte durum iç açıcı değil
2010 yılında işsizlikte, kayda değer bir iyileşme beklemediklerini dile getiren İSO Başkanı Tanıl Küçük; “Aynı zamanda yatırımlarda da iç açıcı bir tablo söz konusu değil. Özel sektör yatırım harcamaları, 2008’in ikinci çeyreğinden itibaren, son altı çeyrektir, yüksek oranlarda küçülmekte. 2009’un ilk dokuz ayının sonunda, özel sektör yatırım harcamaları % 27 oranında küçüldü. Bu çok yüksek bir orandır ve ekonomimiz adına iyi haber değil. 2010 yılında Türkiye ekonomisinin %3,5 civarında büyümesi öngörülmektedir. Bu öngörüyü bizler de paylaşıyoruz. Ancak bu oranlarda büyümeler, bırakın Türkiye’nin sorunlarının çözülmesine katkıda bulunmayı, kayıplarını telafi etmesine bile yetmeyecek. 2010 bir geçiş yılı olacak gibi görünmektedir. Ancak iyileşme ve büyümeye geçiş özellikle reel sektör boyutuyla tüm dünyada yavaş olacak ve yavaş ivme kazanacak gibi görünmekte.”